Geçen gün partide tesadüfen eski bir arkadaşımla karşılaştım.I met an old friend by chance at that party the other day.
Geçen gün partide eski bir arkadaşıma rastladım.I ran across an old friend of mine at party the other day.
Geçen gün beyzbol oynamak için parka gittim.I went to the park to play baseball the other day.
Biz kırda sessiz bir gün geçirdik.We spent a quiet day in the country.
Az önce bir kaza geçirdim.I just had an accident.
Bir kaza geçirebilirsin.You might have an accident.
Ertesi gün, hepimiz korkunç içki mahmurluğu geçirdik.On the following day, we all had terrible hangovers.
Genç Martin Atlanta, Georgia'da oldukça sakin bir çocukluk geçirdi.Young Martin spent a fairly quiet childhood in Atlanta, Georgia.
İş sözleşmesi geçen ay bitti.The business contract ran out last month.
Uyuyakalmak geç kalmak için bir mazeret değildir.Over-sleeping is no excuse for being late.
Ben bir kalp krizi geçirdim.I had a heart attack.
Ebeveynler birçok hastalığı yavrularına geçirebilir.Parents can pass many diseases on to their offspring.
Matematik testini geçmek için çok çalıştım.I worked hard in order to pass the math test.
Bir şekilde matematikten geçme notu aldım.I somehow got a passing grade in mathematics.
Geçen ay üç yeni pul basıldı.Three new stamps were issued last month.
Öğretmenin caddeyi yürüyerek geçtiğini gördüm.I saw the teacher walk across the street.
Öğretmen okula geç kalmamam için beni uyardı.The teacher warned me not to be late for school.
Geçen yüzyılın ortasına kadar Japonya'nın feodal bir devlet olduğu iyi bilinmektedir.It is well known that up to the middle of the last century Japan was a feudal state.
Hızlı koşmalıyım yoksa geç kalacağım.I must dash or I'll be late.
Her şeyi hesaba katarsak, partide iyi bir zaman geçirdik.All in all, we had a good time at the party.
O er geç ortaya çıkacak.Sooner or later, she will appear.
Taro çok geçmeden buraya gelecek.Taro will come here before long.
Taro geçen hafta kullanılmış bir araba aldı.Taro bought a used car last week.
Taro büyük olasılıkla üniversite giriş sınavını geçecek.Taro is very likely to pass the university entrance examination.
Geç kaldığım için beni bağışlayın.Forgive me for being late.
Geç kaldığım için beni affedin.Forgive me for being late.
Geç kalmamalıyız.We mustn't be late.
Geç kaldığım için özür dilerim.I'm sorry for being late.
Ona geç kalmamasını söyledim.I told her not to be late.
Geç kalmamak için erken ayrıldım.I left early so as not to be late.
Ben geç kaldığım için çok üzgünüm.I'm awfully sorry that I was late.
Geç kalma.Don't be late.
Okula geç kalacağım!I'll be late for school!
Geç kaldığı için canım onu azarlamak istemedi.I didn't feel like scolding her for being late.
Geç kaldığım için lütfen beni affedin.Please forgive me for being late.
Geç kaldın.You are late.
Sen geç kaldın. Toplantı otuz dakika önce bitti.You are late. The meeting finished thirty minutes ago.
Birkaç kız okula geç kaldı.Few girls were late for school.
Lütfen geç geldiğim için beni bağışlayın.Please excuse me for coming late.
Geç kaldığım için öğretmen tarafından azarlandım.I was scolded by the teacher for being late.
Geç kalmayacağıma dair sizi temin ederim.I assure you that I won't be late.
Geç kalmak ona yakışmıyor.It is unlike him to be late.
Geç kalabileceğimden korktum.I was afraid I might be late.
Maalesef geç kalabilirim.I'm afraid that I might be late.
Geç kalması kişisel özelliğidir.It's characteristic of him to be late.
Sınıfa geç gelen öğrencilerin sayısı son zamanlarda artmaktadır.The number of students who come late to class has lately been increasing.
Niçin geç kaldığını açıklayabilir misin?Can you explain why you were late?
Aynısı benim sınıf için de geçerlidir.The same applies to my class.
Caddeyi geçerken arabalara dikkat et.When you cross the street, watch out for cars.
Japon ekonomisi geçen yıl %4 büyüdü.The Japanese economy grew by 4% last year.
Kedi patilerini elime geçirdi.The cat dug its claws into my hand.
Kedi çitten geçti.The cat got through the hedge.
Çiftlik hayatından şehir hayatına geçiş çoğunlukla zordur.The transition from farm life to city life is often difficult.
Fransaya gittiğinden beri iki ay geçti.Two months have passed since he left for France.
Daha sıkı çalışsaydı, sınavı geçerdi.If he had studied harder, he would have passed the exam.
Aylar ondan haber olmadan geçti.Months went past without any news from him.
Doğru yerdeki doğru adam olduğu aklımın ucundan geçmedi.It never occurred to me that he was the right man in the right place.
O, nehri yüzerek geçme girişiminde başarısız oldu.He failed in his attempt to swim across the river.
Geçimini sağlaması gereken büyük bir ailesi var.He has a large family to provide for.
O gece geç saatlere kadar ayakta kalma alışkanlığındadır.He is in the habit of staying up late at night.