geçinmek ile cümle

geçinmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Marge'ın Lisa ile iyi bir ilişkisi vardır ve ikili, tamamen iyi geçinmektedirler.Marge has a good relationship with Lisa and the two are shown to get along quite well.
Uyumsuz bireyler kendi çıkarlarını diğerleriyle geçinmekten üstün tutarlar.Disagreeable individuals place self-interest above getting along with others.
Eskiden halkı reçberlikle geçinmekteydi.In those days people had to be versatile.
Aynı eve girdiklerinde anladılar ki geçinmek hiç de kolay olmayacak.When they invaded the house, however, they discovered that there was no such safe.
Günümüzde köy halkının neredeyse tamamı balıkçılık ile geçinmektedir.The population is almost totally dependent on fishing.
Geçinmek daha mı kolay?Is it easier to make ends meet?
Adı Troy olan ve bu işi geçinmek için yapan birinin iyi olacağını umut ediyordum.I was expecting someone called Troy that did this for a living to be a pretty tough kind of guy.
Sonuç olarak, Theo onunla iyi geçinmek konusunda çok sorun yaşıyor. "Consequently Theo has a lot of problem getting along with him."
Tom ve karısı kıt kanaat geçinmek için her ikisi çalışmak zorunda.Tom und seine Frau müssen beide arbeiten, um über die Runden zu kommen.
Ailesi pamuk ve tütün toplayıcılığı ile geçinmekteydi.Ihre Eltern bauten Tabak und Baumwolle an.
Dan'la iyi geçinmek zordur.Il est difficile de bien s'entendre avec Dan.
Marge'ın Lisa ile iyi bir ilişkisi vardır ve ikili, tamamen iyi geçinmektedirler.Marge a une bonne relation avec Lisa et toutes deux paraissent bien s'entendre.
Nüfusunun kalan kısmı, küçük ölçekte ticaretle geçinmektedir.Le reste de la province profite moins du grand commerce maritime.
Köy tam manasıyla emekli köyüdür ve halk emekli maaşlarıyla geçinmektedir.Les fonctionnaires recevaient un salaire suffisant et leurs veuves une pension.
Az bir kısmı ise cifçilikle geçinmektedir.Peu d'entre eux parviennent en Division Honneur.
Çocuklar ve yaşlı insanlar ile çok iyi geçinmektedir.Son muy amables con niños, familias y personas mayores.
Marge'ın Lisa ile iyi bir ilişkisi vardır ve ikili, tamamen iyi geçinmektedirler.Mona se lleva muy bien con Lisa, ya que ambas tienen el mismo nivel intelectual alto.
Tom iyi geçinmek için en zor adamlardan biridir.Tom è uno degli uomini più difficili con cui andare d'accordo.
Günümüzde köy halkının neredeyse tamamı balıkçılık ile geçinmektedir.Oggi è un paese quasi completamente votato alla pesca.
Uyumsuz bireyler kendi çıkarlarını diğerleriyle geçinmekten üstün tutarlar.Недоброжелательные индивиды ценят свои собственные интересы выше возможности ладить с другими людьми.
Sadece müşterilerden alınan bahşiş ve hediyelerle bile geçinmek mümkün hâle gelmiştir.Нельзя отказываться от подарков и пожеланий.
Aynı eve girdiklerinde anladılar ki geçinmek hiç de kolay olmayacak.Остановившись невдалеке от него, они поняли, что проехать его им не удастся.
Eskiden halkı reçberlikle geçinmekteydi.Старуха умела колдовать.
Marge'ın Lisa ile iyi bir ilişkisi vardır ve ikili, tamamen iyi geçinmektedirler.مارج علاقتها بليسا جيدة ويبدو أنهم دائما متفاهمين.
Nüfusunun kalan kısmı, küçük ölçekte ticaretle geçinmektedir.في حين يعمل قسم آخر من سكان المدينة في التجارة الصغيرة نسبيًا.
Ayrıca geçinmek devlet memurluğu şekilde görevler aldi.Com o tempo, acabariam adquirindo também funções administrativas.
Nüfusunun kalan kısmı, küçük ölçekte ticaretle geçinmektedir.De begane grond bevat detailhandel.
Aynı eve girdiklerinde anladılar ki geçinmek hiç de kolay olmayacak.Gdy wreszcie docierają do miasta, okazuje się że wejście wcale nie jest łatwe.
Uyumsuz bireyler kendi çıkarlarını diğerleriyle geçinmekten üstün tutarlar.Przedkładał szczęście innych, nad swoje.
Marge'ın Lisa ile iyi bir ilişkisi vardır ve ikili, tamamen iyi geçinmektedirler.Marge har en god relation med Lisa och umgås en hel del med henne.
Bu haydutlar gelip geçenleri öldürüp, para ve eşyalarına el koyarak geçinmektedirler.Så de får tillbaka sina vapen och sina pengar.
Çocuklar ve yaşlı insanlar ile çok iyi geçinmektedir.Den fungerar mycket bra tillsammans med barn, familjer och äldre.
Halkın çoğunluğu tarımla geçinmektedir.En majoritet av befolkningen anser sig vara lyckliga.
Köy nadiren gurbetçilikle geçinmektedir.Йорк рідко виступає як сольний виконавець.
Ailesi pamuk ve tütün toplayıcılığı ile geçinmekteydi.Apja cipész- és kőművesmunkával tartotta el családját.
Aynı eve girdiklerinde anladılar ki geçinmek hiç de kolay olmayacak.Joutuessaan palaamaan takaisin miehensä luokse, hän saa huomata, ettei ero olekaan niin helppo.
Marge'ın Lisa ile iyi bir ilişkisi vardır ve ikili, tamamen iyi geçinmektedirler.Marge har et godt forhold til Lisa og de to ser ud til at komme ganske godt ud af det med hinanden.
Çocuklar ve yaşlı insanlar ile çok iyi geçinmektedir.Den er nyttig for handicappede og ældre.
Köy tam manasıyla emekli köyüdür ve halk emekli maaşlarıyla geçinmektedir.Ældrechecken har det officielle navn supplerende pensionsydelse til folkepensionister.
Cebiş'in ailesi de savaşta olduğu için zor geçinmektedirler.Bukan tidak mungkin bahwa kerabat para pelamar juga bergabung dalam perang.
25 yıl önce Ergene nehrinden balıkçılık yaparak da geçinmek mümkündü.Dahulu disini dapat dijumpai ikan-ikan yang sudah perpuluh tahun mendiami sendang.
Az bir kısmı ise cifçilikle geçinmektedir.Hanya sebagian kecil yang menggunakan persawahan.
Çocuklar ve yaşlı insanlar ile çok iyi geçinmektedir.子供と年寄りにはとても優しい。
Köyde kalan insanlar ise çoğunlukla çay tarımından geçinmektedir.無論在城市后在鄉村,人們通常用拌鹹茶待客。
25 yıl önce Ergene nehrinden balıkçılık yaparak da geçinmek mümkündü.낚시 배 위에서 25시간 있었던 적이 있을 정도로 낚시를 좋아한다.
Günümüzde köy halkının neredeyse tamamı balıkçılık ile geçinmektedir.רוב אדמות הכפר משמשות היום לבריכות דגים.
Nüfusunun kalan kısmı, küçük ölçekte ticaretle geçinmektedir.רוב האוכלוסייה מתפרנסת מעסקים קטנים וממסחר.
Günümüzde köy halkının neredeyse tamamı balıkçılık ile geçinmektedir.Днес жителите на района разчитат единствено на риболов.
Nüfusunun kalan kısmı, küçük ölçekte ticaretle geçinmektedir.Малка част от населението на Гостиля се препитава с търговия.
Çocuklar ve yaşlı insanlar ile çok iyi geçinmektedir.Je vhodný aj k deťom či starším ľuďom.
Köy tam manasıyla emekli köyüdür ve halk emekli maaşlarıyla geçinmektedir.Tvorí rekreačné zázemie pre obec a blízky domov dôchodcov.
Adı Troy olan ve bu işi geçinmek için yapan birinin iyi olacağını umut ediyordum.Azt vártam, hogy valaki, akit Troynak hívnak, és ez a munkája, egy nagyon tökös fickó lesz.
Adı Troy olan ve bu işi geçinmek için yapan birinin iyi olacağını umut ediyordum.Era ovvio che qualcuno di nome Troy facesse questo lavoro e fosse un tipo duro.
Adı Troy olan ve bu işi geçinmek için yapan birinin iyi olacağını umut ediyordum.Esperaba a alguien llamado Troy hacía esto para ganarse la vida, un tipo bastante duro.
Adı Troy olan ve bu işi geçinmek için yapan birinin iyi olacağını umut ediyordum.Ik verwachtte dus een tamelijk stoere kerel.
Adı Troy olan ve bu işi geçinmek için yapan birinin iyi olacağını umut ediyordum.J'attendais de Troy qu'il soit du plutôt du genre endurci.
Adı Troy olan ve bu işi geçinmek için yapan birinin iyi olacağını umut ediyordum.- 트로이라는 친구가 아주 터프한 사람일 것이라고 기대했지요.
Adı Troy olan ve bu işi geçinmek için yapan birinin iyi olacağını umut ediyordum.Mă aşteptam ca cineva numit Troy ce avea o astfel de slujbă, să fie un bărbat vânjos.
Adı Troy olan ve bu işi geçinmek için yapan birinin iyi olacağını umut ediyordum.Tôi đang chờ anh ta, tôi nghĩ anh là người bặm trợn và sống bằng nghề này.
Adı Troy olan ve bu işi geçinmek için yapan birinin iyi olacağını umut ediyordum.Я надеялся, что пилот с таким именем действительно крепкий парень.

İlgili Sayfalar