gıyabi ile cümle

gıyabi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
57
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir gıyabi karar verdim.I made a snap judgment.
O gıyabında ölüm cezasına çarptırıldıShe was sentenced to death in absentia.
Sami için gıyabi cenaze namazı kılındı.A funeral prayer in absentia was held for Sami.
Sonuç olarak, Cumhuriyetçi hükümet tarafından gıyabında idama mahkum edildi.As a result, he was sentenced to death in absentia by the Republican government.
Dahası, Senato Sezar'ın in absentia (gıyabında) ikinci kez konsül seçilmesini de yasakladı.Moreover, the Senate forbade Caesar to stand for a second consulship in absentia.
Ebedi Adn cennetlerine girerler ki rahman, kullarının gıyabında, onlara vaadetmiştir bu cennetleri.In the gardens of Eden promised by Ar-Rahman to His creatures in the unknown (future).
İdris gibi sürgünde yaşayan pek çok kişi gıyabında yargılandı.Many, who like Idris lived in exile, were tried in absentia.
Gıyabında ölüme mahkum edildi.He was sentenced to death in absentia.
Hakkında gıyabî tutuklama kararı olmasına rağmen hastaneden kaçan Gezmiş, Haziran’ın sonunda Filistin’e gitti.Malgré un mandat d'arrêt contre lui, il s'enfuit de l'hôpital et partit pour la Palestine fin juin.
Yargılamaların sonucunda gıyabında toplam 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı.En total, solo cumplió nueve meses de su condena.
In absentia, Latince "gıyabında; o yokken" anlamına gelen terim.In Abstenia es un término legal tomado del latín que significa "en ausencia" o "mientras está ausente".
1967'de gıyabında idama mahkûm edildi.Si impiccò nella sua cella nel 1967.
Yargılamaların sonucunda gıyabında toplam 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı.Successivamente la pena venne ridotta dalla Corte Suprema di Giustizia a tre anni e nove mesi.
Daha sonra önce gıyabında ölüm cezası verildi, sonra ömür boyu hapse çevrildi.Condannato a morte, successivamente la pena gli fu tramutata in carcere a vita.
Kontesin kocası, gıyabında kürek cezasına mahkûm edildi.La consorte è stata condotta nella località segreta di detenzione del marito.
Yüksek Lisans eğitimi için örgün şubede 2 yıl, gıyabi şubede ise 2,5 yıl zaman norması öngörülmüştür.Обучение на степень магистра составляет 2 года, а для заочного отделения - 2,5 года.
Vatandaşlığı elinden alındı ve gıyabında ölüm cezasına çarptırıldı.Он был лишен гражданства, приговорен к смертной казни заочно.
Güney hakkında 27 Ocak 2003'te gıyabi tutuklama kararı çıkarıldı.27 февраля 2003 года был упразднён Чернятинский сельский округ.
1967'de gıyabında idama mahkûm edildi.В 1967 сбежал из заключения.
Genel olarak hukuk dilinde davalının duruşmalara katılmasa bile gıyabında yargılanmasını ifade eder.Компартия хоть и оказывала им помощь на судебном процессе, тем не менее, дистанцировалась от них.
Hispania'da seferde olduğu sırada, Senato Sezar'a in absentia (gıyabında) onur payeleri vermeye başladı.Enquanto ainda estava em uma campanha na Hispânia, o senado concedera diversas honras a César.
In absentia, Latince "gıyabında; o yokken" anlamına gelen terim.In absentia é um termo legal em latim que significa"em absencia" ou "enquanto abstente".
Yargılamaların sonucunda gıyabında toplam 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı.Um recurso reduziu sua sentença para sete meses e nove dias.
Dahası, Senato Sezar'ın in absentia (gıyabında) ikinci kez konsül seçilmesini de yasakladı.Gedurende de Tweede Punische Oorlog werd hij voor de tweede keer tot consul benoemd door de senaat.
Ebu Abbas İtalyan makamlarınca gıyabında yargılandı ve suçlu bulundu.Abu Abbas verliet het rechtsgebied van Italië en werd bij verstek veroordeeld.
In absentia, Latince "gıyabında; o yokken" anlamına gelen terim.In absentia är latin och betyder "i sin frånvaro".
Genel olarak hukuk dilinde davalının duruşmalara katılmasa bile gıyabında yargılanmasını ifade eder.Ще гірше, коли в суді рідну мову втрачають адвокати.
Oslo'daki tören, gıyabında yapılır.Vrcholově se připravuje v Oslu.
Dahası, Senato Sezar'ın in absentia (gıyabında) ikinci kez konsül seçilmesini de yasakladı.În plus, Senatul îi interzice lui Cezar să candideze pentru un consulat secund în absența sa.
Vatandaşlığı elinden alındı ve gıyabında ölüm cezasına çarptırıldı.Acesta a jurat credință și a fost învestit în funcție pe patul de moarte.
Dahası, Senato Sezar'ın in absentia (gıyabında) ikinci kez konsül seçilmesini de yasakladı.Emellett megtiltotta Caesarnak, hogy egy második consulátusra pályázzon.
1967'de gıyabında idama mahkûm edildi.1967 márciusában távollétében halálra ítélték.
Bu arada mart ayında yeni rejim tarafından gıyabında idam cezasına çarptırıldı.Laki palasi maaliskuussa valitun uuden parlamentin käsiteltäväksi.
Ceneviz mahkemesi tarafından gıyabında ölüme mahkûm oldu ve Marsilya'ya kaçtı.Han blev dømt til døden in absentia af en genovesisk domstol da han havde flygtet til Marseille.
Güney hakkında 27 Ocak 2003'te gıyabi tutuklama kararı çıkarıldı.Østre Landsret med afsagde dom den 27. juni 1997.
Ebu Abbas İtalyan makamlarınca gıyabında yargılandı ve suçlu bulundu.Abu Abbas forlod Italiens jurisdiktion og blev dømt in absentia.
In absentia, Latince "gıyabında; o yokken" anlamına gelen terim.In absentia er latin for «i fravær av» eller «i fraværet til».
Ceneviz mahkemesi tarafından gıyabında ölüme mahkûm oldu ve Marsilya'ya kaçtı.Han ble dømt til døden in absentia av en genovesisk domstol da han hadde flyktet til Marseille.
Hispania'da seferde olduğu sırada, Senato Sezar'a in absentia (gıyabında) onur payeleri vermeye başladı.Mens Cæsar fortsatt drev krig i Spania, begynte senatet å gi ham æresbevisninger.
1967'de gıyabında idama mahkûm edildi.Pada tahun 1967 ia dijatuhi hukuman mati.
Oslo'daki tören, gıyabında yapılır.Upacara Miwit diadakan di sawah yang akan dipanen padinya.
Gıyabında ölüm cezasına çarptırıldı.Perintah hukuman mati telah diturunkan untuknya.
Oslo'daki tören, gıyabında yapılır.Trận chung kết được tồ chức tại Oslo.
Güney hakkında 27 Ocak 2003'te gıyabi tutuklama kararı çıkarıldı.6月27日に東京地方裁判所から破産手続開始決定を受けた。
Ceneviz mahkemesi tarafından gıyabında ölüme mahkûm oldu ve Marsilya'ya kaçtı.热那亚的一座法院在缺席审判中给他判处了死刑,而他穿越了边境,逃到了马赛。
Dahası, Senato Sezar'ın in absentia (gıyabında) ikinci kez konsül seçilmesini de yasakladı.또 원로원은 카이사르가 두 번째로 출마하려는 집정관 선거에 부재중 입후보를 금지하였다.
Gıyabında ölüm cezasına çarptırıldı.위반 시에는 죽음의 형벌이 주어졌다.
1987'de de hakkında verilen gıyabi tutuklama kararı kaldırıldı.עם זאת, תיק החקירה נסגר ב-1987 בשל חוסר מעצרים.
Hispania'da seferde olduğu sırada, Senato Sezar'a in absentia (gıyabında) onur payeleri vermeye başladı.Докато все още воюва в Испания, Сенатът започва да връчва почести на Цезар in absentia.
Dahası, Senato Sezar'ın in absentia (gıyabında) ikinci kez konsül seçilmesini de yasakladı.Освен това, Сенатът му забранява да се кандидатира за втори консулат in absentia (в отсъствие).
Bu eser yüzünden işgal kuvvetleri tarafından gıyabında ölüm cezasına mahkûm edildi.По време на окупацията е осъден на смърт от властите.
Sonradan Fransa'ya giden Bokassa, ülkesinde, gıyabında yargılanarak ölüm cezasına çarptırıldı.Той пропуска множество възможности да избяга във Франция и е екзекутиран по старата си присъда за измяна.
Genel olarak hukuk dilinde davalının duruşmalara katılmasa bile gıyabında yargılanmasını ifade eder.Защитната му реч пред съда също помага.
1967'de gıyabında idama mahkûm edildi.Od 1996. protiv njega je u Poljskoj vođen kazneni postupak.
Bu eser yüzünden işgal kuvvetleri tarafından gıyabında ölüm cezasına mahkûm edildi.Dialo sa tak aj napriek tomu, že im v prípade zajatia hrozil trest smrti za vlastizradu.
Yargılamaların sonucunda gıyabında toplam 3 yıl 9 ay ağır hapis cezasına çarptırıldı.Primer je od prihoda na sodišče in do pravnomočne obsodbe trajal devet let in dva meseca.
Güney hakkında 27 Ocak 2003'te gıyabi tutuklama kararı çıkarıldı.27. jaanuaril 2003 langetas kohus otsuse.

İlgili Sayfalar