Ana içeriğe geç
Sözlük

geçinme ile cümle

geçinme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Kıt kanaat geçinmek için çok çalıştık.We worked hard to make ends meet.
Herkesle geçinmek için çaba göstermelisin.You must make an effort to get along with everyone.
O kamptaki mülteciler bir aydır kıt kanaat geçinmektedirler.The refugees in that camp have been living from hand to mouth for a month.
Jimmy ile geçinmem kolaydır.Jimmy is easy for me to get along with.
Bu küçük gelirle geçinmek zor.It is hard to get along on this small income.
Onunla geçinmedim.I didn't get along with her.
Bir iş sadece geçinmek için bir araç değildir.A job is not merely a means to earn a living.
Geçinmek gittikçe zorlaşıyor.It is getting more and more difficult to make a living.
Onunla geçinmek çok zordur.He is very difficult to get along with.
Onunla iyi geçinmek zordur.He is difficult to get along with.
Onunla geçinmenin zor olduğunu buldum.I found it difficult to get along with him.
Geliriyle geçinmeyi zor bulduğu için o çalışmaya başladı.Finding it hard to make ends meet on his income, she started to work.
Geçinmek için yeterli para kazanmıyor.He doesn't earn enough money to live on.
Kendisiyle geçinmek çok zordur.He is rather hard to get along with.
Onların birlikte iyi geçinmeyecekleri içime doğuyor.I feel in my bones that they will never get along well together.
Artık kıt kanaat geçinmek zorunda olmayacakları zamanı dört gözle bekliyorlardı.They looked forward to a time when they would no longer have to live from hand to mouth.
Onlar geçinmeyi zor buldu.They found it difficult to earn a living.
Yeni okul öğrencileri ile geçinmek zor gibi görünüyorIt seems to be difficult for her to get along with students in the new school.
Onunla geçinmemiz zor, çünkü onu memnun etmek zor.It is difficult for us to get along with her, because she is hard to please.
O, kıt kanaat geçinmeye çalışıyordu.She tried to make both ends meet.
Annem kıt kanaat geçinmekte sorun yaşıyor.Mother is having trouble making ends meet.
Komşumla geçinmeyi zor buldum.I found it difficult to get along with my neighbor.
Geçinmek için ne yaparsın?What do you do for a living?
Babam bana Jones ailesiyle iyi geçinip geçinmediğimi sordu.My father asked me if I got along well with the Jones family.
Geçinmek için garsonluk yapıyor.She waits tables for a living.
Tom geçinmek için güçlükle yeterince kazanıyor.Tom just barely earns enough to live on.
Tom kıt kanaat geçinmekte zorlanıyor.Tom is having trouble making ends meet.
Tom'la geçinmesi zordur.Tom is hard to get along with.
Tom ile geçinmek kolaydır.Tom is easy to get along with.
Tom geçinmesi kolaydır.Tom is easy to get along with.
Tom komşuları ile iyi geçinmez.Tom doesn't get along with his neighbors.
Tom ve karısı kıt kanaat geçinmek için her ikisi çalışmak zorunda.Tom and his wife both have to work to make ends meet.
Tom Mary ile geçinmeyi zor buldu.Tom found it difficult to get along with Mary.
Tom Mary'nin geçinmek için ne yaptığını bilmiyor.Tom doesn't know what Mary does for a living.
Tom ve Mary çok iyi geçinmezler.Tom and Mary don't get along very well.
Kıt kanaat geçinmek için Tom eskisinden daha çok çalışmak zorunda.Tom has to work harder than he used to to make ends meet.
Tom bir sokak müzisyeni olarak geçinmeyi zor buldu.Tom found it hard to make a living as a street musician.
Tom da Mary ile iyi geçinmezdi.Tom didn't get along with Mary too well.
Tom Mary'den kesinlikle geçinmesi daha kolay gibi görünüyor.Tom certainly seems easier to get along with than Mary.
Tom kesinlikle Mary ile iyi geçinmez.Tom certainly doesn't get along very well with Mary.
Tom'un kıt kanaat geçinmesi kolay değildi.It hasn't been easy for Tom to make ends meet.
Tom'un bütün istediği Mary'nin John'la geçinmeyi öğrenmesiydi.All Tom wanted was for Mary to learn to get along with John.
Son zamanlarda birçok insan rahat geçinmeyi zor buluyor.Recently, many people are finding it hard to make a decent living.
Tom, sınıftaki diğer öğrencilerle geçinme konusunda zorluk çekiyor.Tom has trouble getting along with other students in his class.
Tom'un geçinmek için ne yaptığını biliyor musun?Do you know what Tom does for a living?
Konuştuğumuz tüm öğretmen ve öğrenciler Tom'un geçinmek için kolay biri olduğunu söyledi.All the teachers and students we talked to said that Tom is easy to get along with.
Tom ve Mary asla geçinmediler.Tom and Mary never got along.
Biz gençken asla birbirimizle çok iyi geçinmedik, değil mi?When we were young, we never got along too well, did we?
Onunla geçinmek zor olduğu için insanlar Tom'la çalışmayı sevmiyor.People don't like working with Tom because he's hard to get along with.
Tom'un diğer insanlarla geçinme sorunu var.Tom has trouble getting along with other people.
Gerçekten siz arkadaşların geçinmesini istiyorum.I really want you guys to get along.
Herkesin birbiriyle iyi geçinmesini istedim.I wanted everyone to get along with each other.
Siz ikinizin birbirinizle geçinmeye çalışmanızı istiyorum.I want the two of you to try to get along with each other.
Ben sadece geçinmeye çalışıyorum.I'm just trying to get by.
O geçinmek için zor bir zaman geçirdi.He had a hard time making a living.
Onlar geçinmediler.They didn't get along.
Biz geçinmeyiz.We don't get along.
Bazı insanlar geçinmezler.Some people don't get along.
Tom'la hiç iyi geçinmedim.I never got along with Tom.
Sanırım sen ve Tom geçinmediniz.I take it you and Tom didn't get along.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod