Grubun üyesi olan diğer galaksiler ise bu çekirdeğe sadece zayıf bir kütle çekimi etkisiyle bağlıdır.Většina ostatních galaxií v této skupině je k tomuto jádru gravitačně vázána pouze slabě.
M101 ve diğer komşu galaksiler büyük ihtimalle M101 Grubu'nu oluşturmaktadır.M101 a její satelitní galaxie spolu tvoří skupinu galaxií M 101.
Seyfert galaksileri ilk olarak 1943 yılında bu sınıfı keşfeden Carl Seyfertin adıyla adlandırılırlar.Seyfertovy galaxie jsou pojmenovány po Carlu Seyfertovi, který je poprvé popsal v roce 1943.
1960'lı yıllarda galaksilerin spiral yapısının oluşumu üzerine çalışmaya başladı.Od roku 1970 pracoval na pochopení dynamiky galaxií.
Aynı zamanda, spiral galaksilerin 1% Seyferts olduğuna inanılıyordu.V té době se předpokládalo, že 1 % spirálních galaxií patří mezi Seyfertovy galaxie.
Nesnelerin ikisi yakınlarındaki eşlik eden küçük galaksiyle yandan görünen galaksilerdir.Oba průvodci jsou slabé malé eliptické galaxie, které se nacházejí v její blízkosti.
Bu galaksiler, kabuk benzeri bir yapıya sahiptir.Tyto útvary mají podobnou strukturu jako klatráty.
Aynı dönemde Seyfert galaksiler için spektrofotometrik verileri toplamak amacıyla, çabalar yapılmıştır.Během tohoto období také probíhaly snahy o spektrofotometrický rozbor Seyfertových galaxií.
Seyfert galaksileri kuasarlardan çok daha yakındırlar.Seyfertovy galaxie leží mnohem blíže než kvasary.
Kategoriye galaksi çiftleri dahil edilse de kategorideki cisimlerin pek çoğu bireysel galaksilerdir.Další členové Místní skupiny galaxií jsou na výše uvedených galaxiích gravitačně nezávislí.
IC 4182, bilinen en yakın galaksilerden birisidir.NGC 3842 je nejjasnějším členem Kupy galaxií ve Lvu.
Gelişmiş radyoteleskoplarla hidrojen gazı diğer galaksilerde de belirlenebildi.Cu ajutorul telescoapelor radio îmbunătățite, hidrogenul putea fi urmărit și în alte galaxii.
Bâzı galaksiler düzensizdir ve herhangi bir iyi tanımlanmış düzlemleri yoktur.Unele galaxii sunt neregulate și nu au un disc bine-determinat.
Bunlar Samanyolu Galaksisi haricinde yeryüzünden gözlemlenen ilk galaksilerdi.Este și prima supernovă observată în afara galaxiei noastre.
Galaksilerin renkleri oldukça tuhaftır.Coliziunile dintre galaxii sunt relativ comune.
Spektral teknikler kullanarak, bulutsuları galaksilerden ayırabiliyorlardı.Cu inteligența lor avansată au cucerit galaxia.
Sıcak gazın toplam miktarı görünür galaksilerin toplam kütlesinin 5-10 kat fazlasıdır.Ce tip de stea este, probabil, de 5 până la 10% dintre stelele din galaxia noastră.
1925 - Amerikan astronom Edwin Hubble, samanyolu dışında başka galaksiler keşfettiğini açıkladı.1925: Americanul Edwin Hubble anunță descoperirea unei alte galaxii în afară de Calea Lactee - Andromeda.
Ancak bu çekirdek, standart sarmal galaksilerinkilere kıyasla çok daha önemli büyüklükte olur.Această cantitate este inclusă aproximativ și echivalent prezentă în greutatea unui biscuit clasic.
Bu cisimler, çekirdeklerinden dışarıya doğru materyal çıkartan galaksilerdir.Úgy tűnik, ezen galaxisok anyagot dobnak ki a középpontjukból.
M58, Başak Kümesi'nin en parlak galaksilerinden birisidir.Az M58 a Virgo halmaz egyik legfényesebb tagja.
İyi tanımlanmış üç tane kola sahip galaksiler ise oldukça nadirdir.A három jól definiált spirálkar ritka.
Galaksiler içinde yıldızlar ve bazı yıldızların çevresinde sistemler oluştu.Onko galaksien välissä tähtiä tai planeettoja?
Bu galaksilerin çoğunda birleşme kalıntıları vardır.Valtaosa levistä on yhteyttäviä eliöitä.
1 Ocak - Amerikalı astronom Edwin Hubble, samanyolu dışında başka galaksiler keşfettiğini açıkladı.30. joulukuuta – Edwin Hubble ilmoitti havainneensa muita galakseja.
Bize yakın galaksilerin yaklaşık üçte biri LINER çekirdek türüne sahip galaksiler olarak sınıflanırlar.Noin kolmasosa kierteisgalakseista on sauvaspiraaleja.
Messier 51 a, (NGC 5194), Whirlpool Galaksisi, gökyüzünde en iyi bilinen galaksilerden biridir.Pyörregalaksi (Messier 51, M51, NGC 5194) on kierteisgalaksi Ajokoirien tähdistössä.
269 ile 327 arasındaki galaksiler, galaksi çiftleridir.Τα αντικείμενα 269-327 είναι διπλοί γαλαξίες.
Bu ilk yapılar sonradan, günümüzde gördüğümüz galaksiler hâline geleceklerdi.Αυτές οι αρχέγονες δομές θα γίνουν τελικά οι γαλαξίες που βλέπουμε σήμερα.
Düşük yüzey parlaklığına sahip galaksiler aslında oldukça yaygındır.Η χαμηλής φωτεινότητας επιφανείας γαλαξίες είναι στην πραγματικότητα αρκετά κοινοί.
Bu kategorideki diğer galaksilerin pek çoğu da bir köprü ile birbirlerine bağlıdırlar.Πολλοί άλλοι γαλαξίες στην κατηγορία συνδέονται επίσης με γέφυρες.
Bu cisimlerin pek çoğu basit cüce galaksilerdır.Πολλά από αυτά τα αντικείμενα είναι απλώς νάνοι γαλαξίες.
İyi tanımlanmış üç tane kola sahip galaksiler ise oldukça nadirdir.Οι γαλαξίες με τρεις καθαρά διαχωρισμένους σπειροειδείς βραχίονες είναι σπάνιοι.
Tek kollu sarmal galaksiler de çok nadirdir.(Στα αγγλικά:One-armed spiral galaxies) Οι σπειροειδείς γαλαξίες είναι επίσης σπάνιοι.
Her iki durumda da bileşen galaksilerin çoğu düzensiz galaksilerdir.Και στις δύο περιπτώσεις, πολλοί από τους γαλαξίες που τα αποτελούν είναι ανώμαλοι γαλαξίες.
Ev sahibi galaksiler neredeyse sadece büyük eliptik galaksilerdirler.Ο γαλαξίες που τους φιλοξενούν είναι σχεδόν αποκλειστικά μεγάλοι ελλειπτικοί γαλαξίες.
Bu cisimler, çekirdeklerinden dışarıya doğru materyal çıkartan galaksilerdir.(Στα αγγλικά:Galaxies with jets) Αυτοί οι γαλαξίες φαίνεται να εκτοξεύουν υλικό προς τα έξω από τον πυρήνα.
Nesnelerin bazıları etkileşen galaksilerden oluşurken, diğer cisimler ise gerçekte galaksi gruplarıdır.Κάποια από τα αντικείμενα είναι αλληλεπιδρώντες γαλαξίες, ενώ άλλα είναι ομάδες γαλαξιών.
Kategori adında da belirtildiği gibi sarmal galaksiler rahatsız edici görünümdedirler.Όπως φαίνεται από το όνομα της κατηγορίας, οι σπειροειδείς γαλαξίες μοιάζουν παραμορφωμένοι.
Bu galaksilerin diskleri birleşmiş fakat çekirdekleri yoktur.Άλλοι γαλαξίες στην περιφέρεια μπορεί να συσχετίζονται αλλά να μην συνδέονται βαρυτικά.
Tarihsel olarak galaksiler gözle görülen şekillerine göre sınıflanmışlardır.Historisk set er galakser blevet kategoriseret efter deres udseende.
Galaksiler çeşitli çoklu yıldız sistemlerini, yıldız kümelerini ve çeşitli nebulaları da içerebilirler.Galakser kan indeholde mange solsystemer, stjernehobe, og forskellige interstellare skyer.
Kırmızıya kayma denen bu olay, galaksilerin bizden uzaklaştığını gösteriyordu.Universets udvidelse medfører at galaksernes lys rødforskydes.
1924 - Amerikalı astronom Edwin Hubble, evrende Samanyolu'ndan başka galaksiler de olduğunu açıkladı.1924 - Edwin Hubble bekendtgør, at der eksisterer andre galakser end "vores" mælkevej.
Bu galaksiler (AGN) actif galactic nuclei olarak bilinir.Aktive galakser kaldes med et engelsk akronym også for AGN (Active Galaxy Nuclei).
Bu galaksilerin diskleri birleşmiş fakat çekirdekleri yoktur.Klandestin betyder skjulte men ikke forklædte aktiviteter.
Bize yakın galaksilerin yaklaşık üçte biri LINER çekirdek türüne sahip galaksiler olarak sınıflanırlar.Omtrent en tredjedel av nærliggende galakser er klassifisert som innehavere av LINER-kjerner.
Gelişmiş radyoteleskoplarla hidrojen gazı diğer galaksilerde de belirlenebildi.Med forbedrede radioteleskop kunne hydrogengass også spores i andre galakser.
Bu ilk yapılar sonradan, günümüzde gördüğümüz galaksiler hâline geleceklerdi.Disse opprinnelige strukturene ble til slutt det vi i dag ser som galakser.
Bunlar Samanyolu Galaksisi haricinde yeryüzünden gözlemlenen ilk galaksilerdi.Dette var de første galaksene utenom Melkeveien som ble observert fra jorden.
Starburst tipi galaksiler, genellikle galaksilerin birleşmesiyle ya da etkileşime geçmesiyle açıklanır.Starburstgalakser forbindes ofte med sammenslående eller vekselvirkende galakser.
Bu galaksiler, kabuk benzeri bir yapıya sahiptir.Melkeveien synes å inneha minst ett slikt objekt.
Bu erken dönemde galaksiler büyük ölçüde yıldız doğumları yaşamışlardır.Under denne tidlige epoken gjennomgikk galaksene en stor økning i stjernedannelser.
Her iki durumda da ana galaksiler dev eliptik galaksilerdir.I begge tilfellene er vertsgalaksene gigantiske ellipsegalakser.
Bu cihaz böylece galaksilerdeki yıldızların mesafelerini tayin etmekte kullanılacaktır.Dette prinsippet utnyttes til å bestemme avstanden til nære stjerner.
Örneğin, dünyaya uzak olan galaksiler dünyaya olan uzaklarıyla orantısal bir hızla uzaklaşırlar.Hastigheten galaksene beveger seg bort fra oss med er proporsjonal med avstanden til dem.
Bu ilk yapılar sonradan, günümüzde gördüğümüz galaksiler hâline geleceklerdi.Struktur-struktur primordial inilah yang akhirnya menjadi galaksi yang kita lihat hari ini.
Her iki durumda da galaksiler ve kaynaklar uzaktadırlar, galaksimizden yüzlerce megaparsek uzaklığında.Dalam kedua kasus galaksi dan sumber cukup jauh, ratusan megaparsek dari galaksi kita.
Sıcak gazın toplam miktarı görünür galaksilerin toplam kütlesinin 5-10 kat fazlasıdır.Jumlah total gas panas adalah lima sampai sepuluh kali massa total di galaksi terlihat.
Galaksilerin renkleri oldukça tuhaftır.Warna galaksi tersebut terbilang aneh.