Bizimle gerçekten gayet iyi bir şekilde ilgileniyorlardı.إنهم مهتمون بنا حقاً.
Biz şimdi bana yüzde 10 faizle para ödünç verdiğiniz gayet basit bir örnek işledik, değil mi?Así que recien hicimos un ejemplo donde tu me prestaste dinero por un año al 10%, ¿Verdad?
Biz şimdi bana yüzde 10 faizle para ödünç verdiğiniz gayet basit bir örnek işledik, değil mi?Chúng ta chỉ cần có một ví dụ đơn giản, khi mà bạn cho tôi vay tiền với lãi xuất 10% trong 1 năm, phải không.
Biz şimdi bana yüzde 10 faizle para ödünç verdiğiniz gayet basit bir örnek işledik, değil mi?Tocmai am dat un exemplu usor cu banii imprumutati pe un an, cu dobanda de 10%, nu?
Biz şimdi bana yüzde 10 faizle para ödünç verdiğiniz gayet basit bir örnek işledik, değil mi?Ukázal jsem vám velmi jednoduchý příklad, ve kterém jste mi půjčili peníze za roční úrok 10%, že?
Biz şimdi bana yüzde 10 faizle para ödünç verdiğiniz gayet basit bir örnek işledik, değil mi?Ukázal som vám veľmi jednoduchý príklad, v ktorom si mi požičal peniaze za ročný úrok 10%, že?
Biz şimdi bana yüzde 10 faizle para ödünç verdiğiniz gayet basit bir örnek işledik, değil mi?Zrobiliśmy dość prosty przykład, w którym pożyczasz mi pieniądze na 10% rocznie, prawda?
Biz şimdi bana yüzde 10 faizle para ödünç verdiğiniz gayet basit bir örnek işledik, değil mi?? תמורה 10% ריבית, נכון
Biz şimdi bana yüzde 10 faizle para ödünç verdiğiniz gayet basit bir örnek işledik, değil mi?لمدة سنة في مقابل عشرة بالمئة ، أليس كذلك ؟
Biz şimdi bana yüzde 10 faizle para ödünç verdiğiniz gayet basit bir örnek işledik, değil mi?とても単純な例を見てきましたね 次に、例えば誰かが、彼らが私にかける金利
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,「10シケル払えば遅れて構わないの?
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,Așa că părinții au spus, în mod foarte înțelept,
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,A tak si rodiče řekli:
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,A tak si rodičia, vcelku rozumne, povedali:
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,E então os pais, muito sensatamente disseram,
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,En dus zeiden de ouders, niet onlogisch:
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,És a szülők, nagyon ésszerűen, azt mondták:
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,Jadi para orang tua malah berpikir
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,그래서 부모들은 당당하게 이야기했습니다.
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,Les parents ont donc dit, de manière assez sensée :
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,Quindi i genitori dissero ragionevolmente:
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,Rodzice zdroworozsądkowo uznali:
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,Und daher sagten die Eltern:
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,Và thế là các vị phụ huynh đồng tình nói,
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,Y así los padres, con bastante sensatez, dijeron:
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,Έτσι οι γονείς, πολύ λογικά είπαν,
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,Вот родители и сказали себе, - и были правы:
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,Родителите, съвсем логично, си казали,
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,Так, батьки сказали собі і були праві:
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,וכך ההורים, אמרו די בהיגיון,
Böylece ebeveynler gayet mantıklı olarak,فقال الآباء بتعقل كبير:
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.Aku menjadi sangat akrab dengan disfungsi tingkah lakunya.
Böylece gayet basit bir denklem oluşturduk.꽤 간단한 식이군요.
Böylece gayet basit bir denklem oluşturduk.מאליו, זה חישוב ברור מאליו
Böylece gayet basit bir denklem oluşturduk.وهذه تعتبر طريقة حسابية سلسة
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.Am devenit foarte familiarizată cu comportamentul său disfuncţional.
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.Habituei-me com seu comportamento disfuncional.
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.Ich habe mich vertraut gemacht mit seinem funktionsgestörten Verhalten.
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.Ik ben goed bekend geraakt met zijn gestoord gedrag.
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.Il suo comportamento disfunzionale mi è diventato familiare.
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.Jag har blivit väl förtrogen med dess dysfunktionella beteende.
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.Je suis devenue très proche de son comportement tourmenté.
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.저는 그 불완전한 행위에 아주 친밀하게 되었습니다.
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.Me he acostumbrado mucho a este comportamiento disfuncional.
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.Nagyon jól tisztába kerültem a rosszul működő viselkedésével.
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.Sžila jsem se s jeho špatně fungujícím chováním.
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.Tôi bắt đầu quen với sự thất thường của nó.
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.Zaznajomiłam się bardzo z jego dysfunkcyjną naturą.
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.Έχω εξοικειωθεί με την δυσλειτουργική συμπεριφορά του.
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.Станах запозната с неговото нелогично държание.
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.Я добре вивчила його порушену поведінку.
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.Я хорошо узнала его нарушенное поведение.
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.הפכתי להיות מודעת מאד עם התפקוד הלקוי שלו.
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.وأصبحت جدا معتادة على سلوكها المدمر.
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.我已經對自我 不良的行為好熟悉。
Bozuk davranışını gayet iyi anlar hale geldim.知り尽くしました でも 自分を恥じてはいません
Böyle gayet iyi.Ja, dat ziet er goed uit.
Böyle gayet iyi.Myślę, że tak jest dość dobrze.
Böyle gayet iyi.Tohle je tedy vektorové pole.
Böyle gayet iyi.Νομίζω οτί έτσι καλά είναι.