Guardian gazetesi Afgan Savaşı için bu araştırmayı yaptığında, biliyorsunuz,Când *the Guardian* a făcut această investigaţie despre Războiul din Afganistan nu au putut intra la
Guardian gazetesi Afgan Savaşı için bu araştırmayı yaptığında, biliyorsunuz,"가디안"이란 잡지서에서 아프간에 대한 이 조사를 했을 때, 사람들이 국방성에 그냥 걸어 들어가
Guardian gazetesi Afgan Savaşı için bu araştırmayı yaptığında, biliyorsunuz,Lorsque le Guardian a enquêté sur
Guardian gazetesi Afgan Savaşı için bu araştırmayı yaptığında, biliyorsunuz,לכן, כאשר הגארדיאן עשה חקירה זו אודות מלחמת אפגניסטן, אתה יודעים, הם לא יכולים ללכת להכנס לתוך
Guardian gazetesi Afgan Savaşı için bu araştırmayı yaptığında, biliyorsunuz,عندما أجرت الغارديان تحقيقاً عن .. حرب أفغانستان .. تعلمون .. لم يستطيعوا الدخول إلى ..
Guardian gazetesi Afgan Savaşı için bu araştırmayı yaptığında, biliyorsunuz,調査した時のことです おわかりでしょうが 国防省に行って 情報を要求しても どうにもなりませんね
Guardian Gazetesi içindi.A Guardian napilapnak készült.
Guardian Gazetesi içindi.Als je een evenement bekijkt vanuit één standpunt, krijg je één indruk.
Guardian Gazetesi içindi.C'est une vidéo pour le journal The Guardian.
Guardian Gazetesi içindi.Das war für die Zeitung "The Guardian".
Guardian Gazetesi içindi.È di un giornale, il Guardian.
Guardian Gazetesi içindi.Es para el diario The Guardian.
Guardian Gazetesi içindi.가디안(Guardian)지 광고입니다.
Guardian Gazetesi içindi.Je to reklama pre noviny Guardian.
Guardian Gazetesi içindi.Nakręcony dla Guardiana.
Guardian Gazetesi içindi.Se on Guardian-lehdelle.
Guardian Gazetesi içindi.Um acontecimento visto de um ponto de vista dá uma impressão.
Guardian Gazetesi içindi.Un eveniment văzut dintr-un punct de vedere creează o impresie.
Guardian Gazetesi içindi.Ένα γεγονός αν το δει κανείς από μια πλευρά προκαλεί μία εντύπωση.
Guardian Gazetesi içindi.Он сделан для газеты "Гардиан".
Guardian Gazetesi içindi.Подія, яку ми сприймаємо з однієї точки зору, створює одне враження.
Guardian Gazetesi içindi.זה לגארדיאן
Guardian Gazetesi içindi.أنه لجريدة (الجاريان).
Guardian Gazetesi içindi.私がジャーナリストになろうと思ったのは
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.A neve Nostradamus, bár ahogy a Sun ábrázolta, inkább úgy néz ki mint Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Ce gars-là, il pense qu'il peut prédire l'avenir. C'est Nostradamus, mais le journal The Sun
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Chama-se Nostradamus, embora aqui o sol faça com que ele se pareça mais com Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus. (Gülüşmeler)Hans navn er Nostradamus, selvom The Sun får ham til at ligne Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus. (Gülüşmeler)Sein Name ist Nostradamus, auch wenn ihn die Sun hier eher ein bisschen wie Sean Connery aussehen lässt.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Hänen nimensä on Nostradamus, vaikka Sun-lehti teki hänestä Sean Conneryn näköisen.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Jmenuje se Nostradamus, ačkoliv podle "The Sun" vypadá spíš jako Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.그의 이름은 노스트라다무스입니다. 다만 햇빛 때문에 약간 션 코네리 같아 보이네요.(웃음)
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Namanya Nostradamus, walaupun di tabloid the Sun ini wajahnya agak mirip Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Se numeşte Nostradamus, deși aici lumina l-a făcut să semene cu Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Si chiama Nostradamus, anche se qui il Sun lo fa somigliare più a Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Su nombre es Nostradamus, aunque en este caso el periódico lo hace parecer un poco a Sean Connery.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Volá sa Nostradamus, aj keď Sun z neho spravil skôr dvojníka Seana Conneryho.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Zijn naam is Nostradamus, hoewel de Sun hem hier een beetje op Sean Connery laat lijken.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Το όνομά του είναι Νοστράδαμος, αν και η εφημερίδα "The Sun" τον έχει κάνει να μοιάζει λίγο με τον Σον Κόνερι.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Его зовут Нострадамус, хотя здесь "Сан" [британская газета] изобразила его немного похожим на Шона Коннери.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Звати його Нострадамус, хоча тут газета "Сан" зобразила його більш схожим на Шона Коннері.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.Казва се Нострадамус макар, че тук в Сън са го направили да прилича повече на Шон Конъри.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.שמו נוסטרדמוס, למרות שבתמונה הזו העיתון "סאן" גרם לו להיראות קצת כמו שון קונרי.
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.اسمه نوستراداموس، رغم أنّ مجلة ذا سان جعلته يبدو كأنّه شان كونري.(ضحك)
Her ne kadar Sun gazetesi onu Sean Connery'e epey benzetmiş olsa da, adı Nostradamus.サン紙では ショーン・コネリーのように見えますね (笑) 大半の人と同じく 私も未来のことがわかるとは思いません
İlk olarak, The Guardian gazetesinden Jonathan Jones:Allora, il primo è stato Jonathan Jones del The Guardian.
İlk olarak, The Guardian gazetesinden Jonathan Jones:Đầu tiên là Jonathan Jones từ tờ báo The Guardian
İlk olarak, The Guardian gazetesinden Jonathan Jones:De eerste was Jonathan Jones van The Guardian.
İlk olarak, The Guardian gazetesinden Jonathan Jones:Donc le premier critique était Jonathan Jones du Guardian.
İlk olarak, The Guardian gazetesinden Jonathan Jones:El primero fue Jonathan Jones de The Guardian.
İlk olarak, The Guardian gazetesinden Jonathan Jones:첫번째는 영국 가디언지의 조나단 존스(Jonathan Jones)입니다.
İlk olarak, The Guardian gazetesinden Jonathan Jones:"MoMAには悪いが ビデオゲームは芸術ではない"
İlk olarak, The Guardian gazetesinden Jonathan Jones:O primeiro foi Jonathan Jones do The Guardian.
İlk olarak, The Guardian gazetesinden Jonathan Jones:Tehát az első Jonathan Jones volt a Guardiantól.
İlk olarak, The Guardian gazetesinden Jonathan Jones:Zuerst Jonathan Jones vom Guardian.
İlk olarak, The Guardian gazetesinden Jonathan Jones:Πρώτος ήταν ο Τζόναθαν Τζόουνς από την Guardian.
İlk olarak, The Guardian gazetesinden Jonathan Jones:Первым был Джонатан Джонс из The Guardian.
İlk olarak, The Guardian gazetesinden Jonathan Jones:Першим завітав Донатан Джонс з часопису "Ґардіан".
İlk olarak, The Guardian gazetesinden Jonathan Jones:אז הראשון היה ג'ונתן ג'ונס מהגארדיאן.
İlk olarak, The Guardian gazetesinden Jonathan Jones:لذلك كان الأول جوناثان جونز من صحيفة الجارديان.