Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu (EFSA)Európsky úrad pre bezpečnosť potravín (EFSA)
Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu (EFSA)Evropska agencija za varnost hrane (EFSA)
Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu (Efsa)Evropský úřad pro bezpečnost potravin
Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu (EFSA)Evropský úřad pro bezpečnost potravin (EFSA)
Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu (EFSA)Eυρωpiαϊκή Αρχή για την Ασφάλεια των Τροφίων (EFSA)
Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu (Efsa)Instanţa Europeană pentru Protecţia Alimentară (Efsa)
Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu (Efsa)Ευρωpiαϊκή Αρχή για την Ασφάλεια των Τροφίµων
Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu (Efsa)Европейски орган за безопасност на храните
Avrupa Gıda Güvenliği Kurumu (EFSA)Европейски орган за безопасност на храните (EFSA)
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.Aceeaşi idee a propulsat şi industria alimentară.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.Cette idée dirigeait aussi l'industrie alimentaire commerciale.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.Den gleichen Gedanken fand man auch in der Lebensmittelindustrie.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.Den här uppfattningen genomsyrade även den kommersiella matindustrin.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.Đó cũng là ý tưởng của công nghiệp thương mại thực phẩm lúc bấy giờ.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.En datzelfde idee dreef ook de commerciële voedselindustrie aan.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.Ez a mechanizmus működött az élemiszeriparban is.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.Isto mišljenje je prevladovalo tudi v prehrambeni industirji.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.식품 공장에서도 똑같습니다.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.La stessa idea ha ispirato anche l'industria alimentare.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.O mesmo raciocínio funcionou também na indústria alimentar.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.Sama idea pysyi yllä myös kaupallisessa elintarviketeollisuudessa.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.Sekarang, ide yang sama mendorong industri makanan komersial juga.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.Ta samá myšlenka poháněla také komerční potravinářský průmysl.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.Táto istá myšlienka poháňala aj potravinový priemysel.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.To samo podejście przeniknęło do branży.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.Y la misma idea también impulsó a la industria de los alimentos.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.Αυτή ακριβώς η ιδέα επικρατούσε και στη βιομηχανία τροφίμων,
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.Саме таке розуміння лежало в основі комерційної харчової промисловості.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.Същата идея подхранваше и хранителната индустрия.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.Та же идея заполонила и коммерческую пищевую промышленность.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.אותו רעיון הניע גם את תעשיית המזון.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.الان هي نفس الفكرة التي تعمل بها صناعة الأغذية أيضا.
Aynı fikir ticari gıda endüstrisini de ateşledi.トマトソースに1つの理想像を持っているのです
Aynı şeyi, alkolsüz içecek ve atıştırmalık gıda üreticileri ile sanayi haklarını görüşerek yapmaya çalıştık.칼로리나 학교에서 우리 아이들이 접촉하는 다른 위험한 요소를
Aynı şeyi, alkolsüz içecek ve atıştırmalık gıda üreticileri ile sanayi haklarını görüşerek yapmaya çalıştık.Wir versuchten das Gleiche zu tun, indem wir industriegerechte Abkommen mit der
Aynı şeyi, alkolsüz içecek ve atıştırmalık gıda üreticileri ile sanayi haklarını görüşerek yapmaya çalıştık.ניסינו לשחזר את פעולותינו על ידי חתימה על עסקאות
Aynı şeyi, alkolsüz içecek ve atıştırmalık gıda üreticileri ile sanayi haklarını görüşerek yapmaya çalıştık.حاولنا فعل نفس الشئ بالتفاوض حول إتفاقات حقوق التصنيع
Aynı şeyi, alkolsüz içecek ve atıştırmalık gıda üreticileri ile sanayi haklarını görüşerek yapmaya çalıştık.清涼飲料水やスナック食品の業界と取り決めを
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.Am facut gradini, am inceput sa fim interesati de mancarea organica, stiam sau eram vegetarieni.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.Chúng ta nhắm vào vườn tược, bắt đầu hứng thú với thực phẩm hữu cơ, chúng ta biết hay trở thành người ăn chay.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.Cuidábamos jardines, nos interesábamos por la comida orgánica, conocíamos a vegetarianos o lo éramos.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.Hoidimme puutarhoja, kiinnostuimme luomuruoasta, tunsimme tai olimme kasvissyöjiä.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.우리는 정원을 돌보고, 유기농 음식에 관심을 가지기 시작했습니다. 채식주의자를 알거나 채식주의자가 되었습니다.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.Pielęgnowaliśmy ogródki, interesowaliśmy się organicznym jedzeniem, byliśmy wegetarianami albo ich znaliśmy.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.Starali sme sa o záhrady, začali sme sa zaujímať o organické jedlo, poznali sme alebo sme boli vegetariáni.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.We hadden tuinen, raakten geïnteresseerd in biologische levensmiddelen, we kenden of we waren vegetariërs.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.Φροντίζαμε κήπους, αποκτήσαμε ενδιαφέρον για τα βιολογικά τρόφιμα, γνωρίζαμε χορτοφάγους ή ήμασταν οι ίδιοι.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.Мы заводили огороды, стали интересоваться биопродуктами, были знакомы с вегетарианцами, или сами ими были.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.Ние се грижихме за градини, интересувахме се от органична храна, знаехме или бяхме вегетарианци.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.עיבדנו גנים, התחלנו להתעניין במזון אורגני, הכרנו צמחוניים או היינו כאלה.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.لقد مِلنا للحدائق، وأصبحنا مهتمين بالغذاء العضوي، لقد عرفنا أننا كنا نباتيون.
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.ベジタリアンを知っていたかあるいは自分がベジタリアンになった そして皆はヒッピーだったとは限らない
Bahçelere yöneldik, organik gıdayla ilgilenmeye başladık, ya vejetaryen olduk ya da onları tanımaya başladık.於是自己整個花園,對有機食品有興趣 我哋認識或者成為素食人士
Bazı değişikliklerin olumlu etkileri olabilir (örneğin gıda üretimi).Algunas alteraciones pueden tener efectos positivos (por ejemplo, la producción de alimentos).
Bazı değişikliklerin olumlu etkileri olabilir (örneğin gıda üretimi).Certains changements peuvent avoir des effets positifs (la production alimentaire, par exemple).
Bazı değişikliklerin olumlu etkileri olabilir (örneğin gıda üretimi).Joillakin muutoksilla voi olla myönteisiä vaikutuksia (esimerkiksi elintarviketuotanto).
Bazı değişikliklerin olumlu etkileri olabilir (örneğin gıda üretimi).Nekatere spremembe imajo lahko tudi pozitiven učinek (npr. proizvodnja hrane).
Bazı değişikliklerin olumlu etkileri olabilir (örneğin gıda üretimi).Některé změny mají pozitivní účinky (například výroba potravin).
Bazı değişikliklerin olumlu etkileri olabilir (örneğin gıda üretimi).Niektoré zmeny môžu mať pozitívny vplyv (výroba potravín, napríklad).
Bazı değişikliklerin olumlu etkileri olabilir (örneğin gıda üretimi).Niektóre zmiany mogą mieć skutki pozytywne (na przykład produkcja żywności).