Köse, bu durumdan sonra Eurovision için yapılan gayriresmî teklifi reddetmiş olduklarını ekledi.أضاف كوسا بعد هذة الفترة أنهم رفضوا العرض غير الرسمي الذي تم عمله من أجل اليوروفيجن.
Naîmâ tarihinde bildirildiğine göre Koca Derviş Mehmed Paşa gayet iyi işbilir ve tutumlu idi.مثل: حدثني التاريخ عن أمجاد أمتي فشعرت بالفخر والاعتزاز.
İstanbul'a geri döndüğünde sıhhati gayet kötüleşmiştir.لدى عودته إلى سويسرا بدأت صحته تتدهور.
Ekran gayet güzel görünüyor.الشاشة نظيفة جدا.
Kanalın yapılması için gayet büyük sayıda işçi kullanıldı.وتم استخدام الكثير من مسار هذه القناة للسكة الحديدية.
Kaizen faaliyetlerini yürütmek için yumuşamadan gayret sarf edin.كافح بدون رأفة لتوصيل نشاطات كايزن.
Bu İngiltere'de gayet büyük aksi tesir yarattı.أما في بريطانيا فقد واجهت معارضة قوية.
Procopius gayet rahat bir biçimde bu askerleri kendi tarafına geçmeye ikna etti.قرر فابيوس أن يتقاسما القوات بدلاً من ذلك.
Şaşkına dönen Gaybi Bey, affını ister.شذى ويطلب منها الاعتذار، يحاول د.
Emevîler siyasi gayelerle Arap şairlerini desteklemişlerdir.شعراء معجم البابطين للشعراء العرب .
Bayındır "Allah gaybı bilmez" diye bir söz söylememiştir.كلام الله: قال الماتريدي كلام الله ليس بمسموع، وإنما المسموع الدَّال عليه.
Asıl gayesi de bu değildi.ولم يكن هذا كل شيء.
İl, Türkiye gayrisafi millî hasılasının %9'una sahiptir.تمتلك أنقرة 9% من مقاييس الدخل والإنتاج القومي لتركيا.
Ben bugün elimden gelse, bizzat dövüşmeye başlar ve dinin yükseltilmesine gayret ederim.”"إذا لم نحارب فإننا سوف نفنى، والحرب هي الطريق الوحيد للخلاص".
Gayrimüslimler bu tarihten sonra ilk kez devlet yönetiminin çeşitli kademelerinde görev aldılar.وهؤلاء كانوا وزراء العباسيين منذ أوائل أيام قيام دولتهم.
14 Liverpool taraftarı gayriihtiyari adam öldürme suçundan hüküm giymiştir.أربعة عشر من جماهير ليفربول تحصلوا على إدانات بالقتل غير المتعمد.
Santino (Sonny) Corleone'nin gayrimeşru çocuğudur.جيمس كان: بدور سوني كورليوني الابن الأكبر.
Gay mahallesinde ne var ne yok?ما الذي حدث هناك فعلا في مخيّمات اللاجئين؟.
Gayrimenkul sahiplerinden de Emlak vergisi tahsil edilmektedir.وبالإضافة إلى ذلك، أعفي أصحاب المنازل من ضريبة الأرباح الرأسمالية.
Gayr-i müslimlerin evlerine giderek, onlara İslâmiyeti anlatırdı.فمضى أصاحبُه في سبيلهم وتركوه وحده، ولم يكن له في نفسه حيلة، فأدركه جنود إسماعيل وأخذوه أسيرا.
Gayri menkullerinin varisi olarak zengin oldu.فأصبح اللص صاحب ثروة..
2003’ten bu yana Rusya Müftüler Konseyi Başkanı Ravil Gaynutdinov’un danışmanı olarak görev yapmaktadır.منذ عام 2003 إلى اليوم يشغل منصب مستشار لرئيس مجلس المفتين في روسيا الشيخ راوي عين الدين.
Türk nüfus içinde Alevilerin oranı gayri resmi rakamlara göre %18-20 arası, resmi rakamlara göre %13'tür.قدّرت نسبة المسيحيين في تركيا في بداية القرن العشرين بين 18%-33% وذلك بحسب مصادر مختلفة.
Gayet şiddetli bir fırtına esmektedir.فإذا زلزال شديد قد حدث.
Satın alınmış olan gayrimenkuller satılmaya çalışıldı ancak değerinin çok altına bile satılamadı.كانت السيارات تُصنع جيدا لكنها أصبحت تُكلف أكثر من ثمن بيعها.
Liverpool'da boks sporu gayet popülerdir.تقع أحداث المسلسل في ليفربول.
En sonunda devlet, ülkenin gayri safi yurtiçi hasılasının yarısından fazlasını harcadı.وفي النهاية أنفقت الحكومة أكثر من نصف الناتج المحلي الإجمالي.
Aynı zamanda az gelirliler ve fakir ve fukaraya karşı gayet eli açıktı.كما اتسعت الفجوة بين الأغنياء والفقراء وازدادت وضوحًا.
Gayet çabuk yazabilmek melekesine sahiptir.كان سريعاً في الكتابة.
Şehirde ayrıca askerî gayeli olarak kullanılan İncirlik Havaalanı da bulunmaktadır.وبالإضافة لذلك يوجد بالمدينة قاعدة إنجرليك الجوية المستخدمة لأغراض عسكرية.
