Bakın, büyük ata İbrahimin ganimetten ondalık verdiği bu adam ne kadar büyüktür!Pohleďtež tedy, kteraký ten byl, jemuž i desátky z kořistí dal Abraham patriarcha.
Bakın, büyük ata İbrahimin ganimetten ondalık verdiği bu adam ne kadar büyüktür!Preudarite pa, kako velik je bil ta, ki mu je Abraham očak dal desetino od najboljšega plena.
Bakın, büyük ata İbrahimin ganimetten ondalık verdiği bu adam ne kadar büyüktür!Schauet aber, wie groß ist der, dem auch Abraham, der Patriarch, den Zehnten gibt von der eroberten Beute!
Bakın, büyük ata İbrahimin ganimetten ondalık verdiği bu adam ne kadar büyüktür!Ser dog, hvor stor denne er, hvem endog Patriarken Abraham gav Tiende af Byttet.
Bakın, büyük ata İbrahimin ganimetten ondalık verdiği bu adam ne kadar büyüktür!Vedeţi bine dar cît de mare a fost el, dacă pînă şi patriarhul Avraam i -a dat zeciuială din prada de război!
Bakın, büyük ata İbrahimin ganimetten ondalık verdiği bu adam ne kadar büyüktür!Στοχασθητε δε ποσον μεγας ητο ουτος, εις ον ο Αβρααμ ο πατριαρχης εδωκε και δεκατον εκ των λαφυρων.
Bakın, büyük ata İbrahimin ganimetten ondalık verdiği bu adam ne kadar büyüktür!Видите, как велик тот, которому и Авраам патриарх дал десятину из лучших добыч своих.
Bakın, büyük ata İbrahimin ganimetten ondalık verdiği bu adam ne kadar büyüktür!Дивіте ся ж, який великий той, кому і десятину дав Авраам патриярх із вибраного.
Bakın, büyük ata İbrahimin ganimetten ondalık verdiği bu adam ne kadar büyüktür!Понеже тоя, за когото се казва това, принадлежи на друго племе, от което никой не е служил на олтара.
Bakın, büyük ata İbrahimin ganimetten ondalık verdiği bu adam ne kadar büyüktür!ראו עתה מה גדול הוא אשר גם אברהם אבינו נתן לו מעשר מראשית השלל׃
Bakın, büyük ata İbrahimin ganimetten ondalık verdiği bu adam ne kadar büyüktür!ثم انظروا ما اعظم هذا الذي اعطاه ابراهيم رئيس الآباء عشرا ايضا من راس الغنائم.
Bakın, büyük ata İbrahimin ganimetten ondalık verdiği bu adam ne kadar büyüktür!你 們 想 一 想 、 先 祖 亞 伯 拉 罕 、 將 自 己 所 擄 來 上 等 之 物 取 十 分 之 一 給 他 、 這 人 是 何 等 尊 貴 呢
Bakın, büyük ata İbrahimin ganimetten ondalık verdiği bu adam ne kadar büyüktür!你 們想 一 想 、 先祖 亞伯拉罕 、 將 自己 所 擄來 上等 之物 取 十分之一 給他 、 這人 是 何等 尊貴呢
- Ben de. Bu nedir? - Düğün ganimetleri.Wat is dit?
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Bên-gia-min là một con chó sói hay cấu-xé; Ban mai đi đánh chết mồi, Chiều phân chia mồi đã được.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Bên-gia-min là một con chó_sói hay cấu - xé ; Ban_mai đi đánh chết mồi , Chiều phân_chia mồi đã được .
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Beniamin este un lup care sfăşie; Dimineaţa, mănîncă prada, Iar seara, împarte prada răpită.``
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Beniamino è un lupo che sbrana: al mattino divora la preda e alla sera spartisce il bottino
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Beniamin, vlk dravý, ráno bude jísti loupež, a večer rozdělí kořisti.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamim é lobo que despedaça; pela manhã devorará a presa, e � tarde repartirã o despojo.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin är en glupande ulv; om morgonen förtär han rov, och om aftonen utskiftar han byte.»
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin bude jako dravý vlk; ráno bude jesť lúpež a na večer rozdelí korisť.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin, den rovlystne Ulv, om Morgenen æder han Rov, om Aftenen deler han Bytte!"
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin er en glupende ulv; om morgenen eter han op rov, og om aftenen deler han ut hærfang.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin est un loup qui déchire; Le matin, il dévore la proie, Et le soir, il partage le butin.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››"Benjamín es un lobo rapaz: Por la mañana come la presa, y al atardecer reparte el botín.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin ist ein reißender Wolf; des Morgens wird er Raub fressen, und des Abends wird er Beute austeilen.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin jako wilk porywający, rano jeść będzie łup, a wieczór będzie dzielił korzyść.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin je volk, ki trga; zgodaj uživa rop in na večer deli plen.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjamin on raatelevainen susi; aamulla hän syö riistaa, ja illalla hän jakaa saalista."
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benjámin ragadozó farkas: reggel ragadományt eszik, este pedig zsákmányt oszt.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Benyamin adalah serigala ganas. Di pagi hari ia menerkam mangsanya. Di malam hari ia membagi-bagikannya.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››베냐민은 물어 뜯는 이리라 아침에는 빼앗은 것을 먹고 저녁에는 움킨 것을 나누리로다
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Ο Βενιαμιν θελει εισθαι λυκος αρπαξ το πρωι θελει κατατρωγει θηραμα, και το εσπερας θελει διαιρει λαφυρα.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Вениамин е вълк грабител; Заран ще пояжда лов. А вечер ще дели корист.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››Вениамин, хищный волк, утром будет есть ловитву и вечером будет делить добычу.
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››בנימין זאב יטרף בבקר יאכל עד ולערב יחלק שלל׃
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››بنيامين ذئب يفترس. في الصباح يأكل غنيمة وعند المساء يقسم نهبا
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››便 雅 憫 是 個 撕 掠 的 狼 、 早 晨 要 喫 他 所 抓 的 、 晚 上 要 分 他 所 奪 的
‹‹Benyamin aç kurda benzer; Sabah avını yer, Akşam ganimeti paylaşır.››便 雅憫 是 個撕掠 的 狼 、 早晨 要 喫 他 所 抓 的 、 晚上 要 分 他 所奪的
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.acharemos toda sorte de bens preciosos; encheremos as nossas casas de despojos;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.allt vad dyrbart är skola vi vinna, vi skola fylla våra hus med byte;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.Chúng ta sẽ được các thứ của báu, Chất đầy nhà chúng ta những của cướp;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.Chúng_ta sẽ được các thứ của báu , Chất đầy nhà chúng_ta những của cướp ;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.hallaremos riquezas de toda clase; llenaremos nuestras casas de ganancias
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.Kita ambil barang-barang mereka yang berharga, supaya rumah kita penuh dengan barang rampasan
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.우리가 온갖 보화를 얻으며 빼앗은 것으로 우리 집에 채우리니
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.me saamme kaikenlaista kallista tavaraa, täytämme talomme saaliilla;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.Minden drága marhát nyerünk, megtöltjük a mi házainkat zsákmánnyal;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.najdeme rôzny majetok drahocenný; naplníme svoje domy korisťou.
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.Nous trouverons toute sorte de biens précieux, Nous remplirons de butin nos maisons;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.troveremo ogni specie di beni preziosi, riempiremo di bottino le nostre case
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.vi vil finne alle slags kostelig gods, fylle våre hus med rov;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.Vi vinder os Gods og Guld, vi fylder vore Huse med Rov.
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.vom găsi tot felul de lucruri scumpe, şi ne vom umplea casele cu pradă;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.vsakršno drago blago si pridobimo, s plenom napolnimo hiše svoje;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.Všelijakého drahého zboží dosáhneme, naplníme domy své loupeží;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.wir wollen großes Gut finden; wir wollen unsre Häuser mit Raub füllen;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.Wszelkiej majętności kosztownej nabędziemy, napełnimy domy nasze korzyścią;
Bir sürü değerli mal ele geçirir, Evlerimizi ganimetle doldururuz.Zij hebben genoeg geld en spullen, dus wij kunnen een flinke slag slaan.