Sınava girdi diye kazanacak diye bir garanti de yok.Nur weill sie's macht, heißt es nicht, dass sie besteht.
Sınava girdi diye kazanacak diye bir garanti de yok.Solo perchè ci prova non vuol dire che riuscirà a passare.
Sınava girdi diye kazanacak diye bir garanti de yok.To, że podejdzie do egzaminu, wcale nie musi oznaczać, że go zda.
Sınava girdi diye kazanacak diye bir garanti de yok.Tudi če ga namerava narediti to ne pomeni da ga bo naredila.
Sınava girdi diye kazanacak diye bir garanti de yok.Απλά επειδή θα δώσει δεν σημαίνει πως θα περάσει κιόλας.
Sınava girdi diye kazanacak diye bir garanti de yok.Только потому, что она его проходит, не значит, что она сдаст.
Sınava girdi diye kazanacak diye bir garanti de yok..היא לא בהכרח תעבור את הבחינה
Sınava girdi diye kazanacak diye bir garanti de yok..وليس بمجرد أن تحصل عليها فذلك يعني أنها قُبلت
Sınava girdi diye kazanacak diye bir garanti de yok.いっそ受けない方がマシだよ
Son olarak, bizler kazanacağımızın garantisi olmaksızın savaşmak zorundayız.Musíme bojovat, konečně, bez jakékoliv záruky, že vyhrajeme.
Son olarak, bizler kazanacağımızın garantisi olmaksızın savaşmak zorundayız.Nous devons nous battre, enfin, sans aucune garantie que nous allons gagner.
Son olarak, bizler kazanacağımızın garantisi olmaksızın savaşmak zorundayız.Por último, tenemos que luchar sin ninguna garantía de que vamos a ganar.
Son olarak, bizler kazanacağımızın garantisi olmaksızın savaşmak zorundayız.Slutligen, vi måste kämpa utan någon garanti för att vi kommer att vinna.
Son olarak, bizler kazanacağımızın garantisi olmaksızın savaşmak zorundayız.Wir müssen endlich kämpfen, ohne eine Garantie zu haben, dass wir gewinnen werden.
Son olarak, bizler kazanacağımızın garantisi olmaksızın savaşmak zorundayız.علينا أن نقاتل ، وأخيرا ، من دون أي ضمانة على أننا ذاهبون لتحقيق الفوز.
Şu andaki hedefimiz, bunu yapabilme şansını yakalayabiilmek için yeterince uzun yaşamayı garantilemek.Chcemy zapewnić sobie szansę doczekania chwili, gdy będzie to już możliwe.
Şu andaki hedefimiz, bunu yapabilme şansını yakalayabiilmek için yeterince uzun yaşamayı garantilemek.Il nostro scopo è di fare in modo di vivere abbastanza a lungo per provare a farcela. Grazie mille.
Şu andaki hedefimiz, bunu yapabilme şansını yakalayabiilmek için yeterince uzun yaşamayı garantilemek.우리의 목표는 그저 이 모든 것을 해낼 수 있도록 충분히 오래 사는 것일 뿐입니다. 감사합니다.
Şu andaki hedefimiz, bunu yapabilme şansını yakalayabiilmek için yeterince uzun yaşamayı garantilemek.Unser ziel ist es lediglich, dass wir eine Chance haben lange genug zu überleben um das möglicherweise zu tun.
Şu andaki hedefimiz, bunu yapabilme şansını yakalayabiilmek için yeterince uzun yaşamayı garantilemek.Στόχος μας είναι να σιγουρέψουμε ότι θα έχουμε την ευκαιρία επιβιώνοντας αρκετά, ίσως να το κάνουμε.
Şu andaki hedefimiz, bunu yapabilme şansını yakalayabiilmek için yeterince uzun yaşamayı garantilemek.המטרה שלנו היא רק לוודא שיש לנו סיכוי לשרוד מספיק זמן כדי שאולי נעשה זאת. תודה רבה לכם.
Şu andaki hedefimiz, bunu yapabilme şansını yakalayabiilmek için yeterince uzun yaşamayı garantilemek.وهدفنا هو التأكد من أن لدينا فرصة للصمود بما يكفي لفعل ذلك ربما. شكراً جزيلاً لكم.
Şu andaki hedefimiz, bunu yapabilme şansını yakalayabiilmek için yeterince uzun yaşamayı garantilemek.長生きすることです ありがとうございました (拍手)
Sunulan uygulamanın kalitesi garanti edilmezse, akreditasyon verilmez.A sua aprovação e uma primeira avaliação estão previstas para 2006.
Sunulan uygulamanın kalitesi garanti edilmezse, akreditasyon verilmez.Espagne: bien qu’elle soit généralement annuelle, la fréquence varie en fonction de la Communauté autonome.
Sunulan uygulamanın kalitesi garanti edilmezse, akreditasyon verilmez.Pomaga jim ekipa statistikov, ki so v ta namen zaposleni na pedagoškem inštitutu.
Sunulan uygulamanın kalitesi garanti edilmezse, akreditasyon verilmez.Se la qualità della richiesta presentata non è garantita, l’accreditamento non è concesso.
Sunulan uygulamanın kalitesi garanti edilmezse, akreditasyon verilmez.Väčšina učiteľov sa pripravuje vo Francúzskom spoločenstve Belgicka.
Sunulan uygulamanın kalitesi garanti edilmezse, akreditasyon verilmez.Většinou je to evaluační agentura či komise nebo ministerstvo školství.
Tabii ki x=a olduğu zaman da ne olacağını garantileyebilirim.물론 유일하게 보장할 수 없는 경우가 있죠
Tabii ki x=a olduğu zaman da ne olacağını garantileyebilirim.x=a인 경우입니다
Tabii ki x=a olduğu zaman da ne olacağını garantileyebilirim.כמובן, הדבר שאינני יכול להבטיח הוא מה
Tabii ki x=a olduğu zaman da ne olacağını garantileyebilirim.קורה כאשר x הוא שווה.
Tabii ki x=a olduğu zaman da ne olacağını garantileyebilirim.وبالطبع، الشيئ الذي لا يمكنني ان اعطيه هو ما
Tabii ki x=a olduğu zaman da ne olacağını garantileyebilirim.يحدث عندما x = a
Tamam, bu araştırmayı yaptığımızda, bir daha hiçbir şey unutmamanın %100 garantili, kesin yolunu bulduk.네, 그래서 우리가 이 연구를 수행할 때에 절대 100퍼센트 보장된 절대 절대로 잊어버리지 않는 방법을 발견 했습니다.
Tamam, bu araştırmayı yaptığımızda, bir daha hiçbir şey unutmamanın %100 garantili, kesin yolunu bulduk.Als wir diese Forschung unternahmen, fanden wir eine absolut 100%ige Methode niemals wieder was zu vergessen.
Tamam, bu araştırmayı yaptığımızda, bir daha hiçbir şey unutmamanın %100 garantili, kesin yolunu bulduk.Când am făcut acest studiu, am găsit calea garantată 100% de a nu uita niciodată absolut nimic.
Tamam, bu araştırmayı yaptığımızda, bir daha hiçbir şey unutmamanın %100 garantili, kesin yolunu bulduk.När vi gjorde studien upptäckte vi det perfekta sättet att aldrig glömma något nånsin igen.
Tamam, bu araştırmayı yaptığımızda, bir daha hiçbir şey unutmamanın %100 garantili, kesin yolunu bulduk.Vale cuando realizamos esta investigación, descubrimos la manera 100% segura de nunca olvidar nada, jamás.
Tamam, bu araştırmayı yaptığımızda, bir daha hiçbir şey unutmamanın %100 garantili, kesin yolunu bulduk.אוקיי, אז כשעשינו את המחקר הזה, מצאנו את הדרך המובטחת, ב100 אחוז, לעולם לא לשכוח שוב שום דבר.
Tamam, bu araştırmayı yaptığımızda, bir daha hiçbir şey unutmamanın %100 garantili, kesin yolunu bulduk.حسنا، عندما قما بهذا البحث، وجدنا الطريقة المثلى بنسبة 100% لكي لا ننسى الأشياء أبدًا مرة أخرى
Tamam, bu araştırmayı yaptığımızda, bir daha hiçbir şey unutmamanın %100 garantili, kesin yolunu bulduk.この研究でわかったことですが こんな風に探し物をすれば 100%確実に見つかるし 二度と忘れることはありません
Tamam, bunlar tahmini sayılar, ücret garantisi yok.Bine, deci astea sunt cifre estimative, pretul nu e garantat.
Tamam, bunlar tahmini sayılar, ücret garantisi yok.Muy bien, estas son cifras provisionales, no se garantiza precios.
Tamam, bunlar tahmini sayılar, ücret garantisi yok.OK, das sind also vorläufige Zahlen, keine Preisgarantie.
Tamam, bunlar tahmini sayılar, ücret garantisi yok.OK, donc ces chiffres sont temporaires, et il n'y a pas de garantie de prix.
Tamam, bunlar tahmini sayılar, ücret garantisi yok.OK, het zijn voorlopige cijfers, geen prijsgarantie.
Tamam, bunlar tahmini sayılar, ücret garantisi yok.OK, i prezzi sono provvisori. Possono cambiare senza preavviso.
Tamam, bunlar tahmini sayılar, ücret garantisi yok.OK, jadi ini adalah angka sementara, tidak ada jaminan harga.
Tamam, bunlar tahmini sayılar, ücret garantisi yok.Ok, są to liczby szacunkowe, nic nie gwarantują.
Tamam, bunlar tahmini sayılar, ücret garantisi yok.OK, tehát ezek tájékoztató számok, nincs árgarancia.
Tamam, bunlar tahmini sayılar, ücret garantisi yok.OK, vậy đây chỉ là những con số tạm thời, không phải là giá bảo đảm.
Tamam, bunlar tahmini sayılar, ücret garantisi yok.Εντάξει αυτοί είναι ενδεικτικοί αριθμοί, δεν εγγυάται κανείς τις τιμές εδώ.
Tamam, bunlar tahmini sayılar, ücret garantisi yok.Добре, това са условни цифри, без гаранция за цена.
Tamam, bunlar tahmini sayılar, ücret garantisi yok.Хорошо, итак, эти цифры - предполагаемые, никаких ценовых гарантий.
Tamam,burada canlı yayın her zaman, biz makroları hammeddeleri alışı garantilendikçe.Femeie:
Tamam,burada canlı yayın her zaman, biz makroları hammeddeleri alışı garantilendikçe.언제나처럼 생방송 토론을 진행하겠습니다. 거시경제 및 원자재에 대해서 알아보겠는데요.
Tamam,burada canlı yayın her zaman, biz makroları hammeddeleri alışı garantilendikçe.Liczymy na ożywioną dyskusję o makroekonomii i towarach.
Tamam,burada canlı yayın her zaman, biz makroları hammeddeleri alışı garantilendikçe.Oke, altijd gegarandeerd een levendige discussie als we gaan praten over goederen op wereldniveau.