Buna Bradamente gayet üzülür.فلحنها حقًا حزين!
Bir çocuk olması da düşünülür ise gayet başarılıdır.لا بدّ من الإحتفال بنجاح الطفل حتى لو كان هذا النجاح بسيطاً.
Gayri Safi Yurtiçi Hasılaya göre Japonya, Amerika Birleşik Devletleri'nden sonra dünyada ikinci sıradadır.ففي هذا القطاع تأتي اليابان في المركز الثاني عالميا بعد الولايات المتحدة الأمريكية.
Gayet zor olduklari bilinen binicilik gösterileri yapmaya başladı.أحداثه تُنذر بصراعات خطيرة ستظهَر.
Ne iştir; ne gayrettir?Farata: o que é (ou está sendo) feito.
Salih Eyyub gayet acele olarak Mısır'a geçti.E bem depressa dirigiu-se ao outro: 'Eumeu!
Mitchell Gaylord, O'Donnell'ın dublörlüğünü yaptı.Mitchell Gaylord serviu como o dublê de O'Donnell.
Erişim tarihi: May 22, 2013. ^ "Men.com Now Includes Straight Porn In A Gay Porn Scene".Consultado em 22 de maio de 2013 «Men.com Now Includes Straight Porn In A Gay Porn Scene».
Söylenceye göre Buda'nın aydınlanmasından 250 yıl sonra İmparator Asoka Bodh Gaya'yı ziyaret etmiştir.Acredita-se que, 250 anos depois da iluminação de Buddha, o imperador Asoka tenha visitado Bodh Gaya.
Sembol 1970 yılında New York'lu "Gay Activists Alliance" derneği tarafından seçildi.O símbolo foi originalmente escolhido pela Gay Activists Alliance de Nova Iorque em 1970.
"All Red Line", Britanya İmparatorluğu'nun telgraf sisteminin gayriresmi adıdır.All Red Line foi o nome informal do sistema de telégrafos elétricos que ligou o Império Britânico.
Huzursuzdu, sürekli sigara içiyordu ve iyi bir izlenim bırakmak için fazlasıya gayret gösteriyor gibiydi.Ele Estava inquieto, fumava sem parar e parecia estar tentando dar uma boa impressão.
Shinjuku ni-chōme: Tokyo'nun en bilinen gay semtidir.Shinjuku Ni-chōme: o distrito gay mais conhecido de Tóquio.
2002 yılında ise kendi organizasyonu olan Gaylactic Spectrum Awards Foundation tarafından verildi.Em 2002, os prêmios foram entregues a sua própria organização, o Gaylactic Spectrum Awards Foundation.
Khan gayesini "Her yaştan çocuğun öğrenimini hızlandırmak.Khan delineou sua missão como a "acelerar o aprendizado para os alunos de todas as idades.
Erişim tarihi: 2 Şubat 2009. ^ "First gay PM for Iceland cabinet".Consultado em 31 de janeiro de 2009 «First gay PM for Iceland cabinet».
Gay mahallesinde ne var ne yok?O que tem de errado com o sexo gay?
The Men I Wanted, Lucas Kazan tarafından yönetilen 2007 yapımı gay porno filmi.The Men I Wanted é um filme pornográfico gay dirigido por Lucas Kazan em 2007.
Bu hem Aminta'yi çok sinirlendirmiştir ve hem de Agnore'yı da gayet hoşnutsuz etmiştir.Por sua desobediência, Adão passou a conhecer o mal, tornando-se pecador (desobediente).
O gece, Kurt, babasına gay olduğunu açıklar.Kurt conta para seu pai que é gay.
Catherine'nin kızı Mary gayrımeşru ilan edildi.A filha da senadora, Catherine, é resgatada.
Fakat yeni yılda sıhhati gayet bozuldu.Passa o novo ano já muito doente.
Bu keşif Gay-Lussac isimli bilim adamına ideal gaz kanununu elde etme fırsatını verecekti.Esta ferramenta deu a Gay-Lussac a lei do gás ideal.
Bunlar; Müslümanlar ve Gayrımüslim'lerdir.Estes são divididos em partidas ranqueadas e não ranqueadas.
Hemmings aktör ve yönetmen David Hemmings ve aktris Gayle Hunnicutt'ın çocuğudur.Ele é também o filho do ator e diretor David Hemmings e da atriz Gayle Hunnicutt.
RE/MAX International, Amerika Birleşik Devletleri menşeli gayrimenkul şirketidir.RE/MAX é uma organização internacional de imobiliária.
Byron'un diğer bütün çocukları gayrimeşru doğmuştur.Todos os outros filhos de Lorde Byron nasceram fora do casamento.
Özgün İngilizcesi: "I'm gay.Em língua portuguesa: "Eu sou um Jedi".
Tüm gayzerler arasında en bilineni ise bu parkın içindeki Old Faithful’dur.O gêiser mais famoso do mundo, denominado Old Faithful, encontra-se neste parque.
4 Mart 2009 tarihinde kaynağından arşivlendi. ^ a b "Spain approves liberal gay marriage law" (İngilizce).Cópia arquivada em 13 de outubro de 2009 «Spain approves liberal gay marriage law».