Floransa halkı bundan gayet hoşnutsuz olarak karşıladı.Veel bewoners van de kolonie waren hier erg ontevreden over.
Bununla beraber bu yolculuk gayet güç olmuştur.Voordeel hiervan was een (voor die tijd) zeer comfortabele loop.
469'da Papa bu gayri-Hristiyan bayramını yasaklayarak sadece kura çekilişine izin verdi.In 496 verbood paus Gelasius dit heidense feest.
Osmanlı Planı gayet basit şekilde hazırlandı.Gedacht werd dat de Plan U's relatief eenvoudig gereed te krijgen waren.
Gayet öfkeli olarak ona saldırmaya hazırlanır.Hij is dan zo woedend dat hij dingen stuk wil maken.
Gayem iyi bir insan olmak ve öyle ölmek.Hierdoor is het meer zo goed als dood.
Şehirde yaşayan Ostrogotlara karşı gayet iyi davranıldı.Er zijn in het stadje erg goede asfaltwegen aangelegd.
Halife Radî gayet dindardı.Hossa kreeg bijna gelijk.
Kanalın yapılması için gayet büyük sayıda işçi kullanıldı.Er was een enorme stijging in het aantal voorgenomen aan te leggen kanalen.
Bu cesetler yaz sıcağında gayet çabuk kokuşup çürümeye başlamışlardı.In de zomer gingen de kadavers snel stinken en ontbinden.
Bu anlamda kendisini tanrıya bir rakip olarak kabul ettirme gayreti içindedir.Sterker nog: zij begint zichzelf als God te beschouwen.
Özgün İngilizcesi: "I'm gay.Zijn favoriete zinsnede is: I'm free.
Çekimlerde Darryl F. Zanuck da gayrıresmi olarak kendisine yardım etmişti.Mankiewicz vertelde aan Darryl F. Zanuck dat hij het te lang vond.
ISO 4217 kodu verilmemiştir ancak gayriresmi olarak GGP kullanılmaktadır.Er bestaat geen ISO 4217-code voor het Guernseypond, maar als er een code nodig is wordt de code GGP gebruikt.
O maçlar gayri resmi olarak kabul edilir.Beide competities worden als officieel beschouwd.
Fakat bu sefer gayet başarısız oldu.Ditmaal faalde hij niet.
Protestocuların çoğu Afganistan saldırılarının gayrimeşru olduğunu düşünüyordu.Opvallend is dat de meeste Afrikaanse landen kozen voor een snellere toepassing.
Gay mahallesinde ne var ne yok?Wat doede gy in mijnen hof?
Fakat verilen bu nedenin uygunsuz ve gerçek olmadığına dair gayet inandırıcı delil bulunmaktadır.Overtuigend bewijs voor of tegen die stelling, ontbreekt echter.
Final - Rusya'dan Gaydarbek Gaydarbekov'a 28-18 yenildi.Hij verloor in de finale van de Rus Gaydarbek Gaydarbekov.
Yine İnsanın hareketleri halleri, cine gaybdır.De mens terug op maat van het mens-zijn.
Bunun yapılma sebebi gayet rahat üs olarak kullanılabilinmesidir.Desondanks blijft de eenheid vaak in gebruik omdat deze zo handig is.
Kartaca bu gayet sert koşulları kabul etmedi.Carthago kreeg vrede op vrij harde voorwaarden.
Bonnie Tyler ( Gaynor Hopkins 8 Temmuz 1951) Galli şarkıcı.Bonnie Tyler, artiestennaam van Gaynor Hopkins (Skewen, Wales, 8 juni 1951) is een Welshe zangeres.
Bu ilişkilerden bir erkek biri kız 2 gayrimeşru çocuğu oldu.Een van zijn favoriete grappen ging over een vrouw met twee zonen.
Gayri resmi rakamların çok daha yüksek olduğu ifade edilmektedir.Officieuze cijfers spreken van hogere aantallen.
Bu harekatında gayet merhametsiz hareket etti.Hij ging daarbij zeer wreed te werk.
Gayrimüslimlerin şehre girmesi yasaktır.Niet-moslims mogen de stad Mekka niet betreden.
1956'da çevrilen İkinci Dünya Savaşı konularını işleyen 2 film ise gayet başarılı oldu: .Het is een film uit de Tweede Wereldoorlog over de Tweede Wereldoorlog: de film speelt in 1942.
Mihail iktidarını kurmak gayreti ile orduya, bürokrasiye ve kiliseye cömertçe para dağıttı.Anderzijds voelde hij zich verplicht veel geld uit te geven aan het leger, aan de bureaucratie en aan de Kerk.
Kırıkkale’ye yerleşen insanlarımız gelişigüzel yerleşerek ev ve işyerlerini kurma gayreti içerisinde olurlar.Ze moeten zich staande zien te houden door onderdak en een baan te vinden.
Catherine'nin kızı Mary gayrımeşru ilan edildi.Dochter Marie-Catherine werd uit Parijs verbannen.
Gayatri (gāyatrī) gāyatra`nın dişil formudur ki bu da bir şarkı ve ilahi için kullanılan Sanskritçe sözcüktür.Gayatri is de vrouwelijke vorm van gāyatra; sanskriet voor lied of hymne.
Gayrimüslim (Osmanlı Türkçesi: غيرالمسلم), "Müslüman olmayan" demektir.Bijvoorbeeld: "Ik heb genoeg van de islam: geen moslimimmigrant er meer bij".
Katolik Kilisesi O’nu gayrimeşru ilan ettiğinden Katolik olamazdı.Als vurige katholiek kon hij deze taal dus niet aanvaarden.
Mary de gayrimeşru ilan edildi.Mark is echter gebeten.
Claudius hemen Poppea'nın başka işlerle gayet meşgul olduğunu anlar.Keela merkt dat Sophie wel erg druk is met junior.
Görev süresi boyunca ekonominin liberalleşmesi için gayret gösterdi.Zijn vrije tijd wijdde hij aan de verbetering van zijn economische verhandeling.
Bunun sebebi de gayet açıktır.De reden hiervoor is duidelijk.
“Hiçbir zaman insanlara bir mesaj vermek gibi bir gayem olmadı.Ik heb nooit de indruk gekregen dat je veel om mensen gaf.
Duğanyuvası'na 4 hane (9 erkek, 7 bayan) gayri mübadil yerleşmiştir..Er staan hier letterlijk vier huizen (boerderijen).
CIA verilerine göre İspanya'nın Gayri safi millî hasılası 1.362 trilyon dolardır.De confessionele zender Radio Maria heeft 1.836.000 luisteraars per dag.
Operadaki parçaların icra edilmesi... gayet zordu."De opnames van de drumpartijen waren uiterst lastig.
Kont bundan gayet üzüntü duyar ve ondan ayrılmaya hazırlanır.De groep gelooft het verhaal en vertrekt teleurgesteld.
Buda: Ben acıyı gayet iyi biliyor ve görüyorum, Kasapsa.Puk ziet dit en denkt dat het Poppedijn is.
Hiç olmazsa dikkatli olmaya gayret et.Probeer tenminste voorzichtig te zijn.
Catherine'nin kızı Mary gayrımeşru ilan edildi.Istnienie najstarszej córki, Marii, zostało zakwestionowane.
Julia gayet zor duruma düşmüştür.Hrabina Julia czuje się już znakomicie.
Ekonomideki işsizlik gayri iradi işsizlik olarak adlandırılmaktadır.Jest to tzw. bezrobocie ukryte.
Gaahl gay'dir.Chciałbym być gejem.
Her şey gayet açık.Już wszystko jasne.
Bonnie Tyler ( Gaynor Hopkins 8 Temmuz 1951) Galli şarkıcı.Bonnie Tyler, właściwie Gaynor Hopkins (ur. 8 czerwca 1951 w Skewen) – walijska piosenkarka.
Buna da gayrinakdi kredi denir.Że będzie to forma kredytowania?
Erişim tarihi: 9 Eylül 2013. ^ Sözlük anlamı: Gaydar nedir, gaydar ne demek?Czyja wina? (jesień 2013) Dlaczego ja? Osobny artykuł: Dlaczego ja?.
Güneş Sistemi bazen gayri resmî olarak farklı bölgelere ayrılır.Nieformalnie Układ Słoneczny jest czasami dzielony na oddzielne strefy.
Bu kralın moraline gayet fena tesir etti ve onu gayet üzdü.Dzięki królewiczowi klątwa została teraz z niego zdjęta, za co jest wdzięczny.
G8'in gayri resmi bir forum olduğu tasarlanır.Nazwa może celowo przypominać grupę G8.
Lizbon'da her yıl Lisbon Gay ve Lezbiyen Film Festivali düzenlenir.W Lizbonie odbywa się największy w Europie festiwal filmów LGBT Lisbon Gay & Lesbian Film Festival.
Gayri resmi dünya şampiyonu olarak da bilinir.Jest też uważany za nieoficjalne mistrzostwa świata.
"Rights for Gay Couples in Denmark" (İngilizce).Rights for Colombia gay couples (ang.).