Ana içeriğe geç
Sözlük

gayrı ile cümle

gayrı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Gayri vecihle değildir.Milosť nie je vec.
Gayri müslim halk için büyük düzenlemeler yapıldı.Niektoré veci by boli šokujúce pre verejnosť...
Katolik Kilisesi O’nu gayrimeşru ilan ettiğinden Katolik olamazdı.Bez nich by katolícka cirkev nebola skutočne katolíckou.
Gayrimüslimlerin şehre girmesi yasaktır.Do kláštora bolo zakázané vstupovať ženám.
Gayrısafî yurtiçi hâsılasının üçte biri ve ihracat gelirlerin %90'ı tarımdan kaynaklanır.Poľnohospodárstvo sa podieľalo na viac než 1/3 HDP a 90% exportných príjmov.
Buna da gayrinakdi kredi denir.To sa potom nazýva diskontný úver.
Resmi rakamlara göre 4000, gayrı resmi rakamlara göre ise 10,000 kişinin öldüğü bildirilmiştir.Podľa oficiálneho štátneho smútku zahynulo 11 000 ľudí.
Gloucester Dükü Richard, yeğenleri gayrimeşru ilan edilince 6 Temmuz 1483'de III. Richard olarak tahta çıktı.Richard potom 6. júla 1483 nastúpil na trón ako Richard III.
"Mı, Byelarusı" (Beyaz Rusça: Мы, беларусы; "Biz Beyaz Ruslar") Beyaz Rusya'nın gayriresmi ulusal marşıdır.Мы, белорусы – My, belorusy, v preklade My, Bielorusi) je neoficiálny názov štátnej hymny Bieloruska.
Mürşitten gayrısı kendi ismine biat alamaz.Hrubé pleso nie je zaužívaný názov.
Bu nedenle Hartford, biraz abartılı olarak, "Dünya'nın sigortacılık başkenti" gayri-resmi ismini taşımaktadır.Zaradi tega si je Port Vila prislužila vzdevek »svetovna prestolnica katastrof«.
Gayri meşru çocuk yapıp kaçar.Mladenič vstane in odide.
Leonardo da Vinci'nin arkadaşı da olan matematiksel yetenekli Avukat Fazio Cardano'nun gayri meşru oğludur.Cardano je bil nezakonski sin matematično nadarjenega odvetnika, prijatelja Leonarda da Vincija.
Gayri resmî olarak ligde yer aldılar, fakat maçları lig tablosu sonuçlarına alınmadı.Ker je šlo za prijateljsko tekmo, gol ni zabeležen v uradni statistiki.
14 Liverpool taraftarı gayriihtiyari adam öldürme suçundan hüküm giymiştir.Štirinajst navijačev Liverpoola je bilo obsojenih.
Öğrencilerin hepsi erkek, çoğu gayri-müslimdi.Redni učenci so bili moški, ženske pa le privatistke.
Resmi rakamlara göre 4000, gayrı resmi rakamlara göre ise 10,000 kişinin öldüğü bildirilmiştir.Za optimate in numere je izrecno navedeno, da so šteli po 4.000 mož.
Bir gayrimenkul artışı bir çöküşle sona erdi.Pohod se je končal s polomom.
ISO 4217 kodu verilmemiştir ancak gayriresmi olarak GGP kullanılmaktadır.Koda po ISO 4217 je NOK, čeprav je lokalna okrajšava navadno le kr.
Bu isim gayri resmi olarak Güneş Sistemi'ndeki gezegenlere olan benzerlikleri göstermek için kullanılır.Šis pavadinimas neformaliai vartojamas siekiant pabrėžti panašumus su Saulės sistemoje esančiomis planetomis.
2009 yılı devlet borçları 198.4 milyar dolar ile Gayrisafî yurtiçi hâsılanın yüzde 40.5'i kadardır.Valstybės skola 2009 m. sudarė 198,4 mlrd. JAV dolerių arba 40,5 % bendrojo vidaus produkto.
Ayrısı gayrısı yoktur.Atskiros zakristijos nėra.
Gayri safi millî hasılanın %6'sını tarım ve %11'ini küçük endüstriyel sektör karşılar.Žemės ūkis sudaro 6 % BVP, o lengvosios pramonės sektorius 11 % BVP.
Gayri resmi rakamların çok daha yüksek olduğu ifade edilmektedir.Spėjama, kad tikrieji skaičiai didesni.
Bölüm kılavuzu gibi pek çok resmî ya da gayri resmî Simpsonlar kitabı piyasaya sürüldü.Buvo išleista ir daug oficialių bei neoficialių „Simpsonų“ knygų, tam tikrų epizodų vadovų.
Bu nedenle Hartford, biraz abartılı olarak, "Dünya'nın sigortacılık başkenti" gayri-resmi ismini taşımaktadır.Todėl miestelis neoficialiai vadinamas pasaulio vandens pramogų sostine.
Böylece 1932’de kendisine 5 bin lira değerinde gayrimenkul verildi.Kaip bebūtų galiausiai jis buvo parduotas už 8000 svarų.
Curiel, İsrail ile FKÖ arasındaki gayri resmi iletişimde önemli rol üstlenmiştir.Oslo susitarimai išlieka svarbiu dokumentu santykiuose tarp Izraelio ir Palestinos.
Mary de gayrimeşru ilan edildi.Marijai ji buvo lemtinga.
Buna da gayrinakdi kredi denir.Seda tuli võtta laenuna.
Eskiden bulunan gayrimüslim sayısı şimdi belki de yok derecede azdır.Kuid minu asunduse asukoht on sarnane, et vähemalt praegu ei võimalda väga palju lootusi.
Gayri resmi rakamların çok daha yüksek olduğu ifade edilmektedir.Pressiesindaja sõnul võivad tegelikud arvud olla märkimisväärselt suuremad.
Turizm sektörü gayri safi millî hasılanın %28`ini karşılamaktadır.Haritav maa moodustab valla üldpinnast 28%.
Her bir önemli Medici ailesi üyesi bir gayrimenkule sahipti.Iga surnud füüsiline isik on pärandaja.
Bunun dışında kitaplar ve diğer yöntemler gayri-resmi sayılır.Seepärast on raamatud ja vaatenurgad eripalgelised.
Gayrıresmi yapılan bu görüşmeler, TV yayınından sonra Nixon'a büyük popülerlik kazandırmıştı.Hiljem, kui see avalikuks tuli, langetas see oluliselt Nixoni populaarsust.
Adına gayrimenkul var mı?A kocsi a maga nevén van?
Adına gayrimenkul var mı?Cette terre est t'appartient à toi seul ?
Adına gayrimenkul var mı?Λοιπόν, είναι τα ακίνητα στο όνομα σου;
Adına gayrimenkul var mı?هل صحيح ان جميع الغقارات بإسمك؟
Ben gayrımenkul piyasası hakkında oldukça iyimser düşünüyorum.Jsem docela optimistický ohledně trhu nemovitostí.
Ben gayrımenkul piyasası hakkında oldukça iyimser düşünüyorum.恐らく、10年後にはまた戻るでしょうと考えている。
Benimle nasıl böyle gayri resmi konuşursun?De miért beszél velem tegeződve? Ó.
Benimle nasıl böyle gayri resmi konuşursun?Mais pourquoi est-ce que vous me tutoyez ? Ah !
Benimle nasıl böyle gayri resmi konuşursun?Αλλά πως και μου μιλάς ανεπίσημα; Αα...
Benimle nasıl böyle gayri resmi konuşursun?لماذا لا تستعمل صيغة الاحترام عندما تتحدث معي؟ ...ااه
Bir de gayrıresmi örgütler vardır; cemiyetler, aileler, sosyal iletişim grupları gibi.Familien, soziale Netzwerke.
Bir de gayrıresmi örgütler vardır; cemiyetler, aileler, sosyal iletişim grupları gibi.공동체, 가정, 사회관계와 같은 사적 환경이 있습니다.
Bir de gayrıresmi örgütler vardır; cemiyetler, aileler, sosyal iletişim grupları gibi.les familles, les réseaux sociaux.
Bir de gayrıresmi örgütler vardır; cemiyetler, aileler, sosyal iletişim grupları gibi.וסביבות לא-פורמליות, קהילות, משפחות, מערכות חברתיות.
Bir de gayrıresmi örgütler vardır; cemiyetler, aileler, sosyal iletişim grupları gibi.وهنالك طرق غير رسمية مثل المجتمعات والعائلات .. والشبكات الاجتماعية
Bir de gayrıresmi örgütler vardır; cemiyetler, aileler, sosyal iletişim grupları gibi.私的な環境があります たいていはこの黄色い部分を実行します
Bir milyar -- bu her zamankinden fazla -- dağıtımdaki gayrisafi eşitsizlikten ötürü, tonajdan değil.1 مليار - أكبر من أي رقم سابق للجوعى - بسبب التفاوت الصارخ في توزيع الأغذية وليس بسبب الكمية .
Bir milyar -- bu her zamankinden fazla -- dağıtımdaki gayrisafi eşitsizlikten ötürü, tonajdan değil.Egy milliárd ... ez több mint valaha ... az elosztás kirívó egyenlőtlenségei miatt, nem a tonnák miatt.
Bir milyar -- bu her zamankinden fazla -- dağıtımdaki gayrisafi eşitsizlikten ötürü, tonajdan değil.십억명 -- 그 어느 때보다 많은 수죠 -- 이건 심각한 수급의 불균형 때문이지 절대량이 부족해서가 아닙니다.
Bir milyar -- bu her zamankinden fazla -- dağıtımdaki gayrisafi eşitsizlikten ötürü, tonajdan değil.Miliard -- to więcej niż kiedykolwiek. Przyczyną jest bardzo niesprawiedliwa dystrybucja. Nie zaś ilość.
Bir milyar -- bu her zamankinden fazla -- dağıtımdaki gayrisafi eşitsizlikten ötürü, tonajdan değil.Một tỷ -- con số này cao nhất từ trước đến nay -- bởi vì sự phân phối không đều đặn chứ không phải lượng tấn.
Bir milyar -- bu her zamankinden fazla -- dağıtımdaki gayrisafi eşitsizlikten ötürü, tonajdan değil.Satu milyar -- lebih banyak dari yang pernah ada -- karena distribusi yang sangat tidak merata, bukan jumlah.
Bir milyar -- bu her zamankinden fazla -- dağıtımdaki gayrisafi eşitsizlikten ötürü, tonajdan değil.Ένα δισεκατομμύριο- περισσότεροι παρά ποτέ- εξ αιτίας των τεράστιων ανισοτήτων κατανομής, όχι της ποσότητας.
Bir milyar -- bu her zamankinden fazla -- dağıtımdaki gayrisafi eşitsizlikten ötürü, tonajdan değil.Един милиард - това е повече от всякога - заради неравномерно разпределение, не заради липса.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod