Ana içeriğe geç
Sözlük

gır ile cümle

gır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Polis bir arama emri olmadan mülke giremez.Police can't enter the property without a search warrant.
Fadıl 23 yaşında İslam'a girdi.Fadil embraced Islam at 23.
Onların diğer çocuklarla etkileşime girmeleri gerekir.They need to interact with other kids.
Fadıl bir mayın tarlasına girdi.Fadil walked into a minefield.
Evde zorla girme işaretleri yoktu.There were no signs of forced entry in the house.
İntihar girişimi ölümle cezalandırılabilir.Suicide attempts are punishable by death.
Fadıl birçok suç faaliyetine girdi.Fadil was engaged in a lot of criminal activities.
Bankaya gittim ve neyseki sırayla girmek zorunda kalmadım.I got to the bank and luckily didn't have to get in line.
Herkesin bekliyor olduğuna bahse girerim.I bet everyone is waiting.
Tom yavaşça kapı kolunu çevirdi ve sessizce odaya girdi.Tom slowly turned the doorknob and entered the room quietly.
Kapıyı açtım ve odaya girdim.I unlocked the door and walked into the room.
Sınıfa girdim.I walked into the classroom.
Dersliğe girdim.I walked into the classroom.
Tom açık bir pencereden Mary'nin evine girdi.Tom got into Mary's house through an open window.
Tom Mary'yi düşünürken saatlerce gözüne uyku girmedi.Tom lay awake for hours thinking about Mary.
Tom'un bana verdiği anahtarla içeri girdim.I let myself in with the key Tom had given me.
İçeriye temiz hava girmesi için pencereleri açtım.I opened the windows to let in some fresh air.
Tamirci kılığına girdim.I disguised myself as a repairman.
Gelecek pazartesi otuz yaşına giriyorum.I'm turning thirty next Monday.
Bir rahibe kılığına girdim.I disguised myself as a nun.
Tom kapıcı olarak çalıştığı bir işe girdi.Tom got a job working as a janitor.
Yakında otuz yaşına giriyorum.I'm turning thirty soon.
Havuza girme.Do not enter the pool.
Havuza giriş yasak.Entry of pool is prohibited.
Bir kez içeri girersen, bir daha asla tekrar çıkmazsın.Once you go in, you'll never come out again.
Bir kez içeri girersen, dışarı çıkamazsın.Once you're in, you can't get out.
Tom, Mary odaya girer girmez konuşmayı durdurdu.Tom stopped talking as soon as Mary came into the room.
Tom odaya girdiğinde, Mary konuşmayı bıraktı.When Tom entered the room, Mary stopped talking.
Tom odaya girdiğinde, Mary konuşmayı durdurdu.When Tom entered the room, Mary stopped talking.
Neden başın hep derde giriyor.Why are you always getting in trouble?
Formuna girmeye çalışıyorum.I'm trying to get back in shape.
Pazartesi günü on üç yaşına giriyorum.I'm turning thirteen on Monday.
Umarım kimse daireme zorla girmez.I hope no one breaks into my apartment.
Umarım kimse evime gizlice girmez.I hope no one breaks into my house.
Bir hırsız, Sami'nin evine girdi.A burglar broke into Sami's home.
Asla kimsenin daireme girmesine izin vermiyorum.I never let anyone come into my apartment.
"Şimdi evdemisin?" - "Evet, yeni girdim.""Are you at home now?" – "Yes, I just got in."
Tom odaya girer girmez sorun olacağını biliyordum.As soon as Tom walked into the room, I knew there would be trouble.
Tom odaya girer girmez sorun çıkacağını biliyordum.I knew there would be trouble as soon as Tom walked into the room.
Tom odaya girdiğinde sorun olacağını biliyordum.I knew there would be trouble when Tom walked into the room.
Pencereleri kapatmazsan sivrisinekler içeri girer.The mosquitos will come in if you don't close the windows.
Hiç kimse girişin önünde durmuyor.No one's standing in front of the entrance.
Girişin önünde kimse ayakta durmuyor.Nobody's standing in front of the entrance.
Otuz yaşına giriyorum.I'm turning thirty.
Tartışmaya girmeyelim.Let's not get into an argument.
Özel mülkiyete izinsiz giriyorsun.You're trespassing on private property.
Tom'un senin arabana girmeye çalıştığını gördüm.I saw Tom trying to break into your car.
Tom'u senin arabana girmeye çalışırkenı gördüm.I saw Tom trying to break into your car.
Tom, Mary'nin evine girmeye çalıştı.Tom tried to break into Mary's house.
Tom bir arabanın özel araba yoluna girdiğini gördü.Tom saw a car pull into the driveway.
Tom yalan makinesi testine girmeyi reddetti.Tom refused to take a polygraph test.
Tom Giro d'Italia'yı kazandı.Tom won the Giro d'Italia.
Sami ABD'ye Meksika'dan girdi.Sami came into the US from Mexico.
O, içeriye girmek için umutsuzdu.She was desperate to fit in.
Tom içeriye girmek için umutsuzdu.Tom was desperate to fit in.
Tom kapıyı çalmadan açık daireye girdi.Tom entered the unlocked apartment without knocking.
İnsanlar sürekli benimle gırgır geçiyor.People make fun of me all the time.
Başımız hiç derde girmedi.We never got into any trouble.
Beyzbol maçı sırasında sahaya bir kedi girdi.A cat ran onto the field during the baseball game.
Evime zorla girdi.He broke into my home.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
gır ile cümle - Sayfa 41 - gır kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App