Muazzam Turanşah gayet hızla Mısır'a doğru yola çıktı.A tempestade estava movendo-se rapidamente para Yap.
Edward'ın değişik kadınlarla ilişkilerinden birkaç gayrimeşru çocuğu da olmuştur.John também teve vários relacionamentos com outras mulheres.
"Support for gay marriage" (İngilizce).Labour Supporting Marriage Equality (em inglês).
Tigurinuslyr gayet büyük bir sürprize uğramışlardı.Os texianos alcançaram em completa surpresa.
Bayındır "Allah gaybı bilmez" diye bir söz söylememiştir.E respondeu, fingindo não conhecer o que é a Palavra de Deus: “O que é a Palavra de Deus?”.
Yalnız kalan Kont Floreski gayet kızgındır.O conde Fernão Gonçalves era muito devoto dele.
"'Gay' kelimesi hakaret sayılmamalıdır".«"Ser gay não é opção"».
Mary de gayrimeşru ilan edildi.Maria também aparece em Judgment.
Kendisi cinsel tercih olarak gaydir. ^ "Going beyond the pale".Lançam a seguir o single “Beyond The Pale”.
ISO 4217 kodu verilmemiştir ancak gayriresmi olarak GGP kullanılmaktadır.B O código da moeda não é reconhecido pelo ISO 4217, mas usado comercialmente.
Şişman Karl sanki "kucağına düşen" bu üçüncü krallığı gayet sevinçle kabul etti.".Charles aceitou de bom grado, sendo o terceiro reino a "cair em seu colo".
Üyeler Gayoon ve Jiyoon'dur.O duo é composto por Jiyoung e Jiyoon.
Önce 863 yılında gayet isyankar olan büyük kardeşi II. Carloman) babalarına karşı isyan etti.Em 863, seu irmão mais velho rebelde Carlomano se revoltou contra seu pai.
Fakirlere, dul ve yetimlere yardımcı olmak için gayret gösterirdi.Ajudava também jovens moças órfãs e viúvas pobres.
Senden gayrı kimsem yok.E eu não gosto mais do que qualquer um de vocês.
Hükümdarlığının ilk yılları gayet huzurlu geçti.O começo do seu reinado foi pacífico.
I. Aleksios tarafından büyütülmüş birisi için sürpriz bir şekilde, Aksuh gayet eğitimli birisidir.Sem novidade, para alguém elevado por Aleixo I, Axuco parece ter sido muito bem educado.
İsrail açık bir şekilde lezbiyen ve gaylere askerlik için izin veren tek ortadoğu ülkesidir.Israel é o único país do Oriente Médio que permite que pessoas abertamente LGB sirvam nas forças armadas.
Ruggerio buna gayet şaşırmış ve öfkelenmısrır.Bindusara ficou horrorizado e enfurecido.
Lefter 17 yaşındayken gayrimüslimlere karşı Varlık Vergisi yasası çıkarıldı.A 17, foram lhe concedidas as férias regulamentares.
Prusya'nın gayrimenkul elitleri Junkerler, birleşik devlette önemli bir siyasî güç elde etti.A elite prussiana, os Junker, ficaram com uma parte substancial do poder político no estado unificado.
Fakat 2011'de gay olduğunu açıklamıştır.Em setembro de 2011, assumiu ser homossexual.
Bu konuların gayet gerçekçi ve hatasız işlendiği gayet açıktır.Essas relações são valoráveis em verdadeiro e falso.
Gaahl gay'dir.Steele é gay.
Gizli yapılmaya gayret edilir.Isto é utilizado numa tentativa de assegurar confidencialidade.
Şehirdeki gayet agresif finansal sektör bu kenti devasa bir finansal merkez haline getirdi.A grande especulação imobiliária está se tornando este uma grande econômia na cidade.
Kullanımı gayet basit olan bir alettir.Um capacitor é um dispositivo bastante simples.
Gayretli olun ve pekleştirin yüreğinizi, hayata düşkün olmayın er meydanında.Vai ser divertido ver seu corpo sem vida bater no chão.
Sonuçta, her bir saldırı kötü gayret haline geldi.Consequentemente, cada assalto inimigo fracassou.
Böylece gayri resmi bir şekilde de olsa "Paco Rabal" olarak adlandırılarak sahne adını almış oldu.No entanto, as pessoas que o conheciam sempre o chamavam de Paco Rabal.
Vincent "yeni bir gayretle resim yapmaya devam edeceğini" yazmıştır.Van Gogh escreveu que agora podia "ir pintar com novo vigor".
Jüpiter sevgilisinin yanına gelmiştir ve sevgilisi ile birlikte olmayı gayet çok istemektedir.Com Eleanor fora do caminho ele pode estar à vontade com a sua jovem amante.
Gayzer kristali: Büyük çapta su çıkarır.Cristal Geiser - criam grandes erupções de água.
Cizvit misyonerlerin girişimleri hakkında gayet temkinli olarak davrandı.Não menos nefasta, para eles, era a ação dos missionários.
Yavrular doğuşta gayet büyüktür.Os filhotes já nascem com um bom tamanho.
Bir gayrimenkul artışı bir çöküşle sona erdi.Ocorreu um novo despertar com Masaccio.
Katolik Kilisesi O’nu gayrimeşru ilan ettiğinden Katolik olamazdı.A Igreja Católica também não as reconhece como autênticas.
Tohumlar gayet küçük ve boldur.As sementes são pequenas e numerosas.
Bu gayet soğuk havada İsveç ordusu askerlerinin moralleri de gayet bozulmakta idi.O mau tempo durante a noite diminuiu ainda mais o moral dos soldados.
Şehrin gayri safi bölgesel hasılası, ülkenin GSYİH'inin yaklaşık %8.5'ini oluşturmaktadır.O PIB da cidade representa cerca de 8,5 por cento do PIB do país.
İki tarafta gemileri arasındaki muharebe gayet şiddetli geçti.As relações entre as comunidades de ambos os lados foram cruelmente rompidas.
Muhalefet partileri ise gayrimeşru ilan edildi ve liderleri ya tutuklandılar ya da sürgüne yollandılar.Os partidos de oposição, como o Partido Reagrupamento Africano, ou foram fundidos com ele ou dissolvidos.
Elleri gayet ince, beyazdı.A face estava lânguida e branca.
1958 yılında, ilk amerikan uydusundaki gayger sayacı, Explorer 1, Dünya'nın radyasyon kemerlerini tespit etti.1958 — Primeiro satélite americano bem sucedido detecta o cinturão de radiação de Van Allen.
Büyük Sidhilere (ruhsal güçler) Gayatri Sadhana ile erişilir.Demônios: Criaturas com grandes garras.
Hayatımda daha az gay olan birisiyle tanışmadım."Nunca vi pessoa mais simples e encantadora".
Gayem iyi bir insan olmak ve öyle ölmek.Todos os homens são mortais, sou um homem, portanto sou mortal.
İstanbul'a geri döndüğünde sıhhati gayet kötüleşmiştir.Ao deixar à Bahia, seu estado de saúde piorou consideravelmente.
259. ^ "LSVD: The Lesbian and Gay Federation in Germany" (İngilizce).O LSU é membro da Federação de Gays e Lésbicas na Alemanha (LSVD).
Ama gayriresmi sürümlerde, tüm bölümlerin müziği Super Mario Bros. 3.'ten alınmıştır.Nesta animação eles mantem suas perspectivas personalidades mostradas em Super Mario Bros. 3.
Gayri meşru çocuk yapıp kaçar.Então rouba um porco assado e foge.
24 Şubat 2015 Resmi Site Gayriresmi Forum Unofficial Gayrıresmi Site21 de dezembro de 2015 Web site oficial do Bad boy South
Sosyal davranışları gayet iyi gelişmiştir.Estima-se que seu sistema social eram altamente avançados.
Tek gayesi prenseslerini bulmaktır.A princesa dança com os seus pretendentes.
O dönemde bu gayet aci verici, tehlikeli ve rizikolu bir tip proseduru idi.Não passava de um brinquedo barulhento, perigoso e caro.
Öte yandan bu gayretleri rakiplerinin ve düşmanlarının sayısını arttırdı.Estas façanhas aumentaram sua admiração entre inimigos e aliados.
Hocası rüyanın doğruluğunu tasdik edince Allah'tan başka bütün sevgileri kalbinden çıkarmak üzere gayret eder.Aqui, quando diverge em direção ao centro, a arca dos justos encontrará respeito em Deus.
Bundan sonra şehre yapılan demiryolları hatları şehrin gelişip büyümesinde gayet önemli rol oynadı.Posteriormente, as ferrovias desempenhariam um importante papel no desenvolvimento da cidade.
Lizbon'da her yıl Lisbon Gay ve Lezbiyen Film Festivali düzenlenir.Festival de Cinema Gay e Lésbico de Lisboa.
Twigs, kendisini etkileyen ilk müzisyenleri Billie Holiday, Ella Fitzgerald ve Marvin Gaye şeklinde sıraladı.Os primeiros cantores que tiveram um impacto sobre FKA foram Billie Holiday, Ella Fitzgerald e Marvin Gaye.