garson ile cümle

garson kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Garson masadaki kameraya baktı.The waiter looked at the camera on the table.
Garson onun masasına geldi.The waiter came up to his table.
Tom garsona pencerenin yanında oturmak istediğini söyledi.Tom told the waiter that he wanted sit by the window.
Hâlâ bir garson olarak çalışmıyorsunuz?Aren't you still working as a waiter?
Sen öğrenciyken bir garsondun, değil mi?You were a waiter when you were a student, weren't you?
Garson olarak çalışmak istemiyorum.I don't want to work as a waiter.
Tom bir garson olarak çalışıyor.Tom is working as a waiter.
Eskiden bir garsondum.I used to be a waiter.
Sen hâlâ bir garsonsun, değil mi?You're still a waiter, aren't you?
Garsonla Fransızca konuştum.I talked to the waiter in French.
Boston'da garsonluk yapmak çok kazançlı olabilir.Waiting tables in Boston can be very lucrative.
Leyla bir kokteyl garsonudur.Layla is a cocktail waitress.
Garson bu yemeği önerdi.The waiter recommended this dish.
Tom garson kızdan kahvesini yeniden doldurmasını istedi.Tom asked the waitress to refill his coffee.
Ekim ayından beri yarı zamanlı bir garson olarak çalışıyorum.I've been working part-time as a waiter since October.
Ekim ayından bu yana yarı zamanlı garson olarak çalışıyorum.I've been working part-time as a waiter since October.
Sen bir garson değilsin, değil mi?You aren't a waitress, are you?
Tom garsona bahşiş vermeyi reddetti.Tom refused to tip the waiter.
Bir garson geldi ve onlara ne istediklerini sordu.A waitress came and asked them what they wanted.
Tom garsonluk yaptı.Tom worked as a waiter.
Tom garson olarak çalıştı.Tom worked as a waiter.
Garson çorba servis edecek.The waiter will serve a soup.
Tom garsona çok kaba davrandı.Tom was really rude to the waitress.
Garsona iyi bir bahşiş verdim.I gave the waiter a good tip.
Yanni bir garson.Yanni is a waiter.
Garson, bizim hesapları ayrı getir lütfen.Waiter, give us separate checks, please.
Karl garsona bağırdı.Karl shouted at the waitress.
"Kötü bir garsondu çok iyi oyuncu oldu"."Kötü bir garsondu çok iyi oyuncu oldu".
"Onlar garson sanatçılar"."Onlar garson sanatçılar".
"Yeni sevgilisi garson"."Yeni sevgilisi garson".
Garsona Clara hakkında bir "hikâye" anlatmaya başlar.He begins to tell her a "story" about Clara.
Üçüncü bir garson olarak Tony'nin de varlığı bilinmektedir ama oyunda hiç görünmez.A third waiter, Tony, is mentioned but never appears in the play.
Utangaç ve güvensiz kız kardeş Dimity yerel bir Çin restaurantında çalışan bir garsondur.Dimity, the shy and insecure sibling, is a waitress at a local Chinese restaurant.
Cynthia Mann de Central Perk'te garson olarak göründü.Cynthia Mann appears as a Central Perk waitress.
22 Şubat 1997'den Ocak 1998'e kadar Kübalı garson Ojani Noa'yla evli kaldı.From February 22, 1997, to January 1998, she was married to Cuban waiter Ojani Noa.
1996'da yönetmen Shirley Barrett, Otto'yu Love Serenade'e utangaç bir garson rolüyle dahil etti.In 1996, director Shirley Barrett cast Otto as a shy waitress in the film Love Serenade.
1995'te Los Angeles'e geldi ve kadın bir garson olarak çalışmaya başladı.In the 1950s, he moved to Los Angeles and began working as a forklift operator.
Garson kendisine iki seçeneği olduğunu söyler: elmalı turta ve çayüzümlü turta.The waitress tells him he has two choices: apple pie and blueberry pie.
Daha önce bir garsondu.Previously, she was a waitress.
Pek başarılı olmayan Schecky bir gün bir gemide garsonluk yapmaktadır.Shanghaied Condition of a crewman involuntarily impressed into service on a ship.
Stüdyo dairesinde erkek arkadaşıyla yaşıyordu ve Hollywood'da kafede garsonluk yapıyordu.He still lives in Den Bosch with his girlfriend who runs a café.
Kısa bir tartışmadan sonra garsona "Kim bunu ağzına koyardı?"Behind the Curtain - Who Makes ER?
Aynı zamanda bir kafede garson olarak part-time çalıştı.She also has a part-time job working as a cook in a restaurant.
Bu sırada Elser, garsonluk yapan Mathilde Niedermann ile tanıştı.Around this time Elser met a waitress, Mathilde Niedermann.
Bu Arada Yoshimura'nın rehberliği altında Anteiku için bir garson olarak çalışıyordur.She serves as a yoga instructor in her spare time.
Ve garson gelebilir ve soyle diyebilir, "Biraz daha su ister misin?"And the waiter can come by and say, "Would you like more water?"
Garson farkediyor ama çok geç.Waiter catches on, but it's too late.
Garson ikrama başladı.The butler passed around canapes.
Garsonlar onlara... (Kahkahalar) Burada bazı kadınlar "Evet! Bunu düşünmüştüm!" diyorlar.The waiters are products... at this some women felt like "Yes!
Hiç garsona "Neden onu da böyle karşılamadın?" diye sormayı düşündün mü?"Why haven't you greeted her?"
Küçük bir kafe işletiyordu... ...sonra garson kızın biriyle kaçıp gitti, bir daha da dönmedi.He ran a small cafe, but he ran away with a waitress, never came back.
O burda garson.He's a waiter here.
Seung Jo bir garson!Seung Jo is a waiter!
Bir anlık duraksamanın ardından, GarsonAfter a pause, the waiter said,
Israrıma şaşıran garson, olayı yöneticiye taşıdı.(Laughter) Surprised by my insistence, the waiter took up the issue with the manager.
Ve ben hiç garson tutmadım.And, I did not hire any waiters.
Biri han garsonuOne is an inn waiter
Garson !Waiter.
Salı günü 34 yaşına giren Banoviç, BH'deki ihtilaf baş gösterdiğinde garson olarak çalışıyordu.Banovic, who turned 34 on Tuesday, worked as a waiter when conflict started in BiH.
Siparişleri alan bayan garson, "Sigara içilmiyor." dedi."No smoking," said the waitress taking their order.

İlgili Sayfalar