Saul Davutun Gata kaçtığını duyunca, artık onu aramaktan vazgeçti.다윗이 가드에 도망한 것을 혹이 사울에게 고하매 사울이 다시는 그를 수색하지 아니하니라
Saul Davutun Gata kaçtığını duyunca, artık onu aramaktan vazgeçti.Kun sitten Saulille ilmoitettiin, että Daavid oli paennut Gatiin, ei hän enää etsinyt häntä.
Saul Davutun Gata kaçtığını duyunca, artık onu aramaktan vazgeçti.Mikor pedig Saulnak megmondották, hogy Dávid Gáthba menekült, nem üldözé tovább õt.
Saul Davutun Gata kaçtığını duyunca, artık onu aramaktan vazgeçti.Och när det blev berättat för Saul att David hade flytt till Gat, sökte han icke vidare efter honom.
Saul Davutun Gata kaçtığını duyunca, artık onu aramaktan vazgeçti.Og da Saul fikk vite at David var flyktet til Gat, lette han ikke lenger efter ham.
Saul Davutun Gata kaçtığını duyunca, artık onu aramaktan vazgeçti.Ora, sendo Saul avisado de que Davi tinha fugido para Gate, não cuidou mais de buscá-lo.
Saul Davutun Gata kaçtığını duyunca, artık onu aramaktan vazgeçti.Saul, cînd a aflat că David fugise la Gat, a încetat să -l mai caute.
Saul Davutun Gata kaçtığını duyunca, artık onu aramaktan vazgeçti.Saül, informé que David s`était enfui à Gath, cessa de le chercher.
Saul Davutun Gata kaçtığını duyunca, artık onu aramaktan vazgeçti.Sau-lơ hay rằng Ða - vít trốn đến Gát , thì_thôi đuổi theo người .
Saul Davutun Gata kaçtığını duyunca, artık onu aramaktan vazgeçti.Sau-lơ hay rằng Ða-vít trốn đến Gát, thì thôi đuổi theo người.
Saul Davutun Gata kaçtığını duyunca, artık onu aramaktan vazgeçti.Und da Saul angesagt ward, daß David gen Gath geflohen wäre, suchte er ihn nicht mehr.
Saul Davutun Gata kaçtığını duyunca, artık onu aramaktan vazgeçti.Ανηγγελθη δε προς τον Σαουλ οτι εφυγεν ο Δαβιδ εις Γαθ. οθεν δεν εζητησε πλεον αυτον.
Saul Davutun Gata kaçtığını duyunca, artık onu aramaktan vazgeçti.И донесли Саулу, что Давид убежал в Геф, и не стал он более искать его.
Saul Davutun Gata kaçtığını duyunca, artık onu aramaktan vazgeçti.И когато известиха на Саула, че Давид побягнал в Гет, той не го потърси вече.
Saul Davutun Gata kaçtığını duyunca, artık onu aramaktan vazgeçti.ויגד לשאול כי ברח דוד גת ולא יוסף עוד לבקשו׃
Saul Davutun Gata kaçtığını duyunca, artık onu aramaktan vazgeçti.فأخبر شاول ان داود قد هرب الى جتّ فلم يعد ايضا يفتش عليه
Saul Davutun Gata kaçtığını duyunca, artık onu aramaktan vazgeçti.有 人 告 訴 掃 羅 、 說 、 大 衛 逃 到 迦 特 . 掃 羅 就 不 再 尋 索 他 了
Saul Davutun Gata kaçtığını duyunca, artık onu aramaktan vazgeçti.有 人 告 訴掃羅 、 說 、 大衛 逃到 迦特.掃羅 就 不 再 尋索 他 了
Sayın Gates, Arabistanda bizim bir hedefimiz var,"G.
Sayın Gates, Arabistanda bizim bir hedefimiz var,"게이츠 씨, 사우디 아라비아에서 우리의 목표는
Sayın Gates, Arabistanda bizim bir hedefimiz var, Teknoloji konusunda ilk 10 ülkeden biri olmak istiyoruz."Arabia Saudyjska chce osiągnąć miejsce w pierwszej dziesiątce rozwiniętych technologicznie krajów.
Sayın Gates, Arabistanda bizim bir hedefimiz var, Teknoloji konusunda ilk 10 ülkeden biri olmak istiyoruz."Herr Gates, unser Ziel hier in Saudi-Arabien ist eines der 10 besten Länder in Sachen Technologie zu werden.
Sayın Gates, Arabistanda bizim bir hedefimiz var, Teknoloji konusunda ilk 10 ülkeden biri olmak istiyoruz."Pane Gatesi, naším cílem tady v Saúdské Arábii je stát se jednou z 10 technologicky nejvyspělejších zemí.
Sayın Gates, Arabistanda bizim bir hedefimiz var, Teknoloji konusunda ilk 10 ülkeden biri olmak istiyoruz."Господин Гейтс, в Судовской Аравии наша цель — быть одной из 10 ведущих стран, когда речь идёт о технологии.
Sayın Gates, Arabistanda bizim bir hedefimiz var,"מר גייטס, שמנו לנו כמטרה בערב הסעודית
Sayın Gates, Arabistanda bizim bir hedefimiz var,"سيد قيتس، هدفنا هنا في المملكة العربية السعودية
Sayın Gates, Arabistanda bizim bir hedefimiz var,「テクノロジーの分野で」
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,A Šalamúnovi bolo oznámené, že Šimei odišiel z Jeruzalema do Gátu a že sa navrátil.
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,Au dat de veste lui Solomon că Şimei a plecat din Ierusalim la Gat, şi că s'a întors.
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,Disseram a Salomão que Simei fora de Jerusalém a Gate, e já havia voltado.
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,Fu riferito a Salomone che Simei era andato da Gerusalemme a Gat e che era ritornato
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,Hírül adák pedig Salamonnak, hogy elment Sémei Jeruzsálembõl Gáthba, és haza jött.
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,In naznanijo Salomonu, da je šel Simej iz Jeruzalema v Gat in se zopet vrnil.
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,I oznajmiono Salomonowi, że był wyjechał Semej z Jeruzalemu do Giet, i zasię się wrócił.
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,Ja kun Salomolle ilmoitettiin, että Siimei oli mennyt Jerusalemista Gatiin ja palannut takaisin,
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,Ketika Salomo mendengar apa yang telah dilakukan oleh Simei
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,시므이가 예루살렘에서부터 가드에 갔다가 돌아온 일을 혹이 솔로몬에게 고한지라
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,Men da Salomo fik af vide, at Simei var rejst fra Jerusalem til Gat og kommet tilbage igen,
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,Men när det blev berättat för Salomo att Simei hade begivit sig från Jerusalem till Gat och kommit tillbaka,
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,Men Salomo fikk vite at Sime'i var reist fra Jerusalem til Gat og var kommet tilbake.
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,Người ta thuật cho Sa-lô-môn rằng Si-mê -i ở Giê-ru-sa-lem đã đi đến Gát, rồi trở về.
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,Người_ta thuật cho Sa-lô-môn rằng Si-mê - i ở Giê-ru-sa-lem đã đi đến Gát , rồi trở_về .
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,On informa Salomon que Schimeï était allé de Jérusalem à Gath, et qu`il était de retour.
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,Povědíno pak Šalomounovi, že odšel Semei z Jeruzaléma do Gát, a že se navrátil.
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,Se le informó a Salomón que Simei había ido de Jerusalén a Gat y que había regresado
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,Toen Salomo hoorde dat Simeï Jeruzalem had verlaten om naar Gath te gaan en ook weer was teruggekomen,
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,Und es ward Salomo angesagt, daß Simei hingezogen wäre von Jerusalem gen Gath und wiedergekommen.
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,Και απηγγελθη προς τον Σολομωντα, οτι ο Σιμει υπηγεν απο Ιερουσαλημ εις Γαθ και επεστρεψε.
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,И донесли Соломону, что Семей ходил из Иерусалима в Геф и возвратился.
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,И извести се на Соломона, че Семей ходил от Ерусалим в Гет и се върнал.
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,ויגד לשלמה כי הלך שמעי מירושלם גת וישב׃
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,فأخبر سليمان بان شمعي قد انطلق من اورشليم الى جتّ ورجع.
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,有 人 告 訴 所 羅 門 說 、 示 每 出 耶 路 撒 冷 往 迦 特 去 回 來 了
Şiminin Yeruşalimden Gata gidip döndüğü Süleymana anlatılınca,有 人 告訴 所羅門 說 、 示每 出 耶路撒冷 往 迦特 去 回來了
Size söyleyebilirim ki on doktoranız da olsa bilgisayar endüstrisini anlamada Bill Gates'i asla yenemezsiniz.10개의 박사 학위를 가지고 있더라도 컴퓨터 산업을 이해하는 데 있어서는 빌 게이츠를 절대 이길 수 없습니다.
Size söyleyebilirim ki on doktoranız da olsa bilgisayar endüstrisini anlamada Bill Gates'i asla yenemezsiniz.Uwierzcie mi, nawet posiadacze doktoratu nigdy nie pobiją Billa Gatesa w dziedzinie przemysłu komputerowego.
Size söyleyebilirim ki on doktoranız da olsa bilgisayar endüstrisini anlamada Bill Gates'i asla yenemezsiniz.אני יכול לומר לכם, שגם אם יש לכם עשרה תארי דוקטור, לעולם לא תנצחו את בייל גיטס בהבנת תעשיית המחשבים.
Size söyleyebilirim ki on doktoranız da olsa bilgisayar endüstrisini anlamada Bill Gates'i asla yenemezsiniz.يمكنني أن أقول لكم، حتى لو كان عند 10 درجات دكتوراة، لا يمكنك التفوق على بيل جيتس في فهم صناعة الكمبيوتر.
Size söyleyebilirim ki on doktoranız da olsa bilgisayar endüstrisini anlamada Bill Gates'i asla yenemezsiniz.コンピューター産業の理解において、ビル・ゲイツを越える事はまずないでしょう。 なぜ?ビジネスを拡大するのに必要な動機を
SM: Gateshead'de 10 yaşındaki bir kız 15 dakikada Hinduizmin kalbine ulaşabiliyor.Kembali ke Gateshead, seorang anak gadis berusia 10 tahun berbicara tentang inti agama Hindu selama 15 menit.