güzellikler ile cümle
güzellikler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Nüfusun yıllara göre dağılımı Soğuksu'da doğa, değişik biçimlere girerek görsel güzellikler sergilemiştir.بحلول العصر الفحمي، كانت الغمديات تملك بالفعل تنوعاً في أشكالها.
Kız kardeşler,güzellikleriyle ünlüydü.ولكن بناته كانت ناكرات للجميل.
Tanrısal saflıkları ve güzellikleri nedeniyle ak olarak anılırlardı.Os Atributos ou Perfeições de Deus.
Oh Uganda, Land of Beauty (Türkçe:O Uganda, Güzellikler Ülkesi), Afrika ülkesi Uganda'nın ulusal marşıdır.Oh Uganda, Land of Beauty é o hino nacional de Uganda.
Uluköy kasabası doğal güzellikler yönünden zengindir.A cidade é rica em belezas naturais.
Kız kardeşler,güzellikleriyle ünlüydü.As suas três filhas ficaram famosas por causa da sua beleza.
Kız kardeşler,güzellikleriyle ünlüydü.De vrouwen waren op hun schoonheid geselecteerd.
Oh Uganda, Land of Beauty (Türkçe:O Uganda, Güzellikler Ülkesi), Afrika ülkesi Uganda'nın ulusal marşıdır.Oh Uganda, Land of beauty (ang. Ugando, kraju piękna) jest państwowym hymnem Ugandy.
Tarihi kalıntıları ve doğal güzellikleri ile tanınır.Rozwijało się zainteresowanie starożytnością i jej naturalnymi pozostałościami.
Bu sırada kendisi de yaşamın güzelliklerinin farkına varır.On sam też poznaje historię jej życia.
Bu sırada kendisi de yaşamın güzelliklerinin farkına varır.Samtidigt berättar han om kvinnorna i hans liv.
Tarihi kalıntıları ve doğal güzellikleri ile tanınır.Жупанія відома своїми природними красотами.
Yaz turizmi için doğal güzellikleri yeterlidir.V létě je atraktivní turistika.
Bu sırada kendisi de yaşamın güzelliklerinin farkına varır.Sperăm că va descoperi adevărata sa frumusețe în interior.
Yaşamdaki güzellikler ve güzelliğiyle simgeleşen kadın, divan şiirinde önemli yer tutmuştur.Din păcate, frumusețea și bunătatea ei ascund un secret dureros.
Bu isme neden de doğanın bütün unsurlarını ve güzelliklerini bünyesinde bulundurmasıdır.Sőt úgy vélte, hogy az orosz nyelv egyesíti magában a fentiek összes szépségét és gazdagságát.
Bunun yanında doğal güzellikleriyle de kendisini göstermektedir.Ezenkívül neki is megvannak a maga természetes testi vágyai.
Aynı zamanda mahallede bulunan Şelalede mahallenin görülmeye değer doğal güzelliklerinden biridir.A város meglátogatása mellett érdemes megnézni a környék természeti szépségeit is.
Kız kardeşler,güzellikleriyle ünlüydü.Sisarukset olivat tunnettuja kauneudestaan.
Oh Uganda, Land of Beauty (Türkçe:O Uganda, Güzellikler Ülkesi), Afrika ülkesi Uganda'nın ulusal marşıdır.Oh Uganda, Land of Beauty (”Oi Uganda, kauneuden maa”) on Ugandan kansallislaulu.
Denizin Kuzey Batısı doğal güzellikleri ve elverişli iklimi ile bilinir.Luoteisrannikko on huomattava alueellisesta kauneudestaan ja suosiollisesta ilmastostaan.
Oh Uganda, Land of Beauty (Türkçe:O Uganda, Güzellikler Ülkesi), Afrika ülkesi Uganda'nın ulusal marşıdır."Oh Uganda, Land of Beauty" είναι ο εθνικός ύμνος της Ουγκάντας.
Sakın bilinmez güzellikleri yansıtıyor olmasın.For alternative betydninger, se Den skønne Ubekendte.
Sakın bilinmez güzellikleri yansıtıyor olmasın.Ask er ingen samvittighetsløs sjarmør.
Denizin Kuzey Batısı doğal güzellikleri ve elverişli iklimi ile bilinir.Kysten i nordvest er kjent for sin naturskjønnhet og gode klima.
Doğal güzellikleri olan bir mahalledir.Skolen ligger i naturskjønne omgivelser.
Bu sırada kendisi de yaşamın güzelliklerinin farkına varır.Di sanalah ia belajar mengenai kecantikan.
Bu güzellikleri millî bir sevgiye dönüştürdü.Mereka menginginkan cinta mereka menjadi indah.
Oh Uganda, Land of Beauty (Türkçe:O Uganda, Güzellikler Ülkesi), Afrika ülkesi Uganda'nın ulusal marşıdır.Oh Uganda, Land of Beauty adalah lagu kebangsaan Uganda.
Tanrısal saflıkları ve güzellikleri nedeniyle ak olarak anılırlardı.Các vị thần ngợi ca sắc đẹp và phẩm hạnh của nàng.
Rogaland birçok doğal güzelliklerin olduğu yerdir.Tamil Nadu là nơi có nhiều nguồn tài nguyên thiên nhiên.
Doğal güzellikleri olan bir mahalledir.Khu di tích có cảnh quan thiên nhiên đẹp.
Cehennem deresi şelalesi görülmeyğe değer doğa güzelliklerindendir.また火に対して耐性があり、優れた武器職人でもある。
Oh Uganda, Land of Beauty (Türkçe:O Uganda, Güzellikler Ülkesi), Afrika ülkesi Uganda'nın ulusal marşıdır.おおウガンダ、美しき地(Oh Uganda, Land of Beauty)は、ウガンダの国歌。
Ayvalık doğal güzellikler bakımından zengin bir ilçe olmakla birlikte mutfağı ile de ünlüdür.函館は自然の恵みをうけた豊富な食材に恵まれていることから、美食の街として有名。
İki camisi bulunup doğal güzellikleri ile şahane bir mahalledir.両地区は、数多くの見晴らしの良い場所や自然の美しい場所に囲まれている。
Basta Kissik Vadisi olmak üzere doğal güzellikleri dikkat çekmektedir.小笠山の自然風景を観察できる。
Sakın bilinmez güzellikleri yansıtıyor olmasın.美しくない物には見向きもしない。
Denizin Kuzey Batısı doğal güzellikleri ve elverişli iklimi ile bilinir.其北部海滨因优美的风景和宜人的气候而著称。
Bu şairlerin aşkı kadına, doğaya veya güzelliklere değil ilaha'dır.이 아버지가 원하는 딸들은 아리땁고 사랑스러운 딸들이 아니다.
Bu başarı ve güzellikler Tarkan için çok uzun sürmedi.하지만 이러한 장점은 오래 가지 못하였다.
Oh Uganda, Land of Beauty (Türkçe:O Uganda, Güzellikler Ülkesi), Afrika ülkesi Uganda'nın ulusal marşıdır.הו אוגנדה, ארץ היופי (באנגלית: Oh Uganda, Land of Beauty) הוא ההמנון הלאומי של אוגנדה.
Güzelliklerden bahsederken Gence şehrinden de özellikle bahsetmiştir.המסר שלו דיבר בתחילה בעיקר לצעירים היפים.
İlçenin çevresi tarihi ve doğal güzellikler ile çevrilidir.Grad i okolica obiluju prirodnim ljepotama i povijesnim spomenicima.
Bu isme neden de doğanın bütün unsurlarını ve güzelliklerini bünyesinde bulundurmasıdır.Ovaj roman poziv je na čuvanje prirodnih ljepota i njenih stanovnika.
Tarihi kalıntıları ve doğal güzellikleri ile tanınır.Je známe svojou stredovekou architektúrou a okolitými prírodnými krásami.
Oh Uganda, Land of Beauty (Türkçe:O Uganda, Güzellikler Ülkesi), Afrika ülkesi Uganda'nın ulusal marşıdır.O Uganda, grožio žeme („Oh Uganda, Land of Beauty“) – Ugandos valstybinis himnas.
Ama kendilerine özgü güzellikleri var.그들 나름대로의 방식으로는 아릅답기 때문이죠.
Ama kendilerine özgü güzellikleri var.אבל יפים בדרכם שלהם.
Ama kendilerine özgü güzellikleri var.ولكنها جميلة بطريقة ما .. مميزة لها
Aşk kör olması halinde, ya da Aşıklar kendi güzellikleri By aşk ayinleri yapmak görebilirsinizElskere kan se til at gøre deres amourøse ritualer Ved deres egen skønheder: eller, hvis kærlighed er blind,
Aşk kör olması halinde, ya da Aşıklar kendi güzellikleri By aşk ayinleri yapmak görebilirsinizGli amanti possono vedere a fare i loro riti amorosi Con le loro bellezze propri: o, se l'amore è cieco,
Aşk kör olması halinde, ya da Aşıklar kendi güzellikleri By aşk ayinleri yapmak görebilirsiniz사랑은 장님이 될 경우, 또는 : 연인들은 자신의 아름다움으로 자신의 사랑을 의식해야 볼 수 있습니다
Aşk kör olması halinde, ya da Aşıklar kendi güzellikleri By aşk ayinleri yapmak görebilirsinizLes amateurs peuvent voir à faire leurs rites amoureux par leurs beautés propres: ou, si l'amour est aveugle,
Aşk kör olması halinde, ya da Aşıklar kendi güzellikleri By aşk ayinleri yapmak görebilirsinizLiefhebbers kunnen zien om hun amoureuze riten do Door hun eigen schoonheden: of, als de liefde blind is,
Aşk kör olması halinde, ya da Aşıklar kendi güzellikleri By aşk ayinleri yapmak görebilirsinizLos amantes pueden ver hacer sus ritos amorosos por sus bellezas propias: o, si el amor es ciego,
Aşk kör olması halinde, ya da Aşıklar kendi güzellikleri By aşk ayinleri yapmak görebilirsinizLovers kan se att göra sitt amorösa riter genom sin egen skönhet: eller, om kärlek vara blind,
Aşk kör olması halinde, ya da Aşıklar kendi güzellikleri By aşk ayinleri yapmak görebilirsinizLovers vidim da si po svojih zaljubljeni obrede S svojo lepoto: ali, če je ljubezen slepa,
Aşk kör olması halinde, ya da Aşıklar kendi güzellikleri By aşk ayinleri yapmak görebilirsinizMiłośnicy widać do ich miłosne rytuały przez własne piękno: lub, jeśli miłość jest ślepy,
Aşk kör olması halinde, ya da Aşıklar kendi