Endonezya rupiahı, gayriresmî olarak Doğu Timor'da da kullanılmaktadır.Die Papuasprache wird ansonsten hauptsächlich im Osten von Osttimor gesprochen.
Buna da gayrinakdi kredi denir.Diese bieten aber nur Kredite.
Edward'ın değişik kadınlarla ilişkilerinden birkaç gayrimeşru çocuğu da olmuştur.Edward hatte mehrere Affären mit anderen Frauen.
2006 ekiminde New York'ta “Property Finder” adlı uluslararası gayrimenkul şirketini kurdu.Sie präsentierte dort ab August 2006 den World Business Report aus New York.
Çekimlerde Darryl F. Zanuck da gayrıresmi olarak kendisine yardım etmişti.Als Ausführender Produzent fungierte Darryl F. Zanuck.
2006 yılında da Gayrimenkul sektörüne giriş yapmıştır.Hier schaffte er 2006 auch den Sprung in den Profikader.
Ressam Leocadia ile bir ilişki yaşıyordu ve muhtemelen kadının gayrimeşru kızı olan Rosario'nun babasıydı.Mit Cicero war er eng befreundet; vermutlich war er ein Verwandter von dessen Frau Terentia.
Afganistan'da da Afgani ve Amerikan doları ile Pakistan rupisi gayriresmî olarak kullanılmaktadır.Auch der US-Sondergesandte für Afghanistan und Pakistan hat hier seinen Sitz.
Konsey haftada iki kez toplanır: her salı gayriresmî öğle yemeği ve her çarşamba karar alma oturumu.Damit durften die Luher Bürger jährlich zwei Jahrmärkte und an jedem Mittwoch einen Markttag ausrichten.
Gloucester Dükü Richard, yeğenleri gayrimeşru ilan edilince 6 Temmuz 1483'de III. Richard olarak tahta çıktı.Am Vorabend der Krönung Richards III. wurde Sir Percy am 5. Juli 1483 zum Ritter geschlagen.
Gayri meşru çocuk yapıp kaçar.Des jungen Hünefeld Werden und Weg.
Er Woyzeck, sevgilisi Marie ve “gayrimeşru” çocuğu ile yaşamaktadır.Das Geld spart Wozzeck für seine Geliebte Marie und das gemeinsame, uneheliche Kind.
Alessandro, II. Lorenzo de’ Medici’nin gayri meşru çocuğu olarak bilinmektedir.Alessandro wurde als illegitimer Sohn von Lorenzo di Piero de’ Medici anerkannt.
Bunlar Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) ve Gayri Safi Millî Hasıla (GSMH) kavramlarıdır.Beispiele für solche sind ə̀náá "mit (zusammen)" und àa "mit (instrumental)".
Gayrivatandaş mısın?Es-tu non-ressortissant ?
Güneş Sistemi bazen gayri resmî olarak farklı bölgelere ayrılır.De façon informelle, le Système solaire est souvent divisé en zones distinctes.
"Don't be evil" (Kötü olma), Google'ın gayri resmi kurumsal sloganıdır.Don't be evil (littéralement, « Ne soyez pas malveillants ») est la devise ou le slogan informel de Google.
Sicilya'daki Arbëreshë bayrağı (gayrîresmî).Le drapeau de la Sicile.
Robert'dan doğma gayrimeşru bir kız çocuğu vardır.Marie est sur le point d'accoucher.
2006 yılındaki gayrisafi millî hasıla 9,1 Milyar USD tutarındadır.Son budget annuel pour 2006 est de 9,1 milliards de dollars.
Bu tür genel kabul görmemiş üçlemelere "gayrıresmi üçlemeler" adı da verilmektedir.Ils sont même souvent étonnés du comportement incompréhensible de ces « tribus locales ».
Gayri resmi dünya şampiyonu olarak da bilinir.Il est même tout proche de se qualifier pour le championnat du monde.
1962 Hattı iki bölge arasında adeta gayriresmi bir sınır oluşturuyordu.En 1938, il n'avait qu'un seul point de passage entre les deux États.
Çekimlerde Darryl F. Zanuck da gayrıresmi olarak kendisine yardım etmişti.C'est ainsi qu'elle fait connaissance avec Darryl F. Zanuck et s'en éprend peu à peu.
Bunlardan 90.000 çalışanı gayrimenkul danışmanıdır.Parmi celles-ci, 90.000 sont membres du Mouvement des Sans Terre.
RE/MAX International, Amerika Birleşik Devletleri menşeli gayrimenkul şirketidir.RE / MAX International est une organisation immobilière.
Gayrıresmî olarak Zimbabve'de de kullanılır.Il est également très implanté en Afrique.
New Jersey'deki tüm gayrı menkullerden emlak vergisi alınmaktadır.Choix obtenu des Devils du New Jersey.
Gayri meşru çocuk yapıp kaçar.La jeune panique et fuit.
Gayrimenkul sahiplerinden de Emlak vergisi tahsil edilmektedir.Cependant il est tenu compte des biens détenus en nue-propriété.
Gayri resmi rakamların çok daha yüksek olduğu ifade edilmektedir.Mais le bilan réel est estimé comme étant très probablement bien plus élevé.
Bu kurumun matbu organı olan gayriresmî "Yaşıl Söz" bültenini yayınladı.Pourquoi cette couche « notable » de sels recouvrant le corps ?
Satın alınmış olan gayrimenkuller satılmaya çalışıldı ancak değerinin çok altına bile satılamadı.Il est probable que des œuvres ont été vendues aux enchères sans que l'on y attache d'importance.
Endonezya rupiahı, gayriresmî olarak Doğu Timor'da da kullanılmaktadır.Le tetun prasa est la forme parlée dans tout le Timor Oriental.
Bunun yanı sıra, çok sayıda da gayrimenkulu var.Et de plus, vous avez une abondance de ressources : .
İki meşru oğlu, Aderbal and Yempsal, ve bir de gayrımeşru bir oğlu, Yugurta, vardı.Elle lui donna au moins deux fils, Arsame et Gobryas, et une fille, Artazostre.
Günümüzde melelerin birçoğu gayriresmi olarak imamlık yapmaktadır.De nos jours plusieurs miracles lui seraient accordés.
Karadağ ve Kosova gibi bazı ülkeler de gayriresmî olarak euroyu para birimi olarak kullanmaktadır.Chypre et Malte adoptent l'euro comme monnaie officielle.
Bunlardan birisi gayrimüslim, üç tanesi ise Müslümanlara ait olduğu anlaşılmaktadır.Aucun de ceux-ci ne s'est couché, seulement trois d'entre eux sont sortis de leurs rails.
Warszawianka (1831) Varşova şehrinin gayriresmi marşı olarak kabul görmektedir.La Varsovienne de 1831 est largement considérée comme l'hymne officieux de Varsovie.
Popüler gayriresmi Grand Theft Auto: San Andreas modifikasyonu için kullanılır.Article détaillé : Musiques de Grand Theft Auto: San Andreas.
Bu ilişkilerden bir erkek biri kız 2 gayrimeşru çocuğu oldu.Et voici la raison : Il était une fois un fermier qui avait deux filles superbes.
Ayrıca gayrimüslimlerin silah taşıması ve atlara ya da develere binmesi de yasaktı.Se les prohibió llevar armas o cabalgar sobre caballos y camellos.
Dirhem gayriresmî olarak DH ya da Dhs olarak kısaltılır.También se puede encontrar abreviado como DH o Dhs.
Gayrısafî yurtiçi hâsılasının üçte biri ve ihracat gelirlerin %90'ı tarımdan kaynaklanır.Más de un tercio del PIB y el 90% de las exportaciones provienen de la agricultura.
Uli Latukefu - Byamba, Kağanın gayri meşru oğlu,İmparatorluk Ordusunun ve Moğol Komutanı.Uli Latukefu como Byamba, hijo bastardo del Khan, general de la guardia imperial y de la horda mongol.
Gayrimüslimler bireylere ve devlete, hatta dış devletlere borç veriyordu.Préstamos de extranjeros al Estado o a particulares.
RE/MAX International, Amerika Birleşik Devletleri menşeli gayrimenkul şirketidir.RE/MAX es una organización internacional de bienes raíces.
Bu pozisyonlar basketbol kurallarında zorunlu tutulmaz ve gayri resmi oyunlarda bazen kullanılmaz.Estas reglas no están contempladas en el paintball profesional y solo se suelen aplicar en juegos recreativos.
IX. Mikhail'in gayrimeşru bir çocuğuda kayıtlı değildir.Tampoco lo está la existencia de hijas ilegítimas de Miguel IX.
Gayrimüslim tüccarların evlerine ve dükkanlarına saldırıldı.Asaltaron las tiendas de comerciantes y las casas de comerciantes y profesionales locales.
İl, Türkiye gayrisafi millî hasılasının %9'una sahiptir.El MNB mantiene una objetivo de inflación a medio plazo del 3%.
Cannon 1985 yılında ikinci evliliğini gayrimenkul yatırımcısı Stanley Fimberg ile gerçekleştirdi.Dyan volvió a casarse en el año 1985 con el productor Stanley Fimberg.
Normalde Osmanlı Ordusu, yalnızca 20 ile 45 yaş arasındaki gayrimüslim erkekleri düzenli orduya alıyordu.Hasta el 30 de octubre no se movilizaría a toda la población masculina de 20 a 45 años al Ejército.
Moldoviţa Manastırı, 1532'de III. Ştefan'ın gayrımeşru oğlu Petru Rareş tarafından yaptırılmıştır.El Monasterio de Moldovița fue construido en 1532 por Petru Rareș, hijo ilegítimo de Esteban III de Moldavia.
İnşaat, gayrimenkul yatırım ve enerji üretim alanlarında faaliyet gösterir.Jornadas: Ahorro y eficiencia energética en instalaciones ganaderas.
Ancak 1993 yılında altı, 1994 yılında ise dokuz adet prototip gayri resmi olarak üretildi.Sólo en 2004, 1649 productos endulzados artificialmente fueron lanzados.
Bunun yanı sıra, çok sayıda da gayrimenkulu var.Con lo que por desgracia también exista mucha orfandad.
1962 Hattı iki bölge arasında adeta gayriresmi bir sınır oluşturuyordu.En 1916, se fijó un tratado definitivo de delimitación entre ambas partes.
Gayriresmi ilişkiden beş tane çocuğu olmuştur.Es integrada por cinco jóvenes chuquisaqueños.