Ana içeriğe geç
Sözlük

gıda ile cümle

gıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Eğer insanların gıda, giyinme ve barınma problemleri varsa gelişmeden bahsetmek saçma olur.Bol by nezmysel hovoriť o tom že sa ľuďom darí ak by nemali jedlo, oblečenie a strechu nad hlavou.
Eğer insanların gıda, giyinme ve barınma problemleri varsa gelişmeden bahsetmek saçma olur.Det är nonsens att prata om människor som blomstrar om de inte har mat, kläder och skydd.
Eğer insanların gıda, giyinme ve barınma problemleri varsa gelişmeden bahsetmek saçma olur.사람들이 먹을 것도, 입을 것도, 쉴 곳도 없는데 잘 살기를 논한다는 것 자체가 어불성설이죠.
Eğer insanların gıda, giyinme ve barınma problemleri varsa gelişmeden bahsetmek saçma olur.Mówienie o udanym życiu nie miałoby sensu, gdyby ludzie nie mieli co jeść, w co się ubrać i gdzie mieszkać.
Eğer insanların gıda, giyinme ve barınma problemleri varsa gelişmeden bahsetmek saçma olur.Nó sẽ là vô nghĩa nếu nói về mọi người phát triển nếu như họ không có thức ăn, quần áo hay chỗ ở.
Eğer insanların gıda, giyinme ve barınma problemleri varsa gelişmeden bahsetmek saçma olur.Sarebbe insensato parlare di persone che prosperano se non hanno cibo, vestiti e riparo.
Eğer insanların gıda, giyinme ve barınma problemleri varsa gelişmeden bahsetmek saçma olur.Seria disparatado falar das pessoas a desenvolverem-se se não tivessem comida, roupa e abrigo.
Eğer insanların gıda, giyinme ve barınma problemleri varsa gelişmeden bahsetmek saçma olur.Sería un absurdo hablar de que las personas florezcan cuando no tienen comida, vestido y vivienda.
Eğer insanların gıda, giyinme ve barınma problemleri varsa gelişmeden bahsetmek saçma olur.Θα ήταν ανόητο να μιλάμε για ανθρώπους να ευημερούν αν δεν έχουν τροφή, ρούχα και στέγη.
Eğer insanların gıda, giyinme ve barınma problemleri varsa gelişmeden bahsetmek saçma olur.Би било глупаво да се говори за развиващи се хора, ако те нямат храна, облекло и подслон.
Eğer insanların gıda, giyinme ve barınma problemleri varsa gelişmeden bahsetmek saçma olur.Было бы глупо говорить о процветании если люди лишены еды, одежды и жилья.
Eğer insanların gıda, giyinme ve barınma problemleri varsa gelişmeden bahsetmek saçma olur.זו תהיה שטות לדבר על פריחת אנשים כאשר אין להם מזון, ביגוד ומחסה.
Eğer insanların gıda, giyinme ve barınma problemleri varsa gelişmeden bahsetmek saçma olur.لا يعقل أن نتحدث عن نجاح البشر إذا لم يكن لديهم طعام، ملابس ومأوى.
Eğer insanların gıda, giyinme ve barınma problemleri varsa gelişmeden bahsetmek saçma olur.繁栄の話しをするのはナンセンスです 豊かさとは衣食住に留まりません
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.Am descoperit partea obscură a sistemului alimentar industrializat.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.Descobri o lado negro da industrialização do nosso sistema alimentar.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.Descubrí el lado oscuro del sistema alimentario industrial.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.Ho scoperto il lato oscuro del sistema alimentare industrializzato.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.Ik ontdekte de donkere kant van de voedingsindustrie.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.Jag upptäckte de mörka sidorna av industrialiserad livsmedelsindustri.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.J'ai découvert le côté sombre du système de la nourriture industrielle.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.Jeg opdagede den mørke side af industrifødevaresystemet.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.저는 산업화된 푸드 시스템의 어두운면을 발견했어요.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.Löysin teollisen ruokajärjestelmän pimeän puolen.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.Megismertem az iparivá tett élelmezési rendszer sötét oldalát.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.Objavil som temnú stránku priemyselného potravinového systému.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.Objevil jsem stinnou stránku průmyslové výroby potravin.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.Odkryłem ciemną stronę przemysłowej produkcji żywności.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.Saya melihat sisi gelap dari sistem penyediaan makanan kita yang terindustrialisasi.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.So entdeckte ich die Schattenseiten der Lebensmittelindustrie.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.Tôi đã phát hiện ra mặt tối của hệ thống thực phẩm công nghiệp hóa.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.Ανακάλυψα την σκοτεινή πλευρά του εκβιομηχανισμένου συστήματος παραγωγής τροφίμων.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.И я открыл для себя темную сторону промышленного производства питания.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.Открих тъмната страна на хранително-вкусовата промишленост.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.Я виявив темну сторону промислово-продовольчої системи.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.גיליתי את הצד האפל של מערכת המזון המתועש.
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.لقد اكتشفت الجانب المظلم من تصنيع الغذاء
Endüstriyel gıda sistemimizin karanlık yüzünü keşfettim.まず遺伝子組み換え食品が挙げられます
Esasında ABD'deki GDO'lu gıdaların etiketlenmesi için girişime karşıt büyük saldırı daوهذا الهجوم الضاري الذي يشن ضد أي محاولة
Esasında ABD'deki GDO'lu gıdaların etiketlenmesi için girişime karşıt büyük saldırı daモンサント社独裁体制の現れです。
Eskiden genetic sektöründe çalısan avukatlar artık gıda düzenleme kuruluslarında çalısıyorlar.Bývalí právníci GM průmyslu, taktéž pracují pro orgány potravinových směrnic.
Eskiden genetic sektöründe çalısan avukatlar artık gıda düzenleme kuruluslarında çalısıyorlar.Ehemalige Gen- Industrie Anwälte arbeiten auch für die Nahrungsmittelkontrollämter.
Eskiden genetic sektöründe çalısan avukatlar artık gıda düzenleme kuruluslarında çalısıyorlar.전GM 산업게 변호사들이 식품 규정을 만드는 곳(FDA)에서 일하고 있으니까
Evinize dönün! Süper 64'ten Karargah'a... milis gıda dağıtım merkezinde sivillere ateş ediyor.Command super 64, näimme ammuskelua aseettomassa ruuanjakelukeskuksessa.
Fakat Alex bu marketlerin ortaya çıkmasından önce insanların gıda alışverişlerini nereden yaptığını bilmiyor.Elle ignore où les gens s'approvisionnaient avant l'apparition de ces magasins.
Fakat Alex bu marketlerin ortaya çıkmasından önce insanların gıda alışverişlerini nereden yaptığını bilmiyor.No sabe de donde la gente conseguía sus alimentos antes de que estas tiendas comenzaran a aparecer.
Fakat Alex bu marketlerin ortaya çıkmasından önce insanların gıda alışverişlerini nereden yaptığını bilmiyor.Sebenarnya dia juga tidak tahu cara penduduk setempat mendapatkan makanan segar sebelum toko Asia bermunculan.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Ale jedzenie organiczne też nie jest rozwiązaniem, przynajmniej nie w obecnej formie.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Ale organické bio jedlá tiež nie sú vždy odpoveďou, aspoň nie spôsobom, ako sú momentálne definované.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Ale organické potraviny nás taky nespasí, alespoň ne tak jak je dnes známe.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Dar nu mancarea organica este raspunsul, cel putin nu asa cum e definita acum.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.De a biokaja sem az igazi válasz, legalábbis nem abban a formában, ahogy azt mi ma definiáljuk.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.하지만 유기농도 답이 될 수 없습니다. 적어도 현재 행하여 지고 있는 방식이라면요.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Maar biologisch voedsel is ook niet het antwoord althans niet zoals het nu is.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Mais la nourriture bio n'est pas non plus la solution, du moins, pas telle qu'elle est définie actuellement.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Ma nemmeno il cibo biologico è la risposta, non nel modo in cui lo intendiamo oggi, almeno.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Mutta luomuruoka ei ole vastaus ainakaan sen nykyisen määritelmän mukaan.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Pero la comida orgánica tampoco es la respuesta, al menos no del modo en que se define actualmente.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Αλλά ούτε το βιολογικό φαγητό είναι λύση, τουλάχιστο όχι με τον τρόπο που ορίζεται σήμερα.
Fakat organik gıda da cevap değil, en azından şu anki tanımlandığı haliyle.Но биопродукты не решение проблем, по крайней мере, не в том варианте, что мы видим сегодня.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod