Ana içeriğe geç
Sözlük

gazeteci ile cümle

gazeteci kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
4
HECE
5
ORT. KELİME
Gazeteci politikacıyı eleştirdi.The reporter criticized the politician.
Biri öğretmen, bir başkası doktor ve diğeri bir gazetecidir.One is a teacher, another is a doctor, and the other is a journalist.
Gazeteci acil bir durumda bile sakindi.The journalist was calm even in an emergency.
Ben bir gazeteci olmayı umuyorum.I hope to be a journalist.
Bir gazeteci olarak onun kariyeri seçkin başarılarla doluydu.His career as a journalist was full of distinguished achievements.
Bu kitabın yazarı Bay Ogata eskiden bir gazeteciymiş.Mr Ogata, the author of this book, used to be a newspaperman.
Benim erkek arkadaşım bir gazetecidir.My boyfriend is a journalist.
Gazeteci olmak için kararımı verdim.I have made up my mind to become a journalist.
Gelecekte gazetecilik işine girmek istiyorum.I'd like to get into journalism in the future.
Gazeteciye göre, bu, hayatı zaman harcamaya değer yapar.According to the newspaperman, it makes life worthwhile, doesn't it?
O, gazetecilikte büyük bir adamdır.He is a big man in journalism.
Gazetecilerle kendisi konuşma yaptı.He addressed himself to the reporters.
O bir gazeteci tarafından yöneltilen ani soruya şaşırmış görünüyordu.She looked puzzled at the abrupt question posed by a reporter.
Ben bir gazeteciyim.I am a journalist.
Oğlum bir gazeteci.My son is a journalist.
Onlar gazetecileri seçimlerle ilgili rapor vermekten engelledi.They barred journalists from reporting on the elections.
Gazeteci, teröristler tarafından kaçırıldı.The journalist was kidnapped by terrorists.
Bir hükümet yetkilisi gazetecilerin sorularını yanıtladı.A government official answered the reporters' questions.
Demokraside, gazeteciliğin bağımsız olması önemlidir.In a democracy, it is important for journalism to be independent.
O bir gazeteci.He's a journalist.
John hâlâ gece gazetecilik dersleri alıyor.John is still taking journalism classes at night.
Tom bir gazeteci olmak için kararını verdi.Tom made up his mind to become a newspaperman.
Tom bir gazeteci olmaya niyetleniyor.Tom intends to become a journalist.
Gazeteci çocuk hava nasıl olursa olsun gazeteleri dağıtır.The newspaper boy delivers newspapers no matter what the weather is like.
Gazeteci görüşmelerdeki her bir yeni gelişmeyi bildirdi.The journalist reported each new development in the talks.
O gazetecilerin söylediklerini sevmiyor.He does not like what the journalists have said.
Gazeteci olmak istiyorum.I want to become a journalist.
Ünlü sanatçılara gazeteciler tarafından baskı yapılır.Famous artists are pressed by journalists.
İspanyol bir gazeteciyim.I am a Spanish reporter.
O, gazetecilerin nasıl yanıtlanacağını bilir.He knows how to answer journalists.
Gazetecilerden sır saklamaya çalışmanın faydası yok.It's no use trying to keep secrets from journalists.
Gazeteci çocuk tüm hava koşullarında dağıtır.The newspaper boy delivers in all weather.
Bir gazeteci olmak istedim.I wanted to be a journalist.
Gazeteci olmak istiyordum.I wanted to be a journalist.
Gazeteci olmak istiyorsan dikkatli olmalısın.If you want to be a newspaperman, you have to be observant.
Biz gazeteciyiz.We're journalists.
O bir serbest gazeteci.He's a freelance journalist.
Tom bir gazeteci.Tom is a journalist.
Bir gazeteci olmak istiyorum.I want to be a journalist.
Gazetecilik metni edebi eser değildir.Journalistic text is not a literary work.
Kuzenim bir gazeteci.My cousin is a journalist.
Tom bir araştırmacı gazetecidir.Tom is an investigative journalist.
Ben serbest çalışan bir gazeteciyim.I'm a freelance journalist.
İşte sana bahsettiğim gazeteciler grubu.Here's the group of reporters I told you about.
Melanie bir gazeteci olarak çalışıyor.Melanie works as a journalist.
Tom bir serbest gazeteciydi.Tom used to be a freelance journalist.
Tom bir serbest gazeteci.Tom is a freelance journalist.
Onlar gazeteciye bir röportaj verdiler.They granted the journalist an interview.
Tom büyük bir gazeteci.Tom's a great journalist.
Tom bir bilim gazetecisidir.Tom is a science journalist.
Sen iyi bir gazetecisin.You are a good journalist.
O bir gazeteci ise ben bir yıldızım.If he's a journalist, I'm a star.
Biz öğrenciler de ünlü gazeteciler olabiliriz.We students can also become famous journalists!
Gazeteci misin?Are you a journalist?
Tom bir gazeteci olarak çalışır.Tom works as a journalist.
Hem Tom hem de Mary ödül kazanan gazeteciler.Both Tom and Mary are award-winning journalists.
Ne iyi bir gazeteci yapar?What makes a good journalist?
Tom bir gazeteci değil.Tom isn't a journalist.
Tom bir gazeteciydi.Tom used to be a journalist.
Bu gazetecilik değil; bu çöp.This isn't journalism; this is trash.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod