Ana içeriğe geç
Sözlük

gazete ile cümle

gazete kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Resmin Brooklyn'de çıkan ana akım bir Yahudi gazetesinde nasıl işlendiğine bakalım.Let's see how the photo ran in an Orthodox Jewish newspaper based in Brooklyn.
Bununla birlikte, bu bizim gibi süper gazeteciler için yalnızca bir iş değil,But this is not just a job for super-journalists or my organization.
Guardian Gazetesi içindi.It's for The Guardian newspaper.
Patron... ...gazeteye ilan verelim dediğinde karşı çıkmıştım.I... was against it when the boss wanted to post the ad in the newspaper.
Bir gazete yazısı " arkadaş bölgesi'ni " şu diyeceğim sözlerle tarif etmişti:A newspaper column once defined the friend zone as follows:
İlk olarak, The Guardian gazetesinden Jonathan Jones:So the first was Jonathan Jones from The Guardian.
Aynı Guardian gazetesi kendini çürütüyor,So the same Guardian rebuts,
Ve bir kaç hafta sonra gazete de okuyorsunuz.And then you read in the paper a few weeks later,
Gazetedeki soru şu şekildeydi:So the question in the newspaper was:
Bu özeti bunun gibi başlıklar yapabilmek için gazeteciler ile karar mercilerine veriyoruz.And we hand that summary to journalists and policy makers, in order to make headlines like these.
1835'te James Gordon Bennet ilk yüksek tirajlı gazeteyi New York şehrinde kurdu.In 1835, James Gordon Bennett founded the first mass-circulation newspaper in New York City.
Gazete arşivleri 1759'a kadar gidiyor. 58.1 milyon gazete sayfası!Newspaper archive goes back to 1759, 58.1 million newspaper pages.
Hangi gazetedeydi?What newspaper was it in?
Gazetede gördüm... Gerçekten bir prenses mi oldun?I couldn't believe it when I read the papers, but were you really a princess?
Tony bana bunu söylediğinde, kendi kendime "Gazeteci gibi oturuyor muyum?When Tony said that to me, I thought to myself, "Am I sitting like a journalist?
Gazeteci gibi bacak bacak üstüne atıyor muyum?"Am I crossing my legs like a journalist?"
Bütün gazeteciler bunu yapıyorlar.It's what all journalists do.
Bilirsiniz, Pazar sabahı gazetenizi açıp, kapuçinonuzu içersiniz.You know, Sunday morning, you flick the paper, get your cappuccino.
Slovakya'daki ilk bağımsız gazete.First independent newspaper in Slovakia.
İşte başkentten 400 kilometre uzakta basılması gereken bu günlük gazete.So here's the daily newspaper that has to be printed 400 kilometers away from the capital.
Son teslim saati öğleden sonra 4 olan günlük bir gazete.It's a daily newspaper with a deadline of 4 p.m.
Bu bir günlük gazetenin ekonomik gelişimini engellemenin bir çeşit çok iyi, çok yönlü yolu.It's a kind of very nice, sophisticated way how to economically strangle a daily newspaper.
Her neyse, orada bağımsız bir gazete çıkarıyor.Anyway, he's running independent newspaper there.
Bizimle iki yıl çalıştıktan sonra o küçük yerdeki en saygın gazete oluyor.After two years working with us, he becomes the most respected newspaper in that small place.
Bu yüzden gazeteyi dokuz aylığına bana ver, geri vereceğim.So give me the paper for nine months. I'll give it back to you.
Altı ay sonra gazete kapatıldı.Six months later the newspaper was closed.
Gazete okumak ve bu her yerde kanıt görmek.I read the newspaper and I see evidence of this everywhere.
Biliyorsunuz, bir numaralı alay aracı bugünlerde gazetedir.The number one organ of ridicule, nowadays, is the newspaper.
Ve eğer haftanın herhangi bir günü gazeteyi açarsanız, hayatlarını mahveden insanlarla doludur.If you open the newspaper any day of the week, it's full of people who've messed up their lives.
Bir şekilde, sempati spektrumunun bir ucunda, bulvar gazetelerini bulursunuz.In a way, if you like, at one end of the spectrum of sympathy, you've got the tabloid newspaper.
Yavaş yavaş bir gazeteci olarak gazetecilik hakkında şüpheci oldu.I gradually became skeptical about journalism as a journalist.
Yani, bir gazeteci olarak gazetecilik benim tutkum.So, as a journalist, journalism is my passion.
Düşünüyordum da, "Tamam, Peki ne gazetecilik ile yanlış gidiyor.I was thinking, "ok, well what's going wrong with journalism.
Peki, neden 1 - gazeteciler bizden daha zeki.So, reason 1 - Journalists are no smarter than the rest of us.
Gazeteciler bu güç akın eğilimindedir.Journalists tend to flock to those in power.
Biz gazeteciler için ünlü et, gücüne geçin.We journalists go to celebrity, we go to power.
Bu ne gazetecilik yapmak için bir eğilim vardır.That's what journalism has a tendency to do.
Anlamanı hiç basınç altında gazeteciyiz.Journalists are under no pressure to understand.
Harika bir gazeteci tarafından bir kitap var.There's a book by a great journalist.
Medya eleştirmeni kulüpler, gizlemek değil ama bazı fantastik gazeteciler var orada.I'm a media critic, I can't conceal it, but there are some fantastic journalists out there.
Bir tür olarak gazeteciler are bohça hayvan.Journalists as a species are pack animals.
Yük hayvanlar gazeteciler örnekleri vardır.It has examples of journalists as pack animals.
Vatandaş gazeteciliği - medya kendiniz nasıl öğrenin.Citizen journalism - learn how to be the media yourself.
Gerçekten gazetecilik açısından topluma hizmet etmek ve nasıl o ayarlanmamış olduğunu.Really the point of journalism is to serve society, and that's not how it's set up.
Bu yüzden, gazetecilik ayrıcalık söz konusu.So, the question of privilege in journalism.
Biraz daha uzun gazeteciler erkek olma eğilimi olduğu. Onlar beyaz olma eğilimindedirler.The slightly longer is that journalists tend to be male.
Katolik bir gazetenin eleştirmeni, önerime "totaliter" dedi.One reviewer for a Roman Catholic newspaper called it "totalitarian."
Şehirdeki gazeteler, kaç tane?Newspapers in the city, how many?
1 00:00:07,142 --> 00:00:11,436 Ole Berg Rusten (gazeteci):So it's really fun to play it.
Gazeteler yetişkinlik sürecinin değiştiğinden bahsediyorlar.Newspapers talk about the changing timetable of adulthood.
Gazeteciler 20'li yaşlarındakiler için "twixters" veJournalists coin silly nicknames for twentysomethings
Bu yüzden 5 sene boyunca hiç bir şey okumadım ne gazete, ne radyo,ne televizyon.So for five years I have not read anything - no newspaper, no radio, no television.
Bu, çoğu kişinin kimlik ya da kılık değiştirme gazeteciliği dediği şeydi.This was what many call immersion journalism, or undercover journalism.
Ben kılık değiştirmiş bir gazeteciyim.I am an undercover journalist.
Gazeteciliğim üç temel esasa dayanır: açığa çıkarma, tutuklatma.My journalism is hinged on three basic principles: naming, shaming and jailing.
Benim gazeteciiliğim açık delillerle ilgilidir.My journalism is about hard core evidence.
Eğer topluma faydası olmayacaksa, gazeteciliğin mahiyeti nedir ki?What is the essence of journalism if it doesn't benefit society?
Benim tarzımda gazetecilik toplulumumun bir ürünü.My kind of journalism is a product of my society.
İnsanların kılık değiştirme gazeteciliği hakkında bazen eleştiri yaptıklarını biliyorum.I know that sometimes people have their own criticisms about undercover journalism.
Metro News bu tepki için araştırmacı gazeteciWhen Metro News contacted investigative reporter
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod