Ana içeriğe geç
Sözlük

geçir ile cümle

geçir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, kötü bir hafta geçirdi.Tom has had a bad week.
Tom Mary'nin söylediğine inanarak zor zaman geçiriyor.Tom has a hard time believing anything Mary says.
Tom Boston'da harika zaman geçirdi.Tom had a wonderful time in Boston.
Tom, çok iyi bir zaman geçirdi.Tom had a very good time.
Tom zor bir hafta geçirdi.Tom had a tough week.
Tom geçen yıl zor günler geçirdi.Tom had a rough time last year.
Tom'un Mary'nin çizgi roman okuyarak günü geçirdiğine dair bir önsezisi vardı.Tom had a hunch that Mary had spent the day reading comic books.
Tom geçen yıl bir kalp krizi geçirdi.Tom had a heart attack last year.
Tom bir bisiklete binmeyi öğrenmede zor zamanlar geçirdi.Tom had a hard time learning how to ride a bicycle.
Tom, iş bulurken zor zamanlar geçirdi.Tom had a hard time finding work.
Tom bir taksi bulmada zor bir zaman geçirdi.Tom had a hard time finding a taxi.
Tom partide iyi bir zaman geçirdi.Tom had a good time at the party.
Tom kötü bir gün geçirdi.Tom had a bad day.
Tom dün Mary'ye kötü bir zaman geçirtti.Tom gave Mary a bad time yesterday.
Tom ömrünün geriye kalanını hapiste geçirmek istemiyor.Tom doesn't want to spend the rest of his life in jail.
Tom'un boşa geçirecek çok zamanı yok.Tom doesn't have much time to waste.
Tom yaklaşan testi gözden geçirmek için biraz ekstra zaman kullanabilirdi.Tom could use a little extra time to review for the upcoming test.
Tom kesinlikle Mary ile çok zaman geçiriyor gibi görünüyor.Tom certainly seems to be spending a lot of time with Mary.
Tom ve Mary dağlarda birkaç gün geçirmek istedi.Tom and Mary wanted to spend a few days in the mountains.
Tom ve Mary hafta sonunu bir yazboz üzerinde geçirdi.Tom and Mary spent the weekend working on a jigsaw puzzle.
Tom ve Mary tüm sabahı kekler pişirerek geçirdi.Tom and Mary spent all morning baking cupcakes.
Tom ve Mary hayvanat bahçesinde birlikte keyifli bir gün geçirdi.Tom and Mary had an enjoyable day together at the zoo.
Tom ve Mary birlikte harika bir zaman geçirdiler.Tom and Mary had a wonderful time together.
Tom'un o kadar iyi Fransızca konuşabileceğini asla aklımdan geçirmezdim.I would never have guessed that Tom could speak French so well.
Bunu gözden geçirin.Check this out.
Buraya seninle biraz vakit geçirmek için geldim.I came here to spend some time with you.
Bugün bir burun kanaması geçirdim.I had a nosebleed today.
Geceyi burada geçireceğim.I'll spend the night here.
Boşa geçirecek zamanım yok.I don't have time to waste.
Yazı dağlarda geçirmek güzel olurdu.It would be nice to spend the summer in the mountains.
Birlikte daha çok zaman geçirmemiz gerektiğini her zaman söyleyen sen değil misin?Aren't you the one who's always saying we should spend more time together?
Tom Mary ile zaman geçirdi.Tom spent time with Mary.
Tom cezaevinde üç yıl geçirdi.Tom spent three years in prison.
Tom Boston'da üç hafta geçirdi.Tom spent three weeks in Boston.
İnsanlar korkuyla ele geçirilebilir.Man can be subdued through fear.
Harika bir hafta sonu geçirin.Have a great weekend.
Sonunda hiçbir şeyimi kaybetmeden bir gün geçirdim.At least I haven't lost anything today.
İyi bir yaz tatili geçir!Have a good summer vacation!
Tom gerçekten muhteşem zaman geçirdi.Tom had a really great time.
Bütün günü onun evinde geçirdim.I spent all day in his house.
Geceyi ucuz bir otelde geçirdik.We spent the night in a cheap hotel.
Biz hepimiz iyi bir zaman geçirdik.We all had a good time.
O, çarpışmada ölmedi, aslında kazadan önce bir kalp krizi geçirdi.He did not die in the collision. Actually, he had a heart attack before crashing.
Bu, pazartesi günümü geçirmek için en iyi yoldur!This is the best way to spend my Monday!
Seninle olan hem iyi hem de kötü zamanları gözden geçireceğim.I'll go through both the good times and the bad with you.
Tatilimi sahilde geçiriyorum.I'm spending my holiday on the beach.
Hoş bir vakit geçiriyor musun?Are you having a nice time?
Ne yazık ki, komşum bir trafik kazası geçirdi ve komaya girdi.Unfortunately, my neighbor had a traffic accident and fell into a coma.
Tatillerde günleri bir şey yapmadan geçiririm.Over the holidays, I spent days doing nothing.
Harika zaman geçirmişsin gibi görünüyor.It sounds like you had a great time.
Birlikte geçirdiğimiz dakikaları asla unutmayacağım.I'd never forget the moments we've spent together.
Dün bütün günü çalışarak geçirdim.Yesterday I spent the whole day working.
Harika bir zaman geçirdiğini görebiliyorum.I can see you are having an awesome time.
Seni düşünmeden asla bir gün geçirmedim .I never spend a day without thinking of you.
Harika bir gün geçirdiğini umuyorum.I hope you had a wonderful day.
Umarım harika bir gün geçirirsin!I hope you have a great day!
Neredeyse kalp krizi geçiriyordum.I almost had a heart attack.
O hafif bir kalp krizi geçirdi.He had a mild heart attack.
John ve Robert tatillerini aileleriyle birlikte Martha's Vineyard'da geçirdiler.John and Robert spent their vacations at Martha’s Vineyard with their families.
Güzel bir gün geçirmeye çalışalım.Let's try to have a nice day.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod