Soy gazlarVzácne plyny:
Soy gazlar:Vzácne plyny:
Soy gazlarŽlahtni plini:
Soy gazlar:Žlahtni plini:
Soy gazlarΕυγενή αέρια:
Soy gazlar:Ευγενή αέρια:
Soy gazlarБлагородни газове:
Soy gazlar:Благородни газове:
Soy gazlarИнертные газы:
Soy gazlar:Инертные газы:
Soy gazlarІнертні гази
Soy gazlar:Інертні гази:
Soy gazlarגזים אציליים:
Soy gazlar:גזים אציליים:
Soy gazlarنوبل:
Soy gazlar:نوبل:
Soy gazlar希ガス:
Soy gazlar:希ガス:
Şöyle ki, gazlar sıkıştırılabilir.טוב, גזים הם דחיסים,
Şöyle ki, gazlar sıkıştırılabilir.حسنا, الغاز قابل للإنضغاط,
Şöyle ki, gazlar sıkıştırılabilir.つまり、容器の体積を
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...Apenas por osmose. Ninguém se senta ao vosso lado e diz:
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...Chỉ có thể bằng cách mưa dầm thấm lâu.
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...Doar prin osmoză? Nimeni nu stă vreodată să îți spună:
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...Hanya dengan osmosis. Tidak ada yang mau duduk
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...Jak? Pouze osmózou. Nikdo si k vám nesedne a neřekne:
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...Jedine osmózou.
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi... Kimse oturup size "Bak bu böyle çalışır" diye anlatmaz.Niemand komt bij je zitten en zegt hoe het werkt.
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...그냥 스며든 거죠. 아무도 옆에 앉아서
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...Nur durch Osmose. Niemand setzt sich mit Ihnen hin und sagt:
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...Osmoosin avullako?
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...Ozmózis által.
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...Par simple osmose.
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...Por ósmosis. Nadie nunca se sienta y te dice:
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...Samo z osmozo.
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...Solo per osmosi. Nessuno si siede e vi dice:
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...Z powietrza.
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...Απλώς μέσω ώσμωσης.
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi..."Методом научного тыка". Никто не сядет рядом и не скажет:
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...Просто роблячи.
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...Просто чрез осмозис. Никой никога не сяда и не ти казва:
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...רק בתהליך של אוסמוזה. איש לא יושב איתך אף פעם
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...فقط عن طريق التناضح. لا أحد قط يجلس
Tıpkı gazların birbirine karıştığı gibi...「こういう仕組みなんだよ」と誰も教えてくれないのです
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Am oprit aratul, astfel încât să prevenim gazele de seră de a pătrunde în aer.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Chúng tôi ngưng hẳn việc cày bừa cốt là để ngăn khí nhà kính thoát ra ngoài không khí.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Dejamos de labrar para impedir el ingreso de gases de efecto invernadero al aire.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Kami berhenti membajak untuk mencegah gas rumah kaca terlepas ke udara.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.우리는 온실기체가 공기중으로 나오는 것을 막기 위해서, 경작을 그만두었습니다.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Nie uprawialiśmy ziemi, żeby nie tworzyć gazów cieplarnianych.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Nous avons arrêté de labourer, pour éviter que les gaz à effet de serre ne se répandent dans l'air.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Přestali jsme obdělávat půdu, abychom zabránili skleníkovým plynům pronikat do vzduchu.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Smettemmo di arare, per evitare la fuoriuscita dei gas serra.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.We stopte met ploegen, zodat we zouden voorkomen dat er broeikasgassen in onze lucht kwamen.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Wir hörten auf, den Boden zu bestellen, damit keine Treibhausgase in die Luft gelangten.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Мы прекратили вспахивать, потому что так мы могли предотвратить попадание парниковых газов в воздух.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.Спряхме да орем, така че да попречим на парниковите газове да отидат във въздуха.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.הפסקנו לחרוש, על מנת למנוע מגזי חממה להיכנס לאויר.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.توقفنا عن الحرث ، حتى نتمكن من منع غازات الاحتباس الحراري من الوصول إلى الجو.
Toprağı işlemeyi bıraktık ki, havaya sera etkisi yapan gazların karışmasını engelleyebilelim.それでも酸素は二酸化炭素が増えるより