Ganimetlerimle bir saat geçirdikten sonra... ...benden uzak durmak için ellerinden geleni yaparlar.Ura z mojim trofeje ... in ponavadi po svojih najboljših močeh da vodijo stran od mene.
Ganimetlerimle bir saat geçirdikten sonra... ...benden uzak durmak için ellerinden geleni yaparlar.Vždy som ich sem pred lovu.
Ganimetlerimle bir saat geçirdikten sonra... ...benden uzak durmak için ellerinden geleni yaparlar.Φέρνω τα πάντα εδώ πριν από το κυνήγι.
Ganimetlerimle bir saat geçirdikten sonra... ...benden uzak durmak için ellerinden geleni yaparlar.Един час с моите трофеи ... и те обикновено се правят най-добрите да се държи далеч от мен.
Ganimetlerimle bir saat geçirdikten sonra... ...benden uzak durmak için ellerinden geleni yaparlar.Я всегда привожу их здесь Перед охотой.
Ganimetlerimle bir saat geçirdikten sonra... ...benden uzak durmak için ellerinden geleni yaparlar.Я завжди наводжу їх тут Перед полюванням.
Ganimetlerimle bir saat geçirdikten sonra... ...benden uzak durmak için ellerinden geleni yaparlar.أنشأت لذلك أنا هذا الكأس الغرفة. أحمل لهم دائما هنا قبل مطاردة.
Ganimetlerimle bir saat geçirdikten sonra... ...benden uzak durmak için ellerinden geleni yaparlar.私はいつもここにそれらをもたらす 狩りの前に。 私のトロフィーと時間...
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.A dám ju do ruky cudzozemcov za lúpež a bezbožníkom zeme za korisť, a poškvrnia ju.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.E entregá-la-ei nas mãos dos estrangeiros por presa, e aos ímpios da terra por despojo; e a profanarão.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.És adom azt az idegenek kezébe zsákmányul, és a föld hitetleninek prédául, hadd fertéztessék meg.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.In dam jih v roko tujcem za plen in brezbožnim v deželi za rop, in jih ognusijo.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.I podam je w ręce cudzoziemców na rozchwycenie, i niezbożnych w ziemi na łup, którzy ją splugawią;
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.Ja minä annan sen vieraitten käsiin ryöstettäväksi ja maan jumalattomien saaliiksi, ja ne häpäisevät sen.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.외인의 손에 붙여 노략하게 하며 세상 악인에게 붙여 그들로 약탈하여 더럽히게 하고
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.li darò in preda agli stranieri e in bottino alla feccia del paese e lo profaneranno
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.Nebo vydám ji v ruku cizozemců k rozchvátání, a bezbožným na zemi za loupež, kteříž poškvrní jí.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.Og jeg vil gi det i de fremmedes hånd som rov og til jordens ugudelige som hærfang, og de skal vanhellige det;
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.O voi da de jaf în mînile străinilor, şi ca pradă nelegiuiţilor pămîntului ca s'o pîngărească.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.и отдам его в руки чужим в добычу и беззаконникам земли на расхищение, и они осквернят его.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.Ще го предам в ръцете на чужденци за плячка, И на нечестивите на земята за корист; И те ще го омърсят;
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.ונתתיו ביד הזרים לבז ולרשעי הארץ לשלל וחללה׃
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.اسلمها الى ايدي الغرباء للنهب والى اشرار الارض سلبا فينجسونها.
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.我 必 將 這 殿 交 付 外 邦 人 為 掠 物 、 交 付 地 上 的 惡 人 為 擄 物 、 他 們 也 必 褻 瀆 這 殿
Hepsini yağma mal olarak yabancı uluslara, ganimet olarak dünyadaki kötülere vereceğim; onları kirletecekler.我 必將這 殿 交付 外邦人 為掠物 、 交付 地上 的 惡人為 擄物 、 他們也必褻 瀆這殿
İzlerine bakılırsa bu bir Alman ganimetidir.À en juger par les marques qu'il arbore, il s'agit d'un trophée allemand.
İzlerine bakılırsa bu bir Alman ganimetidir.A juzgar por las marcas que presenta, era un trofeo alemán.
İzlerine bakılırsa bu bir Alman ganimetidir.Ausgehend von den Spuren handelt es sich hierbei um einen deutschen Beutepanzer.
İzlerine bakılırsa bu bir Alman ganimetidir.Podle označení se jednalo o německou trofej.
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.(67:13) Цари воинств бегут, бегут, а сидящая домаделит добычу.
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.(68:13) Les rois des armées fuient, fuient, Et celle qui reste à la maison partage le butin.
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.Az Úr ad vala szólniok az örömhírt vivõ asszonyok nagy csapatának.
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.Các vua có đạo binh chạy trốn , họ chạy trốn ; Còn người đờn bà ở lại trong nhà chia của cướp .
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.Các vua có đạo binh chạy trốn, họ chạy trốn; Còn người đờn bà ở lại trong nhà chia của cướp.
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor."Die Könige der Heerscharen flohen eilends, und die Hausehre teilte den Raub aus.
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor."Hærenes Konger flyr, de flyr, Husets Frue uddeler Bytte.
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.Herra antaa sanoman, suuri on voitonsanoman saattajatarten joukko:
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.Herren gir seierssang; stor er skaren av kvinner med gledesbudskap.
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.Herren låter höra sitt ord, stor är skaran av kvinnor som båda glädje:
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.Het machtige woord van de Here werd over ons uitgesproken en het goede nieuws werd ons door velen gebracht.
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor."¡Huyen, huyen los reyes de los ejércitos!" Y en casa las mujeres reparten el botín
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.Il Signore annunzia una notizia, le messaggere di vittoria sono grande schiera
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.împăraţii oştirilor fug, fug, şi cea care rămîne acasă, împarte prada.
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.여러 군대의 왕들이 도망하고 도망하니 집에 거한 여자도 탈취물을 나누도다
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.Kralji vojnih krdel zbežé, zbežé, in ona, ki biva doma, bo delila plen.
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.Pán dal slovo a tých, ktoré zvestovaly radostné veci, veľký zástup.
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.Pán dal slovo své, i těch, kteréž potěšeně zvěstovaly, zástup veliký, řkoucích:
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.Pan dał słowo swe, i tych, którzy pociechy zwiastowali, zastęp wielki mówiących.
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.Reis de exércitos fogem, sim, fogem; as mulheres em casa repartem os despojos.
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.Βασιλεις στρατευματων φευγοντες εφυγον, και αι διαμενουσαι εν τη οικια εμοιραζον τα λαφυρα.
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.Царе с войски бягат ли, бягат; А жените останали в къщи делят користите.
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.מלכי צבאות ידדון ידדון ונות בית תחלק שלל׃
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.ملوك جيوش يهربون يهربون. الملازمة البيت تقسم الغنائم.
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.統 兵 的 君 王 逃 跑 了 、 逃 跑 了 . 在 家 等 候 的 婦 女 、 分 受 所 奪 的
‹‹Kaçıyor, kaçıyor orduların kralları! Evi bekleyen kadınlar ganimeti paylaşıyor.統兵 的 君王 逃跑 了 、 逃跑 了 . 在家 等候 的 婦女 、 分 受 所 奪的
Kötü kişi kötülerin ganimetini ister, Ama doğru kişilerin kökü ürün verir.Az ajkaknak vétkében gonosz tõr van, de kimenekedik a nyomorúságból az igaz.
Kötü kişi kötülerin ganimetini ister, Ama doğru kişilerin kökü ürün verir.Bezbožník pachtí po love zlých ľudí, ale koreň spravedlivých vydáva ovocie.
Kötü kişi kötülerin ganimetini ister, Ama doğru kişilerin kökü ürün verir.Brezbožnik želi lova hudobnih, pravičnih korenina pa daje sad.
Kötü kişi kötülerin ganimetini ister, Ama doğru kişilerin kökü ürün verir.Cel rău pofteşte prada celor nelegiuiţi, dar rădăcina celor neprihăniţi rodeşte. -
Kötü kişi kötülerin ganimetini ister, Ama doğru kişilerin kökü ürün verir.De goddeloze geniet van de kwaadaardigheid, maar de wortels van de rechtvaardige doen hem groeien en bloeien.