Guess she gave you things I didn't give to youKurasa dia berikan sesuatu padamu yang tak sanggup kuberikan padamu
Guess she gave you things I didn't give to youSupongo que ella te dió las cosas que yo no te dí
Guess she gave you thingsImmagino ti abbia dato cose
Guess she gave you thingsPewnie dała ci to
Guess she gave you thingsأعتقد أنها أعطت لك الأمور
Gündüz gava sıcaklığı, örneğin, - 10 °C, hatta bazen - 20 °C bile olabilir.De jour, la température peut être, par exemple, de - 10 degrés Celsius, parfois même - 20 degrés.
Gündüz gava sıcaklığı, örneğin, - 10 °C, hatta bazen - 20 °C bile olabilir.Durante el día, la temperatura puede llegar a -10 grados centígrados y, a veces, incluso a -20 grados.
Gündüz gava sıcaklığı, örneğin, - 10 °C, hatta bazen - 20 °C bile olabilir.Päivälämpötila voi olla esimerkiksi -10 celsiusastetta ja joskus jopa -20 astetta.
Gündüz gava sıcaklığı, örneğin, - 10 °C, hatta bazen - 20 °C bile olabilir.Temperaturen kan t.ex. dagtid vara -10 Celsiusgrader och ibland till och med -20 grader.
Gündüz gava sıcaklığı, örneğin, - 10 °C, hatta bazen - 20 °C bile olabilir.Дневная температура воздуха может быть, например, -10 градусов по Цельсию, а иногда даже -20 градусов.
"Hey Gavin, nasılsın?"Cześć Gavin, co słychać?
"Hey Gavin, nasılsın?"E aí Gavin, beleza?
"Hey Gavin, nasılsın?"Ehi Gavin, cosa c'è?
"Hey Gavin, nasılsın?" Gavin doğmadan yıllar önce, hayatım başka bir çocuk tarafından değişmişti.Creo que tenemos el video
"Hey Gavin, nasılsın?" Gavin doğmadan yıllar önce, hayatım başka bir çocuk tarafından değişmişti.Des années avant que Gavin ne naisse,
"Hey Gavin, nasılsın?"Gavine, co se děje?
"Hey Gavin, nasılsın?"Hei Gavin, ada apa?
"Hey Gavin, nasılsın?"Hei Gavin, what's up?
"Hey Gavin, nasılsın?"Hej Gavin, hur är läget?
"Hey Gavin, nasılsın?"Hey Gavin, hvad er?
"Hey Gavin, nasılsın?"Hey Gavin, what's up?
"Hey Gavin, nasılsın?"개빈, 뭐하니?
"Hey Gavin, nasılsın?"Szia Gavin, mi újság?
"Hey Gavin, nasılsın?"Ει Gavin, τι κάνεις
"Hey Gavin, nasılsın?"Хей Гавин, какво става?
"Hey Gavin, nasılsın?"?היי גאווין, מה נשמע
"Hey Gavin, nasılsın?"ギャビンが生まれる何年も前の、ある男の子との出会いが、
"Hey Gavin, nasılsın?"嗨Gavin, 怎麼樣?
- How nice. - And she gave us the details about your Ankara trip.-. כמה נחמד. היא נתנה לנו את הפרטים על הטיול אנקרה-
I am glad you gave birth to me, then.Örülök, hogy életet adott nekem, akkor.
I am glad you gave birth to me, then.Χρόνια σου πολλά! Σ' ευχαριστώ, κυρία Χαντάν.
I am glad you gave birth to me, then.Честит рожден ден!
I did take the pill Erdogan gave me.Am luat pastila mi-a dat Erdogan.
I did take the pill Erdogan gave me.Me hizo tomar la píldora Erdogan me dio.
I did take the pill Erdogan gave me.Δεν θυμάμαι τίποτα.
I did take the pill Erdogan gave me.אני לקחתי את הגלולה שארדואן נתן לי.
If you listened to us, you must have heard the answer I gave to your son.Ha hallgatott ránk, akkor ne hallott volna A válasz adtam a fiát.
If you listened to us, you must have heard the answer I gave to your son.Τι θα γινόταν αν το μάθαινε ο άντρας σου ή η Μπανού;
If you listened to us, you must have heard the answer I gave to your son.Да пази Бог... Какво щеше да стане, ако мъжът ти или Бану бяха чули?
I gave her sedatives.Έδωσα τα ηρεμιστικά.
I gave him procuration to sell the dairy and house for me.Του έδωσα απλά το πληρεξούσιο να πουλήσει το γαλακτοκομείο και το σπίτι για'μενα.
- I gave it earlier.- Se lo di antes.
I gave it to Barış, just in case.Odaadtam Barış, csak abban az esetben.
I gave it to Barış, just in case.Ένας νέος επιχειρηματίας, που μου είχε δώσει την κάρτα του στην Ελβετία.
I gave it to Barış, just in case.Един млад биснесмен ми даде визитката си в Швейцария. Дадох я на Баръш за всеки случай.
I gave my statement, what else do they want from me?Le di mi declaración, ¿qué otra cosa es lo que quieren de mí?
I gave my statement, what else do they want from me?Έδωσα τη δήλωσή μου, τι άλλο θέλετε από μένα;
I gave my statement, what else do they want from me?נתתי את ההצהרה שלי, מה הם רוצים ממני?
I gave you a new future.Σου έδωσα ένα καινούριο μέλλον.
I saved your life. I gave you a new future.הצלתי את החיים שלך . נתתי לך עתיד חדש.
İşin aslı Gavin asla yaptıklarımızı öğrenmedi.Deci, lucru este că fiul meu Gavin are niciodată
İşin aslı Gavin asla yaptıklarımızı öğrenmedi.Do đó, điều này là con trai tôi Gavin đã không bao giờ
İşin aslı Gavin asla yaptıklarımızı öğrenmedi.Dus is het ding dat mijn zoon Gavin nooit heeft
İşin aslı Gavin asla yaptıklarımızı öğrenmedi.É o seguinte, o meu filho Gavin nunca
İşin aslı Gavin asla yaptıklarımızı öğrenmedi.Jadi hal ini adalah bahwa anak saya Gavin belum pernah dikenal
İşin aslı Gavin asla yaptıklarımızı öğrenmedi.그러니까, 문제는 내 아들 개빈은 단 한번도...
İşin aslı Gavin asla yaptıklarımızı öğrenmedi. Ona ne yaptığımızı asla tam olarak anlatmadım."En fait, mon fils Gavin n'a jamais..."
İşin aslı Gavin asla yaptıklarımızı öğrenmedi. Ona ne yaptığımızı asla tam olarak anlatmadım.Szóval a fiam, Gavin még soha... én még soha nem magyaráztam el neki, hogy mit is csinálok.
İşin aslı Gavin asla yaptıklarımızı öğrenmedi. Ona ne yaptığımızı asla tam olarak anlatmadım.Takže... nikdy jsem Gavinovi přesně nevysvětlil co dělám.
İşin aslı Gavin asla yaptıklarımızı öğrenmedi. Ona ne yaptığımızı asla tam olarak anlatmadım.Истината е, че досега не съм обяснил на синът ми Гавин с какво точно се занимавам.