Ana içeriğe geç
Sözlük

gır ile cümle

gır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom köpeğini kurtarmak için ıslak bir battaniyeye sarınıp koşarak yanan binaya girdi.Tom covered himself with a wet blanket and ran into the burning building to save his dog.
Gizli cemiyetlere asla girmem.I'd never join a secret society.
Ayakkabıma taş girmiş.I have a rock in my shoe.
Sanki bana iyilik yapıyormuşsun gibi havalara girme.Don't pretend you're doing me a favor.
Yarın otuzuma gireceğim.I turn thirty tomorrow.
Siyasilerle ilgili gırgır karikatürler çizerdi.He drew amusing caricatures of politicians.
Erkekler senin için birbirlerine girerler.Men will fight over you.
Hemen olaya girelim.Let's jump right into it.
Hemen mevzuya girelim.Let's jump right into it.
Şifrem tehlikeye girdi.My password was compromised.
Oraya kimse girmeyecek.Nobody go in there.
Kimse oraya girmesin.Nobody go in there.
Dinî ve siyasî konulara girmemeye çalış.Try to avoid talking about religion and politics.
Evime hırsız girdiğini sana söyleyen oldu mu?Did anyone tell you that a burglar broke into my house?
Tom bir daha hiç Mary'yi arama girişiminde bulunmadı.Tom never tried calling Mary again.
Avusturya'da kanguru olmadığını öğrendiğimde yeni bir yaşamı girdim.I was today years old when I learned there are no kangaroos in Austria.
İşler hızla yoluna girdi.Things quickly got back on track.
Ziri şehre girdi.Ziri entered the city.
Bütün kapılar kilitli olduğundan mağazaya giremedim.I couldn't get into the store because all the doors were locked.
Başka giriş var mı?Is there another entrance?
Girişte ayakkabılarımızı çıkarmalıyız.We should take off our shoes at the entrance.
Girişte ayakkabılarımızı çıkaralım.Let's take off our shoes at the entrance.
Robert soymak için başka bir bankaya girdi.Robert entered another bank to rob it.
Kelimenin tam anlamıyla sadece bir dakika sonra müdür içeri girdi.Literally, only a minute later, the principal walked in.
William, Sandra'nın binaya gerçekten girip girmediğini görmedi.William didn't see if Sandra actually entered the building.
William'ın hedefi başarılı bir girişimci olmaktır.William's goal is to become a successful entrepreneur.
William, kendi teknoloji şirketini kuran başarılı bir girişimcidir.William is a successful entrepreneur who started his own tech company.
O kaleye gece yarısı girmemenizi öneririm.I suggest that you don't go in that castle at midnight.
Sadece üç kişi cevap verme zahmetine girdi.Only three people bothered to reply.
Yalnızca üç kişi cevap verme zahmetine girdi.Only three people bothered to reply.
Felix içeri girdi ve kapıyı kilitledi.Felix went in and locked the door.
Felix, fırtına sırasında Amelia'nın evine girdi.Felix broke into Amelia's home during the storm.
Pencereden içeri girmeye çalışan birinin açık izleri vardı.There were clear marks of someone trying to break into the window.
Hiçbir zorla giriş belirtisi yoktu.There was no sign of forced entry.
Felix içeri girmek için o anahtarı kullandı.Felix used that key to get in.
Gunter içeri girdi.Gunter went back inside.
Karl, Rima'yı kafeye girerken gördü.Karl saw Rima arriving at the cafe.
Karl bir daha asla o binaya girmedi.Karl never went into that building again.
Karl içeri girdi ve kapıyı kilitledi.Karl went inside and locked the door.
Karl içeri girip kapıyı kilitledi.Karl went inside and locked the door.
Lukas hesabına giriş yapmaya çalışıyordu.Lukas tried to log into his account.
Lukas'ın bugün dört yaşına giriyor olması gereken bir kızı var.Lukas has a daughter who should be turning four today.
Lukas dar bir koridora girdi.Lukas entered a narrow corridor.
Lukas, Rima'ya herhangi bir felaket bölgesine girmemesini tavsiye etti.Lukas advised Rima not to enter any disaster zone.
Paul, Rima'ya içeri girmesini söyledi.Paul told Rima to go inside.
Paul içeri giremez.Paul can’t go inside.
Stefan sürünerek yatağa girdi ve 911'i aradı.Stefan crawled into bed and called 911.
Stefan terk edilmiş binaya girmeye çalışıyordu.Stefan was trying to find his way into the abandoned building.
İlk olarak Stefan içeri girdi.Stefan went in first.
Stefan bodrum katına girdi.Stefan entered into the basement.
Stefan'ın spor salonuna girerken çekilmiş bir görüntüsü yoktu.There was no footage of Stefan entering the gym.
Stefan'ın spor salonuna girişine dair hiçbir kamera görüntüsü yoktu.There was no footage of Stefan entering the gym.
Divine: "Bu gece buraya girmek için ne kadar ödediniz?"Divine: "How much did you pay to get in tonight?"
"Dul kadın psikolojisine girmem"."Dul kadın psikolojisine girmem".
"Simge tek şarkıyla pop'un prensesleri arasına nasıl girdi?"."Simge tek şarkıyla pop'un prensesleri arasına nasıl girdi?".
Oraya kim girerse, güven içinde olur.Whosoever is verbose brings on sin.
Genç Justice üyeleri, özellikle de Wonder Girl, trajik ölümlerden sorumlu hissetti.The members of Young Justice, especially Wonder Girl, felt responsible for the tragic deaths.
"Dr. Besim: "Vekiller bakanlık için birbirine girmiş, ben vazgeçtim...""."Dr. Besim: "Vekiller bakanlık için birbirine girmiş, ben vazgeçtim..."".
"Açıkhava'da kılıktan kılığa girdi"."Açıkhava'da kılıktan kılığa girdi".
"İzmirli Edis Müzik Dünyasına Hızlı Girdi"."İzmirli Edis Müzik Dünyasına Hızlı Girdi".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod