Siyah bir limuzin bir lastik gıcırtısıyla köşeyi döndü.A black limo rounded the corner with a squeal of tires.
Menteşeler gerçekten gıcırtılı. Lütfen onları yağlar mısın?The hinges are really squeaky. Could you oil them please?
Tom döşeme tahtası gıcırtısı duyduğunda geriye döndü.Tom turned around when he heard the floorboard creak.
Kapı menteşesinin gıcırtısı sinir bozucu!The door hinge's creaking is annoying!
Köpekler gıcırtılı oyuncakları sever.Dogs like squeaky toys.
Ertesi gece, Doug mutfakta bir gıcırtı duyar.On the ninth night, Doug hears a creak in the kitchen.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.A woman called Apple to complain that her mouse was squeaking. Making a squeaking noise.
Ertesi gece, Doug mutfakta bir gıcırtı duyar.The next night, Doug hears a creak in the kitchen.
Sesi güçlü bir homurtuya, gıcırtılı bir kükremeye benzer.Su cabeza parece un cucurucho de helado, o un simple excremento.
Ertesi gece, Doug mutfakta bir gıcırtı duyar.En el siguiente día, el vaivoda recibe la llave de la ciudad.
Evimin zemini gıcırtılı.В моём доме скрипят полы.
Ertesi gece, Doug mutfakta bir gıcırtı duyar.No dia seguinte, o Xá fez um grande durbar na capital.
Örneğin polislerin şarkı sesleri çok tiz ve gıcırtılıdır.De kraai van de hanen is zingend en bijzonder zacht van klank.
Sesi güçlü bir homurtuya, gıcırtılı bir kükremeye benzer.Її губи напружені, вона наче шепоче молитву.
Topraklı ve gıcırtılı bir sesle "Sevgilim" der.男子と気さくに話せる「可愛い」女子。
Tuzlu olmasına rağmen ısırılırken gıcırtılı sesler çıkarır.オスは腹を激しく縦に振りながら大きな声で鳴く。
Topraklı ve gıcırtılı bir sesle "Sevgilim" der.‘사랑과 진실’(《사랑과 전쟁》 패러디)에서 활약한 ‘국민 불륜녀’라 불리는 배우역이다.
Tuzlu olmasına rağmen ısırılırken gıcırtılı sesler çıkarır.Pikeerides toob ta kuuldavale valje kriiskeid.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››aber die Kinder des Reiches werden ausgestoßen in die Finsternis hinaus; da wird sein Heulen und Zähneklappen.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Ale synové království vyvrženi budou do temností zevnitřních. Tamť bude pláč a škřipení zubů.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››ale synovia kráľovstva budú vyvrhnutí do zovnútornej tmy; tam bude plač a škrípanie zubami.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Ale synowie królestwa będą wyrzuceni w ciemności zewnętrzne, tam będzie płacz i zgrzytanie zębów.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››a sinovi kraljestva bodo vrženi v zunanjo temo: tam bo jok in škripanje z zobmi.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Ez ország fiai pedig kivettetnek a külsõ sötétségre; holott lészen sírás és fogaknak csikorgatása.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Iar fiii Împărăţiei vor fi aruncaţi în întunerecul de afară, unde va fi plînsul şi scrîşnirea dinţilor.``
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››나라의 본 자손들은 바깥 어두운 데 쫓겨나 거기서 울며 이를 갊이 있으리라
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››mas os filhos do reino serão lançados nas trevas exteriores; ali haverá choro e ranger de dentes.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Men Rigets Børn skulle kastes ud i Mørket udenfor; der skal der være Gråd og Tænders Gnidsel."
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››men rikets barn skal kastes ut i mørket utenfor; der skal være gråt og tenners gnidsel.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››men rikets barn skola bliva utkastade i mörkret därutanför; där skall vara gråt och tandagnisslan.»
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››mentre i figli del regno saranno cacciati fuori nelle tenebre, ove sarà pianto e stridore di denti»
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››mutta valtakunnan lapset heitetään ulos pimeyteen; siellä on oleva itku ja hammasten kiristys."
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Nhưng các con bổn quốc sẽ bị liệng ra chốn tối tăm ở ngoài, tại đó sẽ có khóc lóc và nghiến răng.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››Nhưng các con bổn quốc sẽ bị liệng ra chốn tối_tăm ở ngoài , tại đó sẽ có khóc_lóc và nghiến răng .
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››pero los hijos del reino serán echados a las tinieblas de afuera. Allí habrá llanto y crujir de dientes
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››а сини царства будуть повикидані у темряву надвірню: там буде плач і скриготаннє зубів.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››а сыны царства извержены будут во тьму внешнюю: там будет плач и скрежет зубов.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››а чадата на царството ще бъдат изхвърлени във външната тъмнина; там ще бъде плач и скърцане със зъби.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››אבל בני המלכות המה יגרשו אל החשך החיצון שם תהיה היללה וחרוק השנים׃
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››واما بنو الملكوت فيطرحون الى الظلمة الخارجية. هناك يكون البكاء وصرير الاسنان.
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››惟 有 本 國 的 子 民 、 竟 被 趕 到 外 邊 黑 暗 裡 去 . 在 那 裡 必 要 哀 哭 切 齒 了
Ama bu egemenliğin asıl mirasçıları dışarıdaki karanlığa atılacak. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacak.››惟有 本國 的 子民 、 竟 被 趕到 外邊 黑暗 裡 去 . 在 那 裡 必要 哀哭 切齒了
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Appleに電話で苦情を言ってきました 「マウスがキーキー鳴るとはどういうことですか?」 と担当者が尋ねると
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Een vrouw belde Apple om te klagen dat haar muis piepte -- hij maakte een piepgeluid. De technicus zei:
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Egy nő azzal a panasszal hívta az Apple-t, hogy az egere cingog - cincogó hangot ad ki.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Eine Frau rief Apple an, und klagte dass ihre Maus quietschte - also ein Quietschgeräusch machte.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.어떤 여자분이 애플에 전화했습니다. 그 여자분의 마우스가 끽끽거린다고 항의를 했죠
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Kobieta zadzwoniła do Apple, żeby się poskarżyć, że jej mysz piszczała - wydawała skrzypiący dźwięk.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Một người phụ nữ gọi Apple để than phiền về việc con chuột của bà cứ kêu rúc rích. Gây những tiếng rúc rích.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.O femeie a sunat la Apple plangand-u-se ca soarecele ei squeakaie -- face un sunet dubios
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Uma mulher ligou para a Apple e queixou-se que o rato chiava, fazia um ruído de guincho. E o técnico:
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Una donna ha chiamato Apple per lamentarsi che il suo mouse squittiva - faceva come uno squittio.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Una mujer llamó a Apple para quejarse que su mouse (ratón) estaba chillando - haciendo un sonido chillón.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Une dame a appelé Apple pour se plaindre que sa souris grinçait -- qu'elle émettait un son grinçant.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Μία γυναίκα κάλεσε στην Apple για να παραπονεθεί πως το ποντίκι της έτριζε, κάνοντας έναν θόρυβο τριξίματος.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Жена се обади на Епъл да се оплаче че мишката и цвърчи -- прави цвърчящ шум
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.Женщина позвонила в Apple, чтобы пожаловаться, что её мышка скрипит — издаёт скрипы.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.אישה התקשרה ל-Apple להתלונן שהעכבר שלה צפצף -- עשה רעש צפצפני.
Bir kadın Apple'ı faresinin gıcırdadığını -- gıcırtılı bir ses çıkardığını söylemek için aradı.اتصلت إمرأة على ماكنتوش تشتكي ان الفأرة تصرصر-- تصدر صوة صرصرة.
Şu yararsız köleyi dışarıya, karanlığa atın. Orada ağlayış ve diş gıcırtısı olacaktır.› ››Al siervo inútil echadlo en las tinieblas de afuera." Allí habrá llanto y crujir de dientes