gazetelerin ile cümle
gazetelerin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Gazeteci olmak istedi ve The New Repuclic ve The Nation gazetelerinde makalelerini yayımladı.Vitenas planavo tapti politiniu žurnalistu, rašė straipsnius į „The New Republic“ ir „The Nation“.
Sabah, Tarik, Saadet gazetelerinde başyazarlık yaptı.Onksion on kirjutanud ajalehtedesse arvamusartikleid.
Ayrıca bu gazetelerin internet siteleri ile sadece internetten yayın yapan internet gazeteleri mevcuttur.Leidub ka ainult internetil põhinevaid uudisteportaale.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.그것은 1915년 신문들이 그들의 시민적 책임에 대해 많이 노력했던 것과는 다릅니다.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.Det är inte som 1915 när tidningarna hade det tufft kring sitt samhällsansvar.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.Di 1915, tidaklah seperti koran memikirkan banyak tentang tanggung jawab mereka sebagai warna negara.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.Em 1915, os jornais não se preocupavam muito com as suas responsabilidades cívicas.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.En 1915, ce n'est pas comme si les journaux avaient des suées à propos de leurs responsabilités civiques.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.I 1915, var det ikke fordi aviserne svedte over deres borgerlige pligter.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.In 1915, het is niet alsof kranten veel zweet lieten over hun maatschappelijke verantwoordelijkheden.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.În 1915 ziarele nu se străduiau prea mult cu responsabilitățiile lor civice.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.Nel 1915 non è che i giornali si preoccupassero molto della loro responsabilità civile.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.Nem mintha 1915-ben az újságok sokat törődtek volna a polgári felelősséggel.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.No es que en 1915 los periódicos se preocuparan mucho por sus responsabilidades cívicas.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.Rok 1915 -- nedá sa povedať, že by sa noviny išli pretrhnúť kvôli svojim občianskym povinnostiam.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.Vào năm 1915, không nhiều tờ báo đổ mồ hôi công sức cho những trách nhiệm công dân của họ.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.V roce 1915 se noviny příliš nestaraly o nějakou občanskou zodpovědnost.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.W 1915, gazety nie przejmowały się za bardzo obywatelskimi obowiązkami.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.Το 1915, οι εφημερίδες δεν ίδρωναν ακριβώς σχετικά με τις κοινωνικές τους ευθύνες.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.В 1915 г. газеты не особенно утруждали себя мыслями о гражданской ответственности.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.През 1915 година, не че вестниците не са се потили много за гражданските си задължения.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.У 1915 році, не те щоб газети багато писали про громадські обов'язки.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.ב-1915, זה לא שלעיתונים היה יותר מדי איכפת מהאחריות האזרחית שלהם.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.في 1915، ليس أن الجرائد كانت تولي اهتماما لمسؤولياتها المدنية.
1915'de, gazetelerin yurtdaşlık sorumlukları ile çok terledikleri gibi değil.あまり考えていませんでした でも人々は新聞が
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.Dacă doriţi, într-un fel, la un capăt al spectrului simpatiei, avem ziarul de tip tabloid.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.Dalo by se říct, že jeden konec spektra sympatie představují bulvární noviny.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.De certa forma, numa das pontas do espetro da compaixão, têm os tabloides.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.Dus aan de ene kant van mijn spectrum staat het boulevardblaadje.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.En quelque sorte, si vous voulez, à l'extrémité du spectre de la sympathie, vous avez la presse populaire.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.Ha úgy tetszik, az együttérzés spektrumának egyik végén ott vannak a napilapok.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.I den ene ende af sympati-spektrummet er der sladderbladene.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.In un certo senso, a un estremo dello spettro della compassione si trova la stampa scandalistica.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.Kesimpulannya, di satu sisi dari spektrum simpati ini adalah koran kuning.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.어떤 면에서 동정심의 한쪽 끝에는 타블로이드 신문이 있고
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.Một cách nào đó, nếu bạn thích, ở một bên của lòng cảm thông, bạn có mảnh tin tức nhỏ đó.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.Na jednom konci spektra súcitu máte bulvárne plátky.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.Na nek način imamo na eni strani spektra sočutja rumene časopise.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz."Sex med mamma var förblindande" Så- -så-
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.Tavallaan sympatian asteikon toisessa päässä ovat sensaatiolehdet.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.Wenn Sie also wollen, so haben wir quasi am einen Ende des Spektrums des Mitgefühls die Boulevardzeitung.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.W pewnym sensie, na jednym końcu kontinuum współczucia znajduje się plotkarska gazeta.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.Κατά κάποιο τρόπο, αν θέλετε, από τη μια μεριά του φάσματος της συμπόνιας, υπάρχουν οι φυλλάδες.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.В известен смисъл, в единия край на спектъра на съчувствието имаме жълтата преса.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.Можна сказати, що на одному кінці спектру співчуття знаходиться газета-таблоїд.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.С одной стороны этой палитры реакций у нас есть жёлтая газета.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.במובן מסוים, אם תרצו, בקצה אחד של הספקטרום של אהדה, יש לכם את הצהובון.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.على اية حال ،اذا اردتم،على احدى طرفي السلم التعاطفي، هناك الصحف الشعبية.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.タブロイド紙があり そしてもう一方に 悲劇や悲劇芸術があります
Bu gazetelerin icadına kadar işe yarıyordu.Anggapan ini benar sebelum ditemukannya koran.
Bu gazetelerin icadına kadar işe yarıyordu.Asta funcționează până inventezi ziarele.
Bu gazetelerin icadına kadar işe yarıyordu.Ça fonctionne jusqu'à ce qu'on invente les journaux
Bu gazetelerin icadına kadar işe yarıyordu.Das funktioniert solange bis wir Zeitungen erfinden.
Bu gazetelerin icadına kadar işe yarıyordu.Điều này xảy ra cho đến khi bạn tìm thấy trên báo.
Bu gazetelerin icadına kadar işe yarıyordu.Dit werkte totdat de krant werd uitgevonden.
Bu gazetelerin icadına kadar işe yarıyordu.Esto funciona hasta que inventas los periódicos.
Bu gazetelerin icadına kadar işe yarıyordu.Ez az újságok feltalálásáig működik.
Bu gazetelerin icadına kadar işe yarıyordu.Isto funciona inventarem os jornais.
Bu gazetelerin icadına kadar işe yarıyordu.실제로는 어쩌다가 일어날수 있는 위험을
Bu gazetelerin icadına kadar işe yarıyordu.Questo funziona finchè inventate i giornali.
İlgili Sayfalar