Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.C'était une des plus brillantes découvertes dans toute la science des aliments.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Credetemi, fu una rivelazione enorme. Uno dei maggiori passi avanti del settore.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Đây là một trong những bước đột phá rực rỡ nhất trong toàn bộ nền khoa học thực phẩm.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Det var ett av matvetenskapens mest brillianta genombrott.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Dies war einer der brillantesten Durchbrüche in der Nahrungsmittel-Forschung.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Egyike volt az élelmiszertudomány ragyogó áttöréseinek.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Esto fue uno de los más brillantes descubrimientos en toda la ciencia de los alimentos.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Foi uma das mais brilhantes revelações de sempre na ciência da alimentação.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Het was één van de geniaalste doorbraken in de hele voedselwetenschap.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Ini merupakan salah satu terobosan yang cemerlang di dunia ilmu makanan.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.식품과학계가 한 단계 도약한 순간이었지요.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Olśniewający przełom w gastronomii.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Tämä oli yksi nerokkaimmista läpimurroista elintarviketieteessä.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.To je bilo eno najbolj briljantnih odkritij v vsej prehrambeni industriji.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Ήταν μία από τις μεγαλύτερες επαναστάσεις στην επιστήμη τροφίμων.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Това било едно от най-блестящите открития в цялата хранителна наука.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Це був один з найзначніших проривів у всій харчовій науці.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.Это было одним из самых выдающихся достижений во всей науке о питании.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.זו הייתה אחת מפריצות הדרך המבריקות ביותר בכל מדע המזון.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.كان هذا واحدا من أكثر الإكتشافات حذقا في بحث علمى متعلق بالأغذية.
Bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.皆に教えてやろうと
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.Am venit azi aici să vorbesc despre ce nu-i în regulă cu sistemul nostru alimentar.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.Azért jöttem el, hogy arról beszéljek: mi a gond az élelmezési rendszerünkkel.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.Chcę opowiedzieć o problemach systemu żywienia.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.Dnes som sem prišiel rozprávať o tom, čo je zlé na našom potravinovom systéme.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.He venido aquí hoy para hablar de lo que está mal en el sistema alimentario.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.Ich bin heute hierher gekommen, um über die Fehler unserer Lebensmittelindustrie zu sprechen.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.Ik kwam hier vandaag om te praten over wat is er mis met ons voedselsysteem.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.Jag kom hit idag för att prata om vad som är fel på vårt matsystem.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.Jeg er kommet for at tale om, hvad der er galt med vores madsystem.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.Je suis venu ici aujourd'hui pour vous parler de ce qui ne va pas avec nos sources de nourriture.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.저는 오늘, 우리의 푸드 시스템의 문제점에 대해 말하기 위해 이 자리에 섰습니다.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.Oggi sono qui per parlarvi di cosa non va nel nostro sistema alimentare.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.Přišel jsem, abych mluvil o tom, co je špatně s naším potravinářským průmyslem.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.Tôi đến đây ngày hôm nay để nói về những vấn đề hiện tại đối với hệ thống thức ăn của chúng ta.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.Tulin tänne puhumaan siitä, mikä ruokajärjestelmässämme on vialla.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.Vim aqui hoje para vos falar sobre o que está errado com o nosso sistema alimentar.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.Ήρθα σήμερα εδώ για να μιλήσω για τα λάθη που υπάρχουν στο σύστημα παραγωγής τροφίμων.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.Дойдох тук днес за да говоря за това, какво не е наред с хранително-вкусовата ни система.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.И сегодня я хочу поговорить о том, что не так с нашей системой питания.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.Я прийшов сьогодні сюди для того, щоб поговорити про те, що сталося з нашою системою харчування.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.באתי לכאן היום כדי לספר מה לא בסדר במערכת המזון שלנו.
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.وقد جئت الى هنا لك اتحدث عما يعيب نظامنا الغذائي
Bugün buraya gıda sistemimizde yanlış olanın ne olduğunu konuşmaya geldim.まず初めに 僕たちが普段
Bugün, gıda yardımı, gıda yardımımız - muazzam makine - yüzde 80'i gelişmekte olan ülkeler tarafından alındı.오늘날, 식량원조, 우리의 식량원조는 거대한 엔진이 되어 식량원조의 80%는 개발도상국에서 제공받고 있습니다.
Bugün, gıda yardımı, gıda yardımımız - muazzam makine - yüzde 80'i gelişmekte olan ülkeler tarafından alındı.Hari ini, bantuan makanan, bantuan makanan kita -- mesin yang besar -- 80 persen dibeli di negara berkembang.
Bugün, gıda yardımı, gıda yardımımız - muazzam makine - yüzde 80'i gelişmekte olan ülkeler tarafından alındı.Σήμερα η επισιτιστική βοήθεια από εμάς -ένα τεράστιος μηχανισμός- 80% αγοράζεται σε αναπτυσσόμενες χώρες.
Bugün, gıda yardımı, gıda yardımımız - muazzam makine - yüzde 80'i gelişmekte olan ülkeler tarafından alındı.כיום, סיוע במזון, הסיוע במזון שלנו מנוע צמיחה ענקי 80% ממנו נרכש בעולם המתפתח
Bugün, gıda yardımı, gıda yardımımız - muazzam makine - yüzde 80'i gelişmekte olan ülkeler tarafından alındı.اليوم، المساعدات الغذائية، مساعداتنا الغذائية -- محرك ضخم -- 80 بالمئة منها تشترى في العالم النامي.
Bugün, gıda yardımı, gıda yardımımız - muazzam makine - yüzde 80'i gelişmekte olan ülkeler tarafından alındı.莫大な食糧援助の 8割が途上国で調達されています 食料が必要な人の生活を
Bugünse 47 milyon kişi gıda kuponu alıyor.Heute, 47 Millionen Menschen sind auf Lebensmittelmarken.
Bu harikaydı. Domuzlarım o gıda çöplüğünü정말 놀라웠어요. 제 돼지들은 그 버린 음식들을
Bu harikaydı. Domuzlarım o gıda çöplüğünüזה היה מעולה. החזירים שלי הפכו את פסולת המזון
Bu harikaydı. Domuzlarım o gıda çöplüğünüكان ذلك رائعاً. خنازيري حوّلت فضلات الطعام تلك
Bu harikaydı. Domuzlarım o gıda çöplüğünüおいしい豚肉に変えてくれます
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.Alla vinner på detta som får igång livsmedelsindustrin.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.C'est une situation gagnant-gagnant qui fait démarrer l'économie alimentaire.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.Đây là một tình huống tất cả chúng ta đều thắng thúc đẩy nền kinh tế lương thực chuyển động.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.Es ist eine win-win-win Situation, die die Lebensmittelwirtschaft in's Rollen bringt.
Bu herkesin kazandığı gıda ekonomisini harekete geçiren bir durum.Este o situaţie win-win-win care pune în mişcare economia produselor alimentare.