Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Conosceva gli esperimenti di Galileo che cercavano di determinare se la luce avesse velocità.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Dan dia sangat mengenal percobaan Galileo yang mencoba untuk menentukan apakah cahaya memiliki kecepatan.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.El cunoştea experimentele lui Galileo care a încercat să afle dacă lumina avea viteză.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Ele conhecia as experiências de Galileu para procurar determinar se a luz tem velocidade.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Él estaba familiarizado con los experimentos de Galileo que intentaban determinar si la luz tenía velocidad.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Er war mit Galileis Experimenten zur Bestimmung einer existierenden Lichtgeschwindigkeit vertraut.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Fizeau znał eksperymenty Galileusza mające na celu ustalenie czy światło ma prędkość.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Han var bekant med Galileos experiment, där han försökte ta reda på om ljus har en hastighet
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Hij wist dat Galileo experimenteerde met lichtsnelheid.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Il connaissait bien les expériences de Galilée pour tenter de déterminer si la lumière avait une vitesse.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Ismerte Galileo kísérleteit, amivel ő megpróbálta megállapítani, hogy a fénynek van-e sebessége.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.그는 갈릴레오의 실험에 익숙했습니다. 빛에 속도가 있는가 파악하는 실험입니다.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Ông Fizeau đã quen với các thí nghiệm của Gallileo để xác định xem ánh sáng có tốc độ hay không.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Poznal je Galilejeve poskuse, ko je skušal določiti svetlobi njeno hitrost.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.Он был знаком с опытами Галилея, пытавшегося определить, обладает свет скоростью или нет.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.והוא הכיר את ניסוייו של גליליאו בניסיון לקבוע האם לאור יש או אין מהירות.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.وكان على ذراية بتجارب غاليليو في محاولته لإثبات إذا ماكان للضوء سرعة أم لا.
Galileo'nun ışığın bir hızının olup olmadığı üzerine yaptığı deneylere yabancı sayılmazdı.ガリレオの実験の話を 彼は よく知っていました ガリレオは素晴らしい 実験を考え出しました
• Galileo’nun operasyonları ve servisAutorità di vigilanza del GNSS europeo (GSA)
• Galileo’nun operasyonları ve servisDie GSAnull verwaltet die europäischen Satelliten-
• Galileo’nun operasyonları ve servisEurooppalaisen GNSS-järjestelmän valvontaviranomainen (GSA)
• Galileo’nun operasyonları ve servisEurópsky úrad pre dohľad nad globálnymi navigačnými satelitnými systémami (GSA)
• Galileo’nun operasyonları ve servisЕвропейски надзорен орган на ГНСС(GSA)
Galileo, şu mükemmel deneyi gerçekleştirmişti:Galileo je izvedel čudovit poskus.
Galileo, şu mükemmel deneyi gerçekleştirmişti: Kendisi ve asistanı ellerine birer lamba alıpGalileo hade tänkt ut ett fantastiskt experiment där han och hans assistent hade var sin lampa.
Galileo, şu mükemmel deneyi gerçekleştirmişti: Kendisi ve asistanı ellerine birer lamba alıpHij had een prachtig experiment bedacht: hij en zijn assistent hadden elk een lamp.
Galileo, şu mükemmel deneyi gerçekleştirmişti:갈릴레오는 아주 훌륭한 실험을 했는데요.
Galileo, şu mükemmel deneyi gerçekleştirmişti:Takže Galileo pracoval na tomto úžasnom pokuse.
Galileo, şu mükemmel deneyi gerçekleştirmişti:Thí nghiệm kỳ thú này như sau
Galileo, şu mükemmel deneyi gerçekleştirmişti:А Галилей провёл поистине замечательный эксперимент.
Galileo, şu mükemmel deneyi gerçekleştirmişti:גליליאו בנה ניסוי ממש נפלא
Galileo, şu mükemmel deneyi gerçekleştirmişti:فغاليلو قام بتلك التجربة الجميلة
Galileo, şu mükemmel deneyi gerçekleştirmişti:ガリレオと助手がランプを持ち
Newton'un ilk kanununda tanımladığını tanımlamışlardır. Ve bunu Newton'dan once yapmışlardır. Bu Galileoאלא אם כן הוא יאולץ לשנות את מצבו בהשפעת כוח.
Onu kendim kullanmak istedim, Galileo'nun 400 yıl önce kendi teleskobunu kullanması gibi.Ich wollte es für mich selbst nutzen, etwa so, wie Galileo sein Teleskop nutzte, vor 400 Jahren.
Onu kendim kullanmak istedim, Galileo'nun 400 yıl önce kendi teleskobunu kullanması gibi.Ik wilde het zelf gebruiken, een beetje zoals Galileo zijn telescoop gebruikte 400 jaar geleden.
Onu kendim kullanmak istedim, Galileo'nun 400 yıl önce kendi teleskobunu kullanması gibi.Je voulais l'utiliser moi-même, un peu comme Galilée avait utilisé son télescope il y a 400 ans.
Onu kendim kullanmak istedim, Galileo'nun 400 yıl önce kendi teleskobunu kullanması gibi.Quería usarla yo mismo, un poco como Galileo llegó a usar su telescopio hace 400 años.
Onu kendim kullanmak istedim, Galileo'nun 400 yıl önce kendi teleskobunu kullanması gibi.Volevo usarla per me, un po' come Galileo usò il suo telescopio 400 anni fa.
Onu kendim kullanmak istedim, Galileo'nun 400 yıl önce kendi teleskobunu kullanması gibi.Исках да я използвам аз самият, малко както Галилей изпозвал своя телескоп преди 400 години.
Onu kendim kullanmak istedim, Galileo'nun 400 yıl önce kendi teleskobunu kullanması gibi.Я хотел пользоваться пакетом сам, подобно Галилею, использовавшему свой собственный телескоп 400 лет назад .
Ve bence Galileo matematiğin çevremizdeki bilimsel dünyayı anlamaktaki gücünü oldukça güzel özetlemiştir.Galileo vatte de kracht van de wiskunde om de wereld om ons heen te begrijpen, zeer mooi samen.
Ve bence Galileo matematiğin çevremizdeki bilimsel dünyayı anlamaktaki gücünü oldukça güzel özetlemiştir.Galileusz dobrze podsumował jak matematyka może pomóc zrozumieć świat nauki.
Ve bence Galileo matematiğin çevremizdeki bilimsel dünyayı anlamaktaki gücünü oldukça güzel özetlemiştir.갈릴레오는 우리를 둘러싼 세계를 과학적으로 이해할 수 있게 해주는 수학의 힘을 함축성있고 멋있게 표현했지요.
Ve bence Galileo matematiğin çevremizdeki bilimsel dünyayı anlamaktaki gücünü oldukça güzel özetlemiştir.Ο Γαλιλαίος συνόψισε θαυμάσια τη δύναμη των μαθηματικών για την κατανόηση του επιστημονικού κόσμου γύρω μας.
Ve bence Galileo matematiğin çevremizdeki bilimsel dünyayı anlamaktaki gücünü oldukça güzel özetlemiştir.Мисля, че Галилео е резюмирал много добре мощта на математиката за разбиране на научния свят около нас.
Ve bence Galileo matematiğin çevremizdeki bilimsel dünyayı anlamaktaki gücünü oldukça güzel özetlemiştir.На мой взгляд Галилео очень удачно обобщил силу математики - oнa помогает понять окружаюший нас научный мир .
Ve bence Galileo matematiğin çevremizdeki bilimsel dünyayı anlamaktaki gücünü oldukça güzel özetlemiştir.ואני חושב שגלילאו סיכם יפה מאוד את יכולתה של המתמטיקה, להבין את העולם המדעי סביבנו
Ve bence Galileo matematiğin çevremizdeki bilimsel dünyayı anlamaktaki gücünü oldukça güzel özetlemiştir.و إني أعتقد أن كاليليو قد لخص، و بأسلوب رائع، قوة الرياضيات، التي تمكننا من فهم العالم حولنا.
Ve bence Galileo matematiğin çevremizdeki bilimsel dünyayı anlamaktaki gücünü oldukça güzel özetlemiştir.数学がどれほど強力なのか ガリレオがうまく表現しています 「宇宙という壮大な書物は
Ve bu adam, başka bir eşitlik tanrısı, Galileo Galliei'dir.Denne fyr, en anden pioneer indenfor civilisation. Det er Galileo Galilei.
Ve bu adam, başka bir eşitlik tanrısı, Galileo Galliei'dir.E esse cara- outro titão da civilização de fato- ele é Galileo Galilei
Ve bu adam, başka bir eşitlik tanrısı, Galileo Galliei'dir.I ten gość - inny tytan cywilizacji, naprawdę - to jest Galileo Galilei
Ve bu adam, başka bir eşitlik tanrısı, Galileo Galliei'dir.이 사람은 - 또다른 사회의 거인 - 바로 갈릴레오 갈릴레이입니다
Ve bu adam, başka bir eşitlik tanrısı, Galileo Galliei'dir.И този човек - наистина друг титан на цивилизацията - е Галилео Галилей
Ve bu adam, başka bir eşitlik tanrısı, Galileo Galliei'dir.ודמות זאת - היא אדם נוסף מגדולי החוקרים באנושות - ושמו גלילאו גליליי.
Ve bu adam, başka bir eşitlik tanrısı, Galileo Galliei'dir.و هذا الشاب حقا احد العملاقه في الحضاره ، هذا هو جاليليو
Ve bu adam, başka bir eşitlik tanrısı, Galileo Galliei'dir.彼が最初に、慣性の法則を導き出した人物なんだ。
Ve bunu Newton'dan once yapmışlardır. Bu GalileoNewtons erstes Bewegungsgesetz beschrieben, und zwar vor Newton.
Ve Galileo'nun problemini gerçekten önemsiz bir parça alet ile çözdü.A rezolvat problema lui Galileo şi a făcut-o cu un echipament destul de banal.