Ana içeriğe geç
Sözlük

geçir ile cümle

geçir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tüm haftayı o rapor üzerinde çalışarak geçirdim.I spent the whole week working on that report.
Birbirimizden ayrı olarak biraz zaman geçirmemiz gerektiğini düşünüyorum.I think we should spend some time apart from each other.
"Çok eğlenmiyormuşsunuz gibi görünüyordu." "Aslında, ben harika zaman geçirdim.""It looked like you weren't having much fun." "Actually, I had a great time."
Bu gece kesinlikle iyi vakit geçireceğimizi söyleyebilirim.I'd say we are definitely going to have a good time tonight.
Yoğun bir gün geçirdim.I've had a busy day.
Yoğun bir sabah geçirdim.I've had a busy morning.
Yoğun bir hafta geçirdim.I've had a busy week.
Ben kötü bir gün geçirdim.I've had a horrible day.
Benim büyükannem Almanya'da bir operasyon geçirdi.My grandmother had an operation in Germany.
Ailemle birlikte zaman geçirmeyi iple çekiyorum.I'm looking forward to spending time with my family.
Herkes harika vakit geçiriyor.Everyone's having a great time.
Tom bir ateşli silah yarasından şiddetli kanama geçiriyordu.Tom was bleeding heavily from a gunshot wound.
Tom Mary ile yalnız biraz zaman geçirmek istedi.Tom wanted to spend some time alone with Mary.
Birlikte zaman geçirmekten hoşlanacağın ünlü bir kişiyi seçebilsen, bu kim olurdu?If you could choose one famous person you'd like to spend time with, who would it be?
Seninle daha fazla vakit geçirmek isterim, ama işime geri dönmeliyim.I'd love to be able to spend more time with you, but I have to get back to work.
Tom bütün sabahı sorgulama odasında geçirdi.Tom spent all morning in the interrogation room.
Tom'la biraz daha vakit geçirmeye çalışıyorum.I've been trying to spend a little more time with Tom.
Tom'la birkaç gün geçirmek istiyorum.I'd like to spend a few days with Tom.
İşleri gözden geçirmek istiyorum.I'd like to look things over.
Ben Tom'la yalnız başına biraz zaman geçirmek isterim.I'd like to have some time alone with Tom.
Tom ile birkaç dakika yalnız geçirmek istiyorum.I'd like to have a few minutes alone with Tom.
Tom bütün öğleden sonrayı Mary ile geçirdi.Tom spent the entire afternoon with Mary.
İyi zaman geçirdiğimizi düşündüm.I thought we had a good time.
Mary ile zaman geçirmek istediği için Tom'u suçlayamazsın.You can't blame Tom for wanting to spend time with Mary.
Birlikte geçirdiğimiz zamandan ne kadar keyif aldığımı sana söyleyemem.I can't tell you how much I've enjoyed our time together.
Kalp krizi geçireceğimi sandım.I thought I was going to have a heart attack.
Belki bensiz daha iyi vakit geçirirsiniz diye düşündüm.I thought maybe you would have a better time without me.
İyi zaman geçireceğini düşündüm.I thought you were having a good time.
Onunla vakit geçirirsen başın derde girer.You’ll get into trouble if you spend time with him.
Tom ve ben ikimiz de zamanımızı donanmada aynı tip gemide geçirdik.Tom and I both spent our time in the navy on the same type of ship.
Tom, bütün günü yeni bir müşteri için bir web sitesi tasarlayarak geçirdi.Tom spent all day designing a website for a new client.
Babam hiç trafik kazası geçirmediği için gururlanıyor.My father brags about never having had a traffic accident.
Babam hiç trafik kazası geçirmediğinden dolayı gurur duyuyor.My father is proud of the fact that he's never been in a traffic accident.
Bütün günü balık tutarak geçirelim.Let's spend the whole day fishing.
Bütün günü balık tutarak geçirdik.We spent the whole day fishing.
Birlikte biraz zaman geçirelim.Let's spend some time together.
Meseleyi gözden geçirelim.Let's look into the matter.
Bunu tekrar gözden geçirelim.Let's go through it again.
Vakit geçirecek bir şeyler istiyorum.I want a distraction.
Bunu tekrar gözden geçirmek istiyorum.I want to go over it again.
Ben sadece iyi bir vakit geçirmek istiyorum.I just want to have a good time.
Tom benimle zaman geçirmek istiyor.Tom wants to spend time with me.
Hayatımı Tom ile geçirmek istiyorum.I want to spend my life with Tom.
Hayatımı Mary ile geçirmek istiyorum.I want to spend my life with Mary.
Seninle birlikte birkaç şeyi gözden geçirmek istiyorum.I want to go over a few things with you.
Bu sayıları seninle gözden geçirmek istiyorum.I want to go over these numbers with you.
Seninle daha fazla yalnız zaman geçirmek istiyorum.I want to spend more time alone with you.
Hayatımın geri kalanını seninle birlikte geçirmek istiyorum.I want to spend the rest of my life with you.
Tom kırsalda biraz daha zaman geçirmek istedi.Tom wanted to spend some time in the country.
Seninle zaman geçirmek istiyorum.I want to spend time with you.
Tom'la zaman geçirmeni istiyorum.I want you to spend time with Tom.
Bütün zamanımı seninle geçirmek istiyorum.I want to spend all my time with you.
Tom'la daha fazla zaman geçirmek istedim.I wanted to spend more time with Tom.
Her ikisinin de birlikte vakit geçirmek istediği açık.It's clear they both want to spend time together.
Gelecek on yılı hapishanede geçirmek ister misin?Do you want to spend the next ten years in prison?
Tom'un bizim çocuklarla biraz zaman geçirmesini istiyorum.I'd like Tom to spend some time with our children.
Tom'un çocuklarımızla biraz zaman geçirmesini istiyorum.I'd like Tom to spend some time with our children.
Tom hayatının geri kalanını Tom'la geçirmek istiyor.Tom wants to spend the rest of his life with Mary.
Ben sadece başka herhangi biri gibi iyi vakit geçirmeyi istedim.I just wanted to have a good time like anybody else.
Tom ve Mary'nin birlikte zaman geçirmek istedikleri açık.It's clear Tom and Mary want to spend time together.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod