Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz.Vă garantez, dacă o faceţi, ne omorâţi pe toţi.
Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz..הם מפעילים את הפצצה מחדש .הקשר חודש .עוד פעם, לעזאזל
Garanti ederim, bunu yaparsanız, hepimizi öldürürsünüz.أننى أضمن لك إذا فعلت هذا ستقتلنا كلنا
'Garanti' hakkında mı konuşuyorsun?¿Está hablando acerca de una garantía?
'Garanti' hakkında mı konuşuyorsun?Mluvíš o "jistotě"?
'Garanti' hakkında mı konuşuyorsun?Most a garanciáról beszél?
'Garanti' hakkında mı konuşuyorsun? Nasıl dersen de.Apa kau bicara tentang jaminan? terserah kau sebut apa.
'Garanti' hakkında mı konuşuyorsun?Sta parlando dell'assicurazione?
'Garanti' hakkında mı konuşuyorsun?Vorbesti de garantie?
'Garanti' hakkında mı konuşuyorsun?Vous parlez d'une garantie ?
'Garanti' hakkında mı konuşuyorsun?Ý anh là tiền thù lao phim ấy à?
'Garanti' hakkında mı konuşuyorsun?За гаранцията ли говориш?
'Garanti' hakkında mı konuşuyorsun?Ты про страховку?
'Garanti' hakkında mı konuşuyorsun?هل تتحدث عن ضمان؟
Gerçekten her vakada, fakir çiftçilere garantili bir pazar verildiğinde - "Bundan 300 metrik ton alacağız.Doslova v každém případě kdy mají farmáři zaručený odbyt -- pokud řekenete:
Gerçekten her vakada, fakir çiftçilere garantili bir pazar verildiğinde - "Bundan 300 metrik ton alacağız.Praktycznie w każdym przypadku, gdy biedni rolnicy mają zagwarantowany rynek zbytu, jeśli powie im się:
Gerçekten her vakada, fakir çiftçilere garantili bir pazar verildiğinde -In praktisch jedem Fallm in dem armen Landwirten ein garantierter Markt versprochen wird-- wenn sie sagen:
Gerçekten her vakada, fakir çiftçilere garantili bir pazar verildiğinde -거의 모든 경우, 가난한 농부에게 확실한 시장이 제공되면
Gerçekten her vakada, fakir çiftçilere garantili bir pazar verildiğinde -Prácticamente, en todos los casos en que a los granjeros se les asegura un mercado; si se les dice:
Gerçekten her vakada, fakir çiftçilere garantili bir pazar verildiğinde -В абсолютно всеки случай, когато се гарантира на бедния фермер, че ще има пазар -- ако му кажете:
Gerçekten her vakada, fakir çiftçilere garantili bir pazar verildiğinde -למעשה בכל מקום שבו איכרים ענייים מקבלים שוק מובטח
Gerçekten her vakada, fakir çiftçilere garantili bir pazar verildiğinde -تقريباً في كل الحالات، عندما تعطي المزارعين الفقراء سوقاً مضمون المكاسب --
Gerçekten her vakada, fakir çiftçilere garantili bir pazar verildiğinde -貧しい農民も市場が保証されれば つまり「これを300トン買い
Giriş sayfasında, size şunu garanti ederiz ki, ders basit ve eğlenceli olacak.En la página principal, te prometimos que esta clase sería simple y divertida.
Giriş sayfasında, size şunu garanti ederiz ki, ders basit ve eğlenceli olacak.Op de voorpagina hebben we je beloofd dat deze cursus simpel en leuk zou worden.
Gizlilik nasıl garanti edilmiştir ve gizliliğin garanti edildiğine güvenilmesi şansı nedir?¿Cómo se garantiza la confidencialidad, y qué probabilidad existe de que se perciba como garantizada?
Gizlilik nasıl garanti edilmiştir ve gizliliğin garanti edildiğine güvenilmesi şansı nedir?Quelles sont les chances qu’elle soit perçue comme telle?
Görüyorsunuz, beyler, iş adamlarını olarak iyi makul garantileri bir hak ettik inanç.Anda lihat, Tuan-tuan, sebagai laki-laki bisnis, kita punya hak untuk jaminan yang wajar dari yang baik iman.
Görüyorsunuz, beyler, iş adamlarını olarak iyi makul garantileri bir hak ettik inanç.Du förstår, mina herrar, som affärsmän vi har rätt till rimliga garantier för god tro.
Görüyorsunuz, beyler, iş adamlarını olarak iyi makul garantileri bir hak ettik inanç.Katsos, jäsenet, liikemiehet olemme oikeus kohtuullisiin takaa hyvän usko.
Görüyorsunuz, beyler, iş adamlarını olarak iyi makul garantileri bir hak ettik inanç.너도 알겠지만, 여러분, 비즈니스 인간으로 우리는 좋은 합리적인 보장에 살 권리가 있어요 믿음.
Görüyorsunuz, beyler, iş adamlarını olarak iyi makul garantileri bir hak ettik inanç.Látod, uraim, mint az üzletemberek voltunk a jogot, hogy ésszerű garancia a jó hitet.
Görüyorsunuz, beyler, iş adamlarını olarak iyi makul garantileri bir hak ettik inanç.Ser du, mine herrer, som business mænd, vi har ret til rimelig garanti for god tro.
Görüyorsunuz, beyler, iş adamlarını olarak iyi makul garantileri bir hak ettik inanç.U ziet, collega's, zoals zakenmensen hebben we het recht om redelijke waarborgen van een goede geloof.
Görüyorsunuz, beyler, iş adamlarını olarak iyi makul garantileri bir hak ettik inanç.Vedete, signori, come uomini d'affari che abbiamo il diritto di ragionevoli garanzie di buona fede.
Görüyorsunuz, beyler, iş adamlarını olarak iyi makul garantileri bir hak ettik inanç.Vedeti, domnilor, ca oameni de afaceri ne-am dreptul să beneficieze de garanţii rezonabile de bună credinţă.
Görüyorsunuz, beyler, iş adamlarını olarak iyi makul garantileri bir hak ettik inanç.Vidite, gospodje, kot poslovne moški smo pravico do razumnega zagotovila dobrega veri.
Görüyorsunuz, beyler, iş adamlarını olarak iyi makul garantileri bir hak ettik inanç.Vidíte, páni, obchodníkov sme právo na primerané záruky dobré viere.
Görüyorsunuz, beyler, iş adamlarını olarak iyi makul garantileri bir hak ettik inanç.Vidíte, pánové, obchodníky Máme právo na přiměřené záruky dobré víry.
Görüyorsunuz, beyler, iş adamlarını olarak iyi makul garantileri bir hak ettik inanç.Widzicie, panowie, jak ludzi biznesu, mamy prawo do rozsądnych gwarancji dobrego wiary.
Görüyorsunuz, beyler, iş adamlarını olarak iyi makul garantileri bir hak ettik inanç.Βλέπετε, κύριοι, ως επαγγελματίες έχουμε το δικαίωμα να υπάρχουν εύλογες εγγυήσεις καλής πίστη.
Görüyorsunuz, beyler, iş adamlarını olarak iyi makul garantileri bir hak ettik inanç.Ви бачите, панове, як ділових людей ми право розумні гарантії хорошого віри.
Görüyorsunuz, beyler, iş adamlarını olarak iyi makul garantileri bir hak ettik inanç.Виждате ли, господа, тъй като бизнес мъже сме право на разумни гаранции за добро вяра.
Görüyorsunuz, beyler, iş adamlarını olarak iyi makul garantileri bir hak ettik inanç.Вы видите, господа, как деловых людей мы право разумные гарантии хорошего веры.
Görüyorsunuz, beyler, iş adamlarını olarak iyi makul garantileri bir hak ettik inanç.كما ترون ، أيها السادة ، ورجال الأعمال لدينا الحق في الحصول على ضمانات معقولة الخير الايمان.
Görüyorsunuz, beyler, iş adamlarını olarak iyi makul garantileri bir hak ettik inanç.信仰。 我々はこれをここに百五十ドル氏ビッカーステスを支払っている
Güneş enerjisi hakkında tanıdığım herkesten daha fazla bilgisi olduğunu garanti ederim.Dia tahu lebih banyak tentang panel surya daripada siapa pun di dunia ini, saya jamin.
Güneş enerjisi hakkında tanıdığım herkesten daha fazla bilgisi olduğunu garanti ederim.Ele sabe mais sobre energia solar do que qualquer outra pessoa que eu conheça neste mundo, garantidamente.
Güneş enerjisi hakkında tanıdığım herkesten daha fazla bilgisi olduğunu garanti ederim.Er weiss garantiert mehr über Solar als alle anderen die ich auf der Welt kenne.
Güneş enerjisi hakkında tanıdığım herkesten daha fazla bilgisi olduğunu garanti ederim.Han kender mere til solteknologi end nogen anden, jeg kender noget sted i verden, garanteret.
Güneş enerjisi hakkında tanıdığım herkesten daha fazla bilgisi olduğunu garanti ederim.Hän tietää enemmän aurinkoenergiasta kuin kukaan, jonka tunnen, koko maailmassa.
Güneş enerjisi hakkında tanıdığım herkesten daha fazla bilgisi olduğunu garanti ederim.Hij weet gegarandeerd meer over zonne-energie dan wie dan ook in de wereld.
Güneş enerjisi hakkında tanıdığım herkesten daha fazla bilgisi olduğunu garanti ederim.그는 태양 전력에 대해 제가 아는 세상의 보증된 누구보다도 더 잘 압니다
Güneş enerjisi hakkında tanıdığım herkesten daha fazla bilgisi olduğunu garanti ederim.Ông là biết nhiều về năng lượng mặt trời hơn bất kỳ ai mà tôi biết trên thế giới, cam đoan là như vậy.
Güneş enerjisi hakkında tanıdığım herkesten daha fazla bilgisi olduğunu garanti ederim.Sabe más de energía solar que otra persona de cualquier lugar del mundo, lo garantizo.
Güneş enerjisi hakkında tanıdığım herkesten daha fazla bilgisi olduğunu garanti ederim.Sa più cose lui sull'energia solare di chiunque io abbia mai incontrato al mondo, garantito.
Güneş enerjisi hakkında tanıdığım herkesten daha fazla bilgisi olduğunu garanti ederim.Ştie mai multe despre energia solară decât oricine altcineva pe care îl ştiu, oriunde în lumea specialiştilor.
Güneş enerjisi hakkında tanıdığım herkesten daha fazla bilgisi olduğunu garanti ederim.Többet tud a nappal kapcsolatos dolgokról, mint bárki, akit ezen a világon ismerek, azt bizton mondhatom.
Güneş enerjisi hakkında tanıdığım herkesten daha fazla bilgisi olduğunu garanti ederim.Ví o solární energii víc, než kdokoli, koho znám, kdekoli na světě, zaručeně.
Güneş enerjisi hakkında tanıdığım herkesten daha fazla bilgisi olduğunu garanti ederim.Wie więcej o ogniwach słonecznych niż ktokolwiek inny na świecie.