Amorlular'ın sınırı Akrep Geçidi'nden Sela'ya ve ötesine uzanıyordu.Het gebied van de Amorieten strekte zich uit van de Schorpioenenpas tot Sela en nog verder.
Amorlular'ın sınırı Akrep Geçidi'nden Sela'ya ve ötesine uzanıyordu.Il confine degli Amorrei si estendeva dalla salita di Akrabbim, da Sela in su
Amorlular'ın sınırı Akrep Geçidi'nden Sela'ya ve ötesine uzanıyordu.In meja Amorejcev je šla od vzviška Akrabima, od Sele dalje gori.
Amorlular'ın sınırı Akrep Geçidi'nden Sela'ya ve ötesine uzanıyordu.Ja amorilaisten alue ulottui Skorpionisolasta, Seelasta, ylöspäin.
Amorlular'ın sınırı Akrep Geçidi'nden Sela'ya ve ötesine uzanıyordu.아모리 사람의 지계는 아그랍빔 비탈의 바위부터 그 위였더라
Amorlular'ın sınırı Akrep Geçidi'nden Sela'ya ve ötesine uzanıyordu.La frontera de los amorreos se extendía desde la cuesta de Acrabim, desde Sela hacia arriba
Amorlular'ın sınırı Akrep Geçidi'nden Sela'ya ve ötesine uzanıyordu.Le territoire des Amoréens s`étendait depuis la montée d`Akrabbim, depuis Séla, et en dessus.
Amorlular'ın sınırı Akrep Geçidi'nden Sela'ya ve ötesine uzanıyordu.Och amoréernas område sträckte sig från Skorpionhöjden, från Sela vidare uppåt.
Amorlular'ın sınırı Akrep Geçidi'nden Sela'ya ve ötesine uzanıyordu.Pomezí pak Amorejského bylo od začátku hor Akrabim, od skály jejich i výše.
Amorlular'ın sınırı Akrep Geçidi'nden Sela'ya ve ötesine uzanıyordu.Ţinutul Amoriţilor se întindea dela suişul Acrabim, dela Sela, şi în sus.
Amorlular'ın sınırı Akrep Geçidi'nden Sela'ya ve ötesine uzanıyordu.Und die Grenze der Amoriter war, da man nach Akrabbim hinaufgeht, von dem Fels an und weiter hinauf.
Amorlular'ın sınırı Akrep Geçidi'nden Sela'ya ve ötesine uzanıyordu.Το δε οριον την Αμορραιων ητο απο της αναβασεως της Ακραββιμ, απο της Πετρας και επανω.
Amorlular'ın sınırı Akrep Geçidi'nden Sela'ya ve ötesine uzanıyordu.А пределите на аморейците беше от нагорнището на Акравим, от скалата и нагоре.
Amorlular'ın sınırı Akrep Geçidi'nden Sela'ya ve ötesine uzanıyordu.Пределы Аморреев от возвышенности Акравим и от Селы простирались и далее.
Amorlular'ın sınırı Akrep Geçidi'nden Sela'ya ve ötesine uzanıyordu.וגבול האמרי ממעלה עקרבים מהסלע ומעלה׃
Amorlular'ın sınırı Akrep Geçidi'nden Sela'ya ve ötesine uzanıyordu.وكان تخم الاموريين من عقبة عقربّيم من سالع فصاعدا
Amorlular'ın sınırı Akrep Geçidi'nden Sela'ya ve ötesine uzanıyordu.亞 摩 利 人 的 境 界 、 是 從 亞 克 拉 濱 坡 、 從 西 拉 而 上
Amorlular'ın sınırı Akrep Geçidi'nden Sela'ya ve ötesine uzanıyordu.亞摩利人 的 境界 、 是 從亞 克拉濱坡 、 從西拉 而上
Anaktuvuk GeçidiAnaktuvuk-passet
Bağlantı iptal edildi çünkü varsayılan geçidin yedeklemesi oluşturulamadı.A ligação foi cancelada porque a rota predefinida não pôde ser criada.
Bağlantı iptal edildi çünkü varsayılan geçidin yedeklemesi oluşturulamadı.Anslutning avbruten eftersom standardrutten inte kunde säkerhetskopieras.
Bağlantı iptal edildi çünkü varsayılan geçidin yedeklemesi oluşturulamadı.Conexión cancelada porque no se pudo hacer copia de seguridad de la ruta predeterminada.
Bağlantı iptal edildi çünkü varsayılan geçidin yedeklemesi oluşturulamadı.Connessione cancellata a causa del dialog di immissione password
Bağlantı iptal edildi çünkü varsayılan geçidin yedeklemesi oluşturulamadı.Connexion annulée du fait que la route par défaut n'a pu être enregistrèe.
Bağlantı iptal edildi çünkü varsayılan geçidin yedeklemesi oluşturulamadı.Forbindelse annulleret eftersom dialogen for kodeordsindtastning blev afbrudt.
Bağlantı iptal edildi çünkü varsayılan geçidin yedeklemesi oluşturulamadı.Nie można zapamiętać domyślnej trasy, połączenie anulowane.
Bağlantı iptal edildi çünkü varsayılan geçidin yedeklemesi oluşturulamadı.Verbinden is geannuleerd omdat er geen backup kon worden gemaakt van de standaardroute.
Bağlantı iptal edildi çünkü varsayılan geçidin yedeklemesi oluşturulamadı.Verbinden wurde abgebrochen, da die Sicherung der Defaultroute nicht erstellt werden konnte.
Bağlantı iptal edildi çünkü varsayılan geçidin yedeklemesi oluşturulamadı.З’ єднання скасовано через те, що неможливо створити резервну копію типового маршруту.
Bağlantı iptal edildi çünkü varsayılan geçidin yedeklemesi oluşturulamadı.Соединение отменено, потому что маршрут по- умолчанию не был сохранен.
Bağlantı iptal edildi çünkü varsayılan geçidin yedeklemesi oluşturulamadı.デフォルトルートをバックアップできなかったため、接続をキャンセルしました。
Birleşik Krallık’ın 2007 verileri henüz mevcut bulunmadığından, bu analiz geçidir. )Ez egyelőre csak előzetes elemzés, mivel az Egyesült Királyságra vonatkozó adatok 2007-ből még nem elérhetők.)
Birleşik Krallık’ın 2007 verileri henüz mevcut bulunmadığından, bu analiz geçidir. )Ta analiza je začasna, saj podatki za Združeno kraljestvo za leto 2007 še niso na voljo.)
Birleşik Krallık’ın 2007 verileri henüz mevcut bulunmadığından, bu analiz geçidir. )Tato analýza je předběžná, protože data ze Spojeného království za rok 2007 dosud nejsou k dispozici.)
Birleşik Krallık’ın 2007 verileri henüz mevcut bulunmadığından, bu analiz geçidir. )Toto je predbežná analýza, pretože dosiaľ nie sú k dispozícii údaje za Spojené kráľovstvo za rok 2007. )
Birleşik Krallık’ın 2007 verileri henüz mevcut bulunmadığından, bu analiz geçidir. )Този анализ е предварителен, тъй като данните за Обединеното кралство за 2007 г. все още не са налични.)
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Acestea sînt specii cheie. Specii de avangardă care deschid uşile pentru alte comunităţi biologice.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Đây là những sinh vật mở đường. Những loài vật tiên phong mở cửa cho những cộng đồng sinh học khác.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Dessa arter är "inkörsportar". Förtrupper som öppnar dörrarna för andra biologiska samhällen.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Dies sind bahnbrechende Gattungen. Spitzenarten, die die Tore für andere biologische Gemeinschaften öffnen.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Disse er grænse-arter, specielle arter, der åbner døren for andre biologiske samfund.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Dit zijn pioniersoorten. Voorhoedesoorten die de deur openen voor andere biologische gemeenschappen.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Estas son especies de acceso. Especies de vanguardia que abren las puertas a otras comunidades biológicas.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Ezek átmeneti fajok. Előőrs fajok, amelyek ajtót nyitnak más biológiai közösségeknek.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Grzyby to gatunki przejściowe otwierające drzwi innym biologicznym społecznościom.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Jamur adalah spesies perantara. Spesies garis depan yang membuka pintu untuk komunitas biologis lain.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.이 균류, 미생물들은 모든 종의 관문입니다. 다른 생물군집의 터를 닦아주는 선두주자인 것이죠.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Sienet ovat avainlajeja, edelläkävijöitä, jotka avaavat oven muille biologisille yhteisöille.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Sono delle specie di transizione, delle avanguardie che aprono la porta alle altre comunità biologiche.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Toto jsou únikové druhy, předvojové druhy otevírající dveře dalším organismům.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Toto sú pionierske druhy. Slúžia ako predvoj, ktorý otvára dvere iným biologickým spoločenstvám.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Αυτά τα είδη αποτελούν πύλες. Είναι προφύλακες που ανοίγουν την πόρτα σε άλλες βιολογικές κοινότητες.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.Това са входни видове. Авангардни видове, които отварят вратата за други биологични общности.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.מינים אלו מהווים שער, חיל חלוץ שפותח את השער לקהילות ביולוגיות אחרות.
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.وهذه الأنواع هي بمثابة بوابة طليعة الأنواع التي تفتح الباب لوحدات بيولوجية أخرى
Bunlar, "ağ geçidi türleri"; yani, diğer biyolojik çeşitliliğe kapıları açan öncü kuvvetler.先陣を切って扉を開け 他の生物群を招き入れるのです そこで私は麻袋で作る土嚢を考案しました
Bunlar hemzemin geçidimiz. Burası 6 kilometre. 6 kilometre.Si nos preocupamos del tiempo, 'a' horas.
Bunlar hemzemin geçidimiz. Burası 6 kilometre.Questo è 6 chilometri.
Bunlar hemzemin geçidimiz.(그렇습니다 저기 교차로에서 부터,
Bunlar hemzemin geçidimiz.踏切はここです。