Ana içeriğe geç
Sözlük

gayretli ile cümle

gayretli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Niyet iyiyse, yalnız aranızda olduğum zaman değil, her zaman gayretli olmak iyidir.Eifern ist gut, wenn's immerdar geschieht um das Gute, und nicht allein, wenn ich gegenwärtig bei euch bin.
Niyet iyiyse, yalnız aranızda olduğum zaman değil, her zaman gayretli olmak iyidir.Este bine să fii plin de rîvnă totdeauna pentru bine, nu numai cînd sînt de faţă la voi.
Niyet iyiyse, yalnız aranızda olduğum zaman değil, her zaman gayretli olmak iyidir.좋은 일에 대하여 열심으로 사모함을 받음은 내가 너희를 대하였을 때뿐 아니라 언제든지 좋으니라
Niyet iyiyse, yalnız aranızda olduğum zaman değil, her zaman gayretli olmak iyidir.Men det er godt at vise sig nidkær i det gode til enhver Tid, og ikke alene, når jeg er nærværende hos eder.
Niyet iyiyse, yalnız aranızda olduğum zaman değil, her zaman gayretli olmak iyidir.Men det er godt å vise iver i det gode alltid, og ikke bare når jeg er til stede hos eder.
Niyet iyiyse, yalnız aranızda olduğum zaman değil, her zaman gayretli olmak iyidir.No que é bom, é bom serdes sempre procurados, e não só quando estou presente convosco.
Niyet iyiyse, yalnız aranızda olduğum zaman değil, her zaman gayretli olmak iyidir.On hyvä, jos osoitetaan intoa hyvässä asiassa aina, eikä ainoastaan silloin, kun minä olen teidän tykönänne.
Niyet iyiyse, yalnız aranızda olduğum zaman değil, her zaman gayretli olmak iyidir.Slušnéť jest pak horlivě milovati v dobrém vždycky, a ne jen toliko tehdáž, když jsem přítomen vám.
Niyet iyiyse, yalnız aranızda olduğum zaman değil, her zaman gayretli olmak iyidir.Szép dolog pedig fáradozni a jóban mindenkor, és nem csupán akkor, ha köztetek vagyok.
Niyet iyiyse, yalnız aranızda olduğum zaman değil, her zaman gayretli olmak iyidir.Καλον δε ειναι να ησθε ζηλωται προς το καλον παντοτε και ουχι μονον οταν ευρισκωμαι μεταξυ σας.
Niyet iyiyse, yalnız aranızda olduğum zaman değil, her zaman gayretli olmak iyidir.горният Ерусалим е свободен, който е [на всички] майка;
Niyet iyiyse, yalnız aranızda olduğum zaman değil, her zaman gayretli olmak iyidir.Добре ж ревнувати всякого часу в доброму, тай не тільки, як я приходжу до вас.
Niyet iyiyse, yalnız aranızda olduğum zaman değil, her zaman gayretli olmak iyidir.Хорошо ревновать в добром всегда, а не в моем только присутствии у вас.
Niyet iyiyse, yalnız aranızda olduğum zaman değil, her zaman gayretli olmak iyidir.אבל טוב לקנא תמיד לטובה ולא לבד בהיותו אצלכם׃
Niyet iyiyse, yalnız aranızda olduğum zaman değil, her zaman gayretli olmak iyidir.حسنة هي الغيرة في الحسنى كل حين وليس حين حضوري عندكم فقط.
Niyet iyiyse, yalnız aranızda olduğum zaman değil, her zaman gayretli olmak iyidir.在 善 事 上 、 常 用 熱 心 待 人 、 原 是 好 的 、 卻 不 單 我 與 你 們 同 在 的 時 候 纔 這 樣
Niyet iyiyse, yalnız aranızda olduğum zaman değil, her zaman gayretli olmak iyidir.在 善事 上 、 常用 熱心 待人 、 原是 好 的 、 卻不單 我 與 你 們同 在 的 時候纔這樣
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Albowiem daję im świadectwo, iż gorliwość ku Bogu mają, ale nie według wiadomości.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Denn ich gebe ihnen das Zeugnis, daß sie eifern um Gott, aber mit Unverstand.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.For jeg gir dem det vidnesbyrd at de har nidkjærhet for Gud, men ikke med skjønnsomhet;
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Ik weet dat zij met veel toewijding God dienen, maar met verkeerde ijver.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Je leur rends le témoignage qu`ils ont du zèle pour Dieu, mais sans intelligence:
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Kajti pričujem jim, da imajo gorečnost za Boga, ali ne po pravem spoznanju.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.내가 증거하노니 저희가 하나님께 열심이 있으나 지식을 좇은 것이 아니라
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Lebo im dávam svedoctvo, že majú horlivosť Božiu, ale nie podľa pravého poznania.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Le mărturisesc că ei au rîvnă pentru Dumnezeu, dar fără pricepere:
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Mert bizonyságot teszek felõlök, hogy Isten iránt való buzgóság van bennök, de nem megismerés szerint.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Neboť jim svědectví vydávám, žeť horlivost Boží mají, ale ne podle umění.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Porque lhes dou testemunho de que têm zelo por Deus, mas não com entendimento.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Porque yo les doy testimonio de que tienen celo por Dios, pero no de acuerdo con un conocimiento pleno
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Rendo infatti loro testimonianza che hanno zelo per Dio, ma non secondo una retta conoscenza
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Sillä minä todistan heistä, että heillä on kiivaus Jumalan puolesta, mutta ei taidon mukaan;
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Thi jeg giver dem det Vidnesbyrd, at de have Nidkærhed for Gud, men ikke med Forstand;
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Ty det vittnesbördet giver jag dem, att de nitälska för Gud. Dock göra de detta icke med rätt insikt.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.διοτι μαρτυρω περι αυτων οτι εχουσι ζηλον Θεου, αλλ' ουχι κατ' επιγνωσιν.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Ибо свидетельствую им, что имеют ревность по Боге, но не по рассуждению.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.Сьвідкую бо їм, що ревність Божу мають, та не по розуму.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.כי מעיד אני עליהם שיש להם קנאה לאלהים אך לא בדעת׃
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.لاني اشهد لهم ان لهم غيرة الله ولكن ليس حسب المعرفة.
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.我 可 以 證 明 他 們 向 神 有 熱 心 、 但 不 是 按 著 真 知 識
Onlara ilişkin tanıklık ederim ki, Tanrı için gayretlidirler; ama bu bilinçli bir gayret değildir.我 可以 證明 他 們向神 有 熱心 、 但 不 是 按 著 真知識
Onlar da güçlü, zeki, gayretli, hareket edebilir ve evrime tabi.Anche loro sono forti intelligenti, ingegnosi in grado di muoversi, ed evoluti.
Onlar da güçlü, zeki, gayretli, hareket edebilir ve evrime tabi.De är också starka, intelligenta, flitiga, rörliga och utvecklande.
Onlar da güçlü, zeki, gayretli, hareket edebilir ve evrime tabi.Ellos también son fuertes, inteligentes, trabajadores, ágiles y evolucionan.
Onlar da güçlü, zeki, gayretli, hareket edebilir ve evrime tabi.Eux aussi sont forts, intelligents, appliqués, mobiles et évolutifs.
Onlar da güçlü, zeki, gayretli, hareket edebilir ve evrime tabi.Mereka juga kuat, cerdas, giat, bergerak, dan berevolusi.
Onlar da güçlü, zeki, gayretli, hareket edebilir ve evrime tabi.Mereka juga kuat, cerdas, rajin, mobile, dan evolusioner.
Onlar da güçlü, zeki, gayretli, hareket edebilir ve evrime tabi.Ne myös ovat vahvoja, älykkäitä, ahkeria, liikkuvia ja kehittyviä.
Onlar da güçlü, zeki, gayretli, hareket edebilir ve evrime tabi.Õk is erõsek, intelligensek, dolgosak, mozgékonyak, és fejlõdõk.
Onlar da güçlü, zeki, gayretli, hareket edebilir ve evrime tabi.Są także silne, inteligentne, ciężko pracujące, przemieszczają się i ewoluują
Onlar da güçlü, zeki, gayretli, hareket edebilir ve evrime tabi.Si ele sunt puternice, inteligente, harnice, mobile, si evolutive.
Onlar da güçlü, zeki, gayretli, hareket edebilir ve evrime tabi.Sie sind ebenfalls stark, intelligent, betriebsam, mobil und entwickeln sich.
Onlar da güçlü, zeki, gayretli, hareket edebilir ve evrime tabi.Také ona jsou silná, inteligentní, pracovitá, mobilní a vyvíjející se.
Onlar da güçlü, zeki, gayretli, hareket edebilir ve evrime tabi.Tudi one so močne, inteligentne, podjetne, mobilne in evolucionarne.
Onlar da güçlü, zeki, gayretli, hareket edebilir ve evrime tabi.Και τα μη ανθρώπινα ζώα βιώνουν αισθήσεις όπως κι εμείς.
Onlar da güçlü, zeki, gayretli, hareket edebilir ve evrime tabi.Они также сильны, интеллектуальны, трудолюбивый, мобильный, и evolutional.
Onlar da güçlü, zeki, gayretli, hareket edebilir ve evrime tabi.,גם הם, חזקים, אינטלגנטיים .חרוצים, ניידים, ומתפתחים
Onlar da güçlü, zeki, gayretli, hareket edebilir ve evrime tabi.גם הם, חזקים, אינטלגנטיים, חרוצים, ניידים, ומתפתחים.
Ve temel taşları gayretlilik, heves, çok çalışmak ve yaptığın işten zevk almaktı.A sarokkövek pedig: a szorgalom és a lelkesedés, kemény munka és élvezni, amit csinálsz.
Ve temel taşları gayretlilik, heves, çok çalışmak ve yaptığın işten zevk almaktı.Die Ecksteine sind Fleiß und Leidenschaft, also hart arbeiten und Freude daran haben.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod