Ona gıpta ediyorum.I envy him.
Gıpta edileceksin.You'll be envied.
Atlar arasında haset yok ise de, birbirlerine gıpta etmek huyları vardır.They catch the truck, whereupon they leave together.
Erir, gıpta ederdim.But I was thrilled.
"Tı" ile önce padişahlık yemeğini (taam) öğrendi, "Zı" dan sevinci (gıpta) arta.He prostrated before the sadhu, recognizing him as Ganesha, and worshipped him.
Sana gıpta ediyorum.I envy you.
Benim durumumu gören diğer insanlar hem gıpta ile bakıyorlar, hem de düşünmeye başlıyorlar.But other people say, hey, all Sal's doing is making cupcakes.
Güzel şey. Sana gıpta ediyorum.It's a good thing, I envy you
Bu arada Krivokapiç'in SDP'si de kendisini gıpta edilen "galip belirleyici" rolünde buldu.Meanwhile, Krivokapic's SDP now finds itself in an enviable "kingmaker" role.
Fakat gıpta etmek için çok daha iyi nedenler var.But there are far better reasons to be envious.
Erir, gıpta ederdim.Ich war begeistert.
Atlar arasında haset yok ise de, birbirlerine gıpta etmek huyları vardır.Враги стрекоз не отмечены среди пресмыкающихся и млекопитающих.
Çıplak resmi soyunmak için nasıl bir bahane olarak kullandığını gıptayla izliyoruz.Tem como marca registrada o jeito extravagante de se vestir.
Erir, gıpta ederdim.Hij was enthousiast.
Erir, gıpta ederdim.Åh, jag var hänförd och förtjust.
Erir, gıpta ederdim.Záviděls mi snad něco?
Erir, gıpta ederdim.Așa că mă simțeam euforic.
Atlar arasında haset yok ise de, birbirlerine gıpta etmek huyları vardır.Bagi kuda yang kalah dalam pacu kuda maka tidak diperkenankan untuk mengkiti pertandingan selanjutnya.
Atlar arasında haset yok ise de, birbirlerine gıpta etmek huyları vardır.しかし韋康は馬超の武勇を恐れ、楊阜の諫めを聴かずに降伏する。
Erir, gıpta ederdim.だからすごい羨ましかった。
Atlar arasında haset yok ise de, birbirlerine gıpta etmek huyları vardır.凡为君者,鲜不亲近邪佞,疏远正直。
Çıplak resmi soyunmak için nasıl bir bahane olarak kullandığını gıptayla izliyoruz.你想个什么办法来看看她裸体时的样子吧”。
Çıplak resmi soyunmak için nasıl bir bahane olarak kullandığını gıptayla izliyoruz.이 불상은 형식화된 옷주름 등을 고려할 때 고려 중기에 만들어진 작품으로 추정된다.
Erir, gıpta ederdim.Bil sem preveč živahen.
Benim durumumu gören diğer insanlar hem gıpta ile bakıyorlar, hem de düşünmeye başlıyorlar.Ale jiní lidé řeknou, hele jediné, co Sal dělá, jsou cupcaky.
Dünyanın gıpta ettiği araştırma kurumlarımıza rağmen전세계가 부러워하는 연구 정책을 가지고 있는데도
Dünyanın gıpta ettiği araştırma kurumlarımıza rağmenלמרות שיש לנו מוסדות מחקר שהם מושא לקנאת כל העולם,
Dünyanın gıpta ettiği araştırma kurumlarımıza rağmenعلى الرغم من وجود مؤسسة للبحوث وهذا هو موضع حسد العالم،
Dünyanın gıpta ettiği araştırma kurumlarımıza rağmen研究機関があるにもかかわらず アメリカ国民の半分以上が
Eşsiz gıpta komşunuzunČe želite policijsko ustrezno obliko vaš klic čeprav se to lahko prinese
Eşsiz gıpta komşunuzunEgyedi irigység a szomszédja ha a rendőrség a megfelelő formátum hívását bár ez hozhat a
Eşsiz gıpta komşunuzunJos haluat poliisin oikea muoto Puhelun vaikka se voi tuoda
Eşsiz gıpta komşunuzun고유 한시기 이웃
Eşsiz gıpta komşunuzunUnikátny závisť váš sused
Eşsiz gıpta komşunuzunקנאה ייחודית לרעך
Eşsiz gıpta komşunuzunفريدة الحسد جارك
Eşsiz gıpta komşunuzunあなたのために警察が適切な形式にしたい場合 あなたの呼び出しにもたらす可能性があるものの、
Sana gıpta ediyorum.C'est un garçon qui promet.
Sana gıpta ediyorum. Hem bir kocan, hem de bir erkek arkadaşın var.Aku iri padamu. kamu memiliki suami dan pacar.
Sana gıpta ediyorum. Hem bir kocan, hem de bir erkek arkadaşın var.Aku iri padamu. kamu memiliki suami dan pacar.
Sana gıpta ediyorum. Hem bir kocan, hem de bir erkek arkadaşın var.Qu'est-ce que tu leur as dit ?
Sana gıpta ediyorum. Hem bir kocan, hem de bir erkek arkadaşın var.Závidím ti, ty máš manžela a kluka.
Sana gıpta ediyorum. Hem bir kocan, hem de bir erkek arkadaşın var.أحسدكِ عندك زوج وخليل
Sana gıpta ediyorum.Ik benijd je.
Sana gıpta ediyorum.Imam svoje dodeljene opravljanje prakse šol.
Sana gıpta ediyorum.Jag avundas dig.
Sana gıpta ediyorum.Je t'envie.
Sana gıpta ediyorum.Je vous envie.
Sana gıpta ediyorum.Te envidio.
Sana gıpta ediyorum.Tớ ghen tỵ với cậu đấy.
Sana gıpta ediyorum.Завиждам ти.
Sana gıpta ediyorum.Я завидую тебе.