Ana içeriğe geç
Sözlük

gıda ile cümle

gıda kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Gıda ve mutfak eşyaları mutfak dolaplarında saklanır.Food and utensils are stored in kitchen cabinets.
Gıda ve tencere seti mutfak dolaplarında saklanır.Food and cookware are stored in kitchen cabinets.
O gıdanın tadına baktı ve yüzünü buruşturdu.She tasted the food and grimaced.
İnsanlar günümüzde daha bilinçliler ve sağlıklı gıda seçiyorlar.People are more conscious nowadays and choose healthy food.
Gıda fiyatları yükselişte.Food prices have been going up.
Takımın yarısının gıda zehirlenmesi geçirmesi nedeniyle maç ertelendi.The match was postponed because half the squad came down with food poisoning.
Tom bir haftadır katı gıda yiyemedi.Tom couldn't eat solid food for a week.
Bu gıdanın yemek için uygun olduğunu düşünmüyorum.I don't think this food is fit to eat.
Ben yol kenarı boyunca gıda için dilenen çocuklar gördüm.I saw children begging for food along the side of the road.
Gıdayı israf etme!Don't waste food!
Askerler mültecilere gıda dağıtıyorlar.The soldiers distribute food to the refugees.
Kızıl Haç afet bölgelerine sürekli olarak gıda sağlar.The Red Cross constantly supplies food to the disaster areas.
Gıda fiyatı arttı.The price of food has gone up.
Bu bir gıda israfı.It's a waste of food.
Her ay gıdaya ne kadar para harcarsın?How much do you spend on food every month?
Bu muhtemelen sadece gıda zehirlenmesi.It's probably just food poisoning.
Bu bakkal sadece organik gıda satıyor.This grocery store only sells organic food.
Herhangi bir gıda allerjin var mı?Do you have any food allergies?
Onlar o mağazada sadece işlenmiş gıdalar satarlar.They only sell processed foods in that store.
Sodyum benzoat çok yaygın bir gıda koruyucusudur.Sodium benzoate is a very common food preservative.
Doktor belli gıdalardan kaçınmamı söyledi.The doctor told me to avoid certain foods.
Yalnızca sağlıklı gıdaları yemeye çalışırım.I try to only eat healthy foods.
Gıda dahil edilecektir.Food will be included.
Bu kırmızı gıdanın adı denir?What is this red food called?
O tuhaf gıdalar yemekten hoşlanır.She likes to eat strange foods.
Ambarda çok gıda var.There is a lot of food in the larder.
Bol yağda kızartılmış gıda lezzetlidir.Deep-fried food is delicious.
Biz gıda fiyatları hakkında konuştuk.We talked about food prices.
Tom gıdayı israf etmenin bir günah olduğunu düşünüyor.Tom thinks that wasting food is a sin.
Kilerimde bir ton gıdam var.I have a ton of food in my pantry.
Karıncayiyenin başlıca gıdası termitlerdir.The aardvark's principal food is termites.
Yerdomuzunun başlıca gıdası termitlerdir.The aardvark's principal food is termites.
Mary bir sağlıklı gıda mağazasında çalışıyor.Mary works at a health food store.
Bir blender birlikte farklı gıdaların karışımı sağlar.A blender lets you mix different foods together.
Bu ay iki tane daha gıda işleme tesisi kapatıldı.Two more food processing plants closed down this month.
Egzotik gıdaları severim.I like exotic foods.
Gıda fiyatları arttı.Food prices have surged.
Grouchy Smurf, "Genetiği değiştirilmiş gıdalardan nefret ediyorum" dedi."I hate genetically modified foods," said Grouchy Smurf.
Gıdayı satın almam gerekiyor.I need to buy the food.
Pasta 3 boyutlu bir gıda yazıcısında yapıldı.The cake was made in a 3D food printer.
Mary çok fazla hazır gıda yer.Mary eats too many prepared foods.
O sadece işlenmiş gıda yemekten öldü.She died from eating only processed food.
Normalde bu tür gıda yemem.I don't normally eat this kind of food.
Fadıl helal gıda yedi.Fadil ate halal food.
Hiç yediğiniz gıdalardan yeterli miktarda besin alıp almadığını merak ettiniz mi?Have you ever wondered if you are getting adequate nutrients from the food you eat?
Tom'un muhtemelen gıda zehirlenmesi var.Tom probably has food poisoning.
Yerfıstığı alerjisi en yaygın gıda alerjisidir.Peanut allergy is the most common of food allergies.
Tom gıda zehirlenmesinden öldü.Tom died from food poisoning.
Mary "İşlenmiş gıdaları asla yemem" dedi."I never eat processed food," said Mary.
Tom, Mary'yi gıdakladı.Tom tickled Mary.
Gıda zehirlenmesi yüzünden hastaydı.She's sick with food poisoning.
Gıda zehirlenmesinden hızlı bir şekilde kurtulduk.We recovered quickly from the food poisoning.
Batı dünyasında gıda israfı hâlâ yaygın bir olgu.In western civilisation, waste of food is still a common thing.
Sadece organik gıdalar yer.He only eats organic food.
Avustralya'da gıda fiyatları düşük mü?Is food cheap in Australia?
Tom gelirinin %30'unu gıdaya harcıyor.Tom spends 30% of his income on food.
Gıda alerjin var mı?Are you allergic to any foods?
Herkese yetecek kadar gıdamız yok.We don't have enough food to feed everybody.
Valio, Finlandiya’nın en büyük gıda ihracatçısıdır ve yaklaşık 60 ülkeye ürün satmaktadır.Valio is Finland’s biggest food exporter and sells products to nearly 60 countries.
Fabrika, Avrupa'da mevcut en yüksek gıda güvenliği sertifikasına - FSSC22000'a sahiptir.The factory has the highest food safety certificate - FSSC22000 - available in Europe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod