garson ile cümle
garson kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Israrıma şaşıran garson, olayı yöneticiye taşıdı.Έκπληκτος από την επιμονή μου, ο σερβιτόρος πήγε στον υπεύθυνο.
Israrıma şaşıran garson, olayı yöneticiye taşıdı.Здивований моєю впертістю, офіціант вирішив поговорити з менеджером.
Israrıma şaşıran garson, olayı yöneticiye taşıdı.Удивен от моята настоятелност, сервитьорът отнесе проблема до управителя.
Israrıma şaşıran garson, olayı yöneticiye taşıdı.Удивлённый моей настойчивостью, официант направился к менеджеру для решения вопроса.
Israrıma şaşıran garson, olayı yöneticiye taşıdı.מופתע מההתעקשות שלי, המלצר העלה את הבעיה בפני המנהל שלו.
Israrıma şaşıran garson, olayı yöneticiye taşıdı.وقد تفاجأ لاصراري مما دفعه لرفع الامر الى مديره
Israrıma şaşıran garson, olayı yöneticiye taşıdı.彼は困って 店長のもとへ すると間もなく
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.A avut o cafenea, dar a fugit cu o chelneriţă şi nu s-a mai întors vreodată.
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.Abrió un pequeño café, pero se fugó con una camarera, nunca volvió.
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.Ele tinha um pequeno Café, mas fugiu com uma empregada, e nunca mais voltou.
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.Gestiva un piccolo bar, ma scappō via con una cameriera, e non tornō mai pių.
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.Hij had een klein café, maar hij ging ervandoor met een serveerster, kwam nooit meer terug.
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.Il gérait un petit café, mais il s'est enfui avec sa maîtresse, il n'est jamais revenu.
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.Vodil je kavarno, a jo za vedno ucvrl z natakarico.
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.Είχε ένα μικρό καφέ, μα το σκασε με μια σερβιτόρα και δεν επέστρεψε.
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.У него здесь было маленькое кафе, но он сбежал с официанткой и не вернулся.
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.كان يدير مقهى صغير و لكنه هرب مع النادلة و لم يعد أبدا
Ne zaman bir restorana yanımda bir erkekle gitsem, garson onu selamlıyor ve beni görmezden geliyor.À chaque fois que j'entre dans un restaurant nigérian avec un homme, le serveur salue l'homme et m'ignore.
Ne zaman bir restorana yanımda bir erkekle gitsem, garson onu selamlıyor ve beni görmezden geliyor.Cada vez que entro en un restaurante nigeriano con un hombre, el camarero saluda al hombre y a mí me ignora.
Ne zaman bir restorana yanımda bir erkekle gitsem, garson onu selamlıyor ve beni görmezden geliyor.제가 남성과 나이지리아의 레스토랑을 들어갈 때 마다 웨이터는 남성을 반기고, 저를 무시합니다.
Ne zaman bir restorana yanımda bir erkekle gitsem, garson onu selamlıyor ve beni görmezden geliyor.Mereu când merg într-un restaurant nigerian cu un bărbat, chelnerul salută bărbatul și pe mine mă ignoră.
Ne zaman bir restorana yanımda bir erkekle gitsem, garson onu selamlıyor ve beni görmezden geliyor.Когда я прихожу в нигерийский ресторан с мужчиной, официант его приветствует, а меня не замечает.
Ne zaman bir restorana yanımda bir erkekle gitsem, garson onu selamlıyor ve beni görmezden geliyor.ففي كل مرة أذهب إلى مطعم نيجيري مع رجل، يرحب النادل بالرجل ويتجاهلني.
Ne zaman bir restorana yanımda bir erkekle gitsem, garson onu selamlıyor ve beni görmezden geliyor.ウェイターは男性に挨拶をし 私の事を無視します ウェイターは(社会の)産物です
O burda garson. Burayı ben ona öğrettim.כן, הוא ממלצר כאן. אני הבאתי אותו לפה
O burda garson. Burayı ben ona öğrettim.نعم. انه يعمل كنادل هنا. لقد قمت بتعريفه على هذا المكان
O burda garson. Burayı ben ona öğrettim.俺も実は週末にアルバイトしてるんだ さぁ入ろう
O burda garson.Dia seorang pelayan disini.
O burda garson.Đúng, cậu ấy làm phụ bàn ở đây.
O burda garson.E ospatar aici.
O burda garson.Han är servitör här.
O burda garson.Il est serveur ici.
O burda garson.Ja.Er ist Kellner.
O burda garson.Ja, Hij is een ober hier.
O burda garson.Jest tutaj kelnerem.
O burda garson.Qui fa il cameriere.
O burda garson.Ναι, Είναι σερβιτόρος εδώ.
O burda garson.Он тут официант.
Seung Jo bir garson!Seung Jo adalah seorang pelayan!
Seung Jo bir garson!Seung JO är en servitör!
Seung Jo bir garson!Seung Jo este un chelner!
Seung Jo bir garson!Seung Jo est un serveur !
Seung Jo bir garson!Seung Jo è un cameriere!
Seung Jo bir garson!Seung Jo is een ober!
Seung Jo bir garson!Seung Jo jest kelnerem!
Seung Jo bir garson!Seung Jo làm bồi bàn đó!
Seung Jo bir garson!Сын Чжо - официант!
Seyahat ve beslenme bölümü (şef garson, otel işçisi)Área de turismo y hostelería (maître, empleado de hotel)
Seyahat ve beslenme bölümü (şef garson, otel işçisi)domaine du tourisme et de la restauration (maître d'hôtel, employé hôtelier)
Seyahat ve beslenme bölümü (şef garson, otel işçisi)matkailu- ja ravitsemusala (hotellityöntekijä)
Seyahat ve beslenme bölümü (şef garson, otel işçisi)Turism- och kosthållsbranschen (hovmästare, hotellmedarbetare)
Seyahat ve beslenme bölümü (şef garson, otel işçisi)туризм и общественное питание (администратор, работник гостиницы)
Seyahat ve beslenme bölümü (şef garson, otel işçisi)مجال السفر والتغذية (الخراج أي مشرف، عامل فنادق).
Seyahat ve beslenme bölümü (şef garson, otel işçisi)旅游餐饮行业(餐厅服务总管、宾馆工作专员)
Ve ben hiç garson tutmadım.E, non hai assunto nessun cameriere?
Ve ben hiç garson tutmadım.Et je n'ai engagé aucun serveur.
Ve ben hiç garson tutmadım. Herşeyi kendim servis ettim.Я не нанимала официантов.
Ve ben hiç garson tutmadım. Herşeyi kendim servis ettim.あたしの食べ物なわけないわ
Ve ben hiç garson tutmadım.Ik heb geen obers ingehuurd.
Ve ben hiç garson tutmadım.Και δεν προσέλαβα σερβιτόρους.