Ana içeriğe geç
Sözlük

gazeteler ile cümle

gazeteler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Internette yayinlanan yazilarla gazeteleri karsilastiriliyor.Βασίζεται στο σενάριο των μπλόγκερ εναντίον των εφημερίδων.
Internette yayinlanan yazilarla gazeteleri karsilastiriliyor.Базира се на сюжета за блогърите срещу вестниците.
Internette yayinlanan yazilarla gazeteleri karsilastiriliyor.Вони збудовані на сюжетах блогерів проти газет.
Internette yayinlanan yazilarla gazeteleri karsilastiriliyor.Они основываются на сюжетах о противостоянии блоггеров и печатных изданий.
Internette yayinlanan yazilarla gazeteleri karsilastiriliyor.היא מתבססת על העלילה של בלוגרים מול העיתונים.
Internette yayinlanan yazilarla gazeteleri karsilastiriliyor.إنها تبني على قصص المدونات و الصحف.
Internette yayinlanan yazilarla gazeteleri karsilastiriliyor.ウィキペディアというすごいものがあるけど学者や教師は嫌っていると
Kocam öldürüldü. Duymuşsundur. Bütün gazeteler makalelerle dolu.Będę u Moma i Danijela.
Kültüre ait daha pek çok veri var: yazmalar, gazeteler, yazılı olmayan şeyler, sanat ve tablolar gibi.Ada banyak budaya: naskah, koran, ada yang bukan berupa teks, seperti seni dan lukisan.
Kültüre ait daha pek çok veri var: yazmalar, gazeteler, yazılı olmayan şeyler, sanat ve tablolar gibi.Ale kultura má mnohem víc: manuskripty, noviny, věci, které nejsou v textech - jako umění a obrazy.
Kültüre ait daha pek çok veri var: yazmalar, gazeteler, yazılı olmayan şeyler, sanat ve tablolar gibi.Det finns mycket mer i kultur: manuskript, tidningar, saker som inte är text, som konst och målningar.
Kültüre ait daha pek çok veri var: yazmalar, gazeteler, yazılı olmayan şeyler, sanat ve tablolar gibi.Há muito mais na cultura, há manuscritos, há jornais, há coisas que não são textos, como arte e quadros.
Kültüre ait daha pek çok veri var: yazmalar, gazeteler, yazılı olmayan şeyler, sanat ve tablolar gibi.În cultură există mult mai multe lucruri: manuscripte, ziare, există non-texte, ca arta și picturile.
Kültüre ait daha pek çok veri var: yazmalar, gazeteler, yazılı olmayan şeyler, sanat ve tablolar gibi.Jest znacznie więcej aspektów: manuskrypty, gazety, rzeczy, które nie są tekstem, jak sztuka i malarstwo.
Kültüre ait daha pek çok veri var: yazmalar, gazeteler, yazılı olmayan şeyler, sanat ve tablolar gibi.문화에는 훨씬 더 있습니다: 거기에는 원고, 신문이 있고, 예술과 그림과 같은, 텍스트가 아닌 것들이 있습니다.
Kültüre ait daha pek çok veri var: yazmalar, gazeteler, yazılı olmayan şeyler, sanat ve tablolar gibi.Kultur er meget mere: manuskripter, aviser noget er ikke tekst, f.eks. kunst og malerier.
Kültüre ait daha pek çok veri var: yazmalar, gazeteler, yazılı olmayan şeyler, sanat ve tablolar gibi.Але в культурі набагато більше речей: рукописи, газети, нетекстові речі, наприклад, мистецтво і картини.
Kültüre ait daha pek çok veri var: yazmalar, gazeteler, yazılı olmayan şeyler, sanat ve tablolar gibi.Има много повече в културата: ръкописи, вестници, неща, които не са текстове, като изкуството и картините.
Kültüre ait daha pek çok veri var: yazmalar, gazeteler, yazılı olmayan şeyler, sanat ve tablolar gibi.Но в культуре намного больше вещей: рукописи, газеты, нетекстовые вещи, например искусство и картины.
Kültüre ait daha pek çok veri var: yazmalar, gazeteler, yazılı olmayan şeyler, sanat ve tablolar gibi.יש בנוסף עוד הרבה בתרבות: ישנם כתבי-יד, ישנם עיתונים, ישנם דברים שאינם טקסטים, כמו אמנות וציורים.
Kültüre ait daha pek çok veri var: yazmalar, gazeteler, yazılı olmayan şeyler, sanat ve tablolar gibi.هناك ما هو أكثر بكثير في الثقافة: هناك المخطوطات، الجرائد، هناك الأشياء التي ليست كتابة، مثل الفن والرسومات.
Kültüre ait daha pek çok veri var: yazmalar, gazeteler, yazılı olmayan şeyler, sanat ve tablolar gibi.テキストではない芸術作品や絵画があります これらすべてが 世界中のコンピュータの
'Mohammad SPEAKS' gazetesini, diğer siyahi gazetelerle birlikte görüyorduk.그리고 무하마드 말 종이 다른 검은 종이와 경쟁을 보고.
Nijerya gazetelerinin tirajları da fırladı.As circulações de jornais nigerianos dispararam.
Nijerya gazetelerinin tirajları da fırladı.De oplagecijfers van de Nigeriaanse kranten gingen steil de hoogte in.
Nijerya gazetelerinin tirajları da fırladı.Die nigerianischen Zeitungen hatten Hochkonjunktur.
Nijerya gazetelerinin tirajları da fırladı.나이지리아 신문들은 게재를 거부했지요.
Nijerya gazetelerinin tirajları da fırladı.Las tiradas de los periódicos Nigerianos se dispararon.
Nijerya gazetelerinin tirajları da fırladı.Le tirage des journaux nigérian a connu un pic.
Nijerya gazetelerinin tirajları da fırladı.Le vendite di quotidiani, in Nigeria, balzarono alle stelle.
Nijerya gazetelerinin tirajları da fırladı.Nakład nigeryjskich gazet gwałtownie skoczył.
Nijerya gazetelerinin tirajları da fırladı.Nigérijské tiskárny novin se rozjely na plné obrátky.
Nijerya gazetelerinin tirajları da fırladı.Tirajul ziarelor nigeriene a atins cote maxime.
Nijerya gazetelerinin tirajları da fırladı.Η κυκλοφορία των Νιγηριανών εφημερίδων αυξήθηκε κατακόρυφα.
Nijerya gazetelerinin tirajları da fırladı.Тиража на Нигерийските вестници скочиха.
Nijerya gazetelerinin tirajları da fırladı.Тиражи газет в Нигерии подскочили.
Nijerya gazetelerinin tirajları da fırladı.מכירות העיתונים בניגריה זינקו.
Nijerya gazetelerinin tirajları da fırladı.إرتفع تداول الصحف النيجيرية.
Nijerya gazetelerinin tirajları da fırladı.人々は政府の収益がどれくらいか
Norveç'te milyonlarca balığın sudaki oksijen yetersizliğinden ötürü öldüğünü gazetelerde gördük.노르웨이에서 수백만의 물고기떼가 죽었다는 기사를 보고 의문이 들었습니다. 수중에 부족한 산소가 문제가 아니었을까.
Norveç'te milyonlarca balığın sudaki oksijen yetersizliğinden ötürü öldüğünü gazetelerde gördük.láthattuk az újságban, hogy halak milliói pusztultak el Norvégiában. Oxigénhiány a vízben.
Norveç'te milyonlarca balığın sudaki oksijen yetersizliğinden ötürü öldüğünü gazetelerde gördük.lemos nos jornais que milhões de peixes morreram na Noruega. Falta de oxigénio na água.
Norveç'te milyonlarca balığın sudaki oksijen yetersizliğinden ötürü öldüğünü gazetelerde gördük.We lazen in de kranten over de massale vissterfte in Noorwegen. Gebrek aan zuurstof in het water.
Norveç'te milyonlarca balığın sudaki oksijen yetersizliğinden ötürü öldüğünü gazetelerde gördük.ראינו בעיתונים מיליוני דגים שמתו בנורבגיה. עקב חסר חמצן במים.
Norveç'te milyonlarca balığın sudaki oksijen yetersizliğinden ötürü öldüğünü gazetelerde gördük.رأينا في الصحيفة أن الملايين من الأسماك ماتت في النرويج. بسبب نقص الأوكسجين في المياه.
Norveç'te milyonlarca balığın sudaki oksijen yetersizliğinden ötürü öldüğünü gazetelerde gördük.ノルウェーで数百万匹の魚が 死んだという記事を読んだ時です 水中の酸素が不足したことが死因でした それでこんなことを考えたのです
Öbürü sadece gazeteleri dağıtabilirdi.Anh ta chỉ có thể đi giao.
Öbürü sadece gazeteleri dağıtabilirdi.A srácnak csak kihordani hagytam őket.
Öbürü sadece gazeteleri dağıtabilirdi.Celălalt putea doar să le livreze.
Öbürü sadece gazeteleri dağıtabilirdi.Ele apenas os entregava.
Öbürü sadece gazeteleri dağıtabilirdi.Él sólo podría repartirlos.
Öbürü sadece gazeteleri dağıtabilirdi.Er würde die Zeitungen nur ausliefern.
Öbürü sadece gazeteleri dağıtabilirdi.Hij mocht ze alleen bezorgen.
Öbürü sadece gazeteleri dağıtabilirdi.Il ne faisait que les livrer.
Öbürü sadece gazeteleri dağıtabilirdi.그가 그냥 배달할 수도 있는 것이었지요.
Öbürü sadece gazeteleri dağıtabilirdi.Lui li consegnava e basta.
Öbürü sadece gazeteleri dağıtabilirdi.On tylko je rozwoził.
Öbürü sadece gazeteleri dağıtabilirdi.Takže ten druhý kluk jen dovážel.
Öbürü sadece gazeteleri dağıtabilirdi.Ο άλλος μόνο παρέδιδε.
Öbürü sadece gazeteleri dağıtabilirdi.Він лише мав доправляти їх.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod