İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Entonces corrió delante y subió a un árbol sicómoro para verle, pues había de pasar por allí
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.És elõre futván felhága egy eperfüge fára, hogy õt lássa; mert arra vala elmenendõ.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Il courut en avant, et monta sur un sycomore pour le voir, parce qu`il devait passer par là.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.In poteče naprej in spleza na murvovo smokvo, da bi ga videl, ker je imel tod mimo iti.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.앞으로 달려가 보기 위하여 뽕나무에 올라가니 이는 예수께서 그리로 지나가시게 됨이러라
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Niin hän juoksi edelle ja nousi metsäviikunapuuhun nähdäkseen hänet, sillä Jeesus oli kulkeva siitä ohitse.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Und er lief voraus und stieg auf einen Maulbeerbaum, auf daß er ihn sähe: denn allda sollte er durchkommen.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Vậy , Xa-chê chạy trước , trèo lên cây sung , để ngó thấy Ðức_Chúa_Jêsus , vì Ngài phải đi qua đó .
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.Vậy, Xa-chê chạy trước, trèo lên cây sung, để ngó thấy Ðức Chúa Jêsus, vì Ngài phải đi qua đó.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.και δραμων εμπρος ανεβη επι συκομορεαν δια να ιδη αυτον επειδη δι' εκεινης της οδου εμελλε να περαση.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.и, забежав вперед, взлез на смоковницу, чтобы увидеть Его, потому что Ему надлежало проходить мимо нее.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.И завтече се напред и се покачи на една черница за да Го види; понеже през оня път щеше да мине.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.побігши наперед, вилїз на шовковицю, щоб подивитись па Него; бо туди мав проходити.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.ויקדם וירץ ויעל על שקמה לראותו כי שם הדרך אשר יעבר בה׃
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.فركض متقدما وصعد الى جميزة لكي يراه. لانه كان مزمعا ان يمرّ من هناك.
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.就 跑 到 前 頭 、 爬 上 桑 樹 、 要 看 耶 穌 、 因 為 耶 穌 必 從 那 裡 經 過
İsayı görebilmek için önden koşup bir yabanıl incir ağacına tırmandı. Çünkü İsa oradan geçecekti.就 跑到 前頭 、 爬上 桑樹 、 要 看 耶穌 、 因為耶穌必從 那 裡經過
Izdırap çekeceksin. Ve bu da, ilişki, kendi ruhsal keşfedişinin önüne geçecek ayrıca, bazı zaman.Vous allez souffrir et on va aussi... la relation se pose en obstacle à votre découverte spirituelle, parfois.
Kanada hükümeti ile aracınız ben olacağım. Herşey benden geçecek>わかった >これはあなたが頼んだ書類だ。
"Karşıya geçeceksin!" ve inek karşıya geçecek ve kutsal bir inek olarak daha mutlu bir şekilde olacaktır.'Cruzarás la calle'. Y la vaca cruzó la calle y hubo un gran regocijo con la vaca sagrada".
"Karşıya geçeceksin!" ve inek karşıya geçecek ve kutsal bir inek olarak daha mutlu bir şekilde olacaktır.Du sollst die Straße überqueren." Und die Kuh überquerte die Straße, und alle jauchzten über die heilige Kuh".
"Karşıya geçeceksin!" ve inek karşıya geçecek ve kutsal bir inek olarak daha mutlu bir şekilde olacaktır."E a vaca atravessou a rua, "e haveria muita celebração com a vaca sagrada."
"Karşıya geçeceksin!" ve inek karşıya geçecek ve kutsal bir inek olarak daha mutlu bir şekilde olacaktır.'Gij zult de weg oversteken.' En de koe stak over, en er was grote vreugde over de heilige koe."
"Karşıya geçeceksin!" ve inek karşıya geçecek ve kutsal bir inek olarak daha mutlu bir şekilde olacaktır."Kelj át az úton". És a tehén átkelt az úton, és nagy volt az örvendezés a szent tehén körül."
"Karşıya geçeceksin!" ve inek karşıya geçecek ve kutsal bir inek olarak daha mutlu bir şekilde olacaktır.'길을 건너라.' 그러자 소가 길을 건너고 신성한 소로서 큰 즐거움이 있었다."
"Karşıya geçeceksin!" ve inek karşıya geçecek ve kutsal bir inek olarak daha mutlu bir şekilde olacaktır.'Ngươi được qua đường.' Và con bò qua đường, và hân hoan như một con bò thánh."
"Karşıya geçeceksin!" ve inek karşıya geçecek ve kutsal bir inek olarak daha mutlu bir şekilde olacaktır.'Să treci strada!' Iar vaca a trecut strada, şi a fost multă veselie, precum o vacă sfântă."
"Karşıya geçeceksin!" ve inek karşıya geçecek ve kutsal bir inek olarak daha mutlu bir şekilde olacaktır.'Tu attraverserai la strada.' E la mucca lo fece, e ci fu molta allegria perché la mucca era sacra."
"Karşıya geçeceksin!" ve inek karşıya geçecek ve kutsal bir inek olarak daha mutlu bir şekilde olacaktır.'Ulica twą nogą przekroczona będzie' I krowa przekroczyła ulicę i wszyscy się radowali".
"Karşıya geçeceksin!" ve inek karşıya geçecek ve kutsal bir inek olarak daha mutlu bir şekilde olacaktır."Перейди же дорогу". И корова перешла дорогу; возрадуемся".
"Karşıya geçeceksin!" ve inek karşıya geçecek ve kutsal bir inek olarak daha mutlu bir şekilde olacaktır."Ти ще прекосиш тази улица." И кравата прекоси улицата, и тя се зарадва като свещенна крава."
"Karşıya geçeceksin!" ve inek karşıya geçecek ve kutsal bir inek olarak daha mutlu bir şekilde olacaktır.'את תחצי את הכביש.' והפרה חצתה את הכביש, והיתה עליה חגיגה גדולה בתור פרה קדושה."
"Karşıya geçeceksin!" ve inek karşıya geçecek ve kutsal bir inek olarak daha mutlu bir şekilde olacaktır.'أنتِ أعبري الطريق.' و البقرة اجتازت الطريق, و كانت هناك غبطة كبيرة كونها بقرة مقدسة."
"Karşıya geçeceksin!" ve inek karşıya geçecek ve kutsal bir inek olarak daha mutlu bir şekilde olacaktır.すると 牛は道路を渡り holy cow (すごい!) と 歓びに満ち溢れた」 (笑)
Kartı çevirmek için geçecek zamanAtraso até virar cartões
Kartı çevirmek için geçecek zamančasové oneskorenie pre otočenie bleskovej karty
Kartı çevirmek için geçecek zamanČasové prodlení pro obracení kartiček
Kartı çevirmek için geçecek zamanČasovna zakasnitev za obračanje karte
Kartı çevirmek için geçecek zamanDélai pour le retournement de la carte
Kartı çevirmek için geçecek zamanIntervalo para dar vuelta la tarjeta
Kartı çevirmek için geçecek zamanKésleltetési idő a tanulókártyák átfordításánál
Kartı çevirmek için geçecek zamanOdotusaika kysymyskortin kääntämiseen
Kartı çevirmek için geçecek zamanOpóźnienie czasowe odwracania karty
Kartı çevirmek için geçecek zamanRitardo di tempo per girare le carte mnemoniche
Kartı çevirmek için geçecek zamanTidsfördröjning för att vända snabbkort
Kartı çevirmek için geçecek zamanTijdsduur waarna de flashkaart zal worden omgedraaid
Kartı çevirmek için geçecek zamanVentetid før kortene flippes
Kartı çevirmek için geçecek zamanZeitspanne, nach der die Karteikarte umgedreht wird
Kartı çevirmek için geçecek zamanΧρονική καθυστέρηση πριν το άνοιγμα της κάρτας
Kartı çevirmek için geçecek zamanВреме на изчакване при обръщане на картите
Kartı çevirmek için geçecek zamanЗадержка перед переворачиванием карточки
Kartı çevirmek için geçecek zamanЗатримка перед перевертанням картки
Kartı çevirmek için geçecek zamanالوقت مهلة ، تأخر لـ
Kartı çevirmek için geçecek zamanフラッシュをカードめくるまでの時間
Kartı ihraç eden bankanın eline 98.20 $ geçecek.Nabyvatel dostane $98,20.
Kartı ihraç eden bankanın eline 98.20 $ geçecek.Тож, покупець отримає $98.20.
Kendi kendime şöyle düşündüm: Eğer iyi bir şey görürsem, buradaki iki hafta çok iyi geçecek.- 만약 뭔가 좋은 것을 본다면 여기 있는 2주 동안 멋진 시간을 보낼 것이고
Kendi kendime şöyle düşündüm: Eğer iyi bir şey görürsem, buradaki iki hafta çok iyi geçecek.- dacht ik: als ik iets goeds zie, dan ga ik hier een geweldige tijd hebben tijdens mijn twee weken.
Kendi kendime şöyle düşündüm: Eğer iyi bir şey görürsem, buradaki iki hafta çok iyi geçecek.- m-am gândit așa: dacă văd ceva bun, mă voi simți foarte bine aici în timpul celor două săptămâni.
Kendi kendime şöyle düşündüm: Eğer iyi bir şey görürsem, buradaki iki hafta çok iyi geçecek.-- pensai: se vedo qualcosa di buono, starò benissimo nelle prossime due settimane qui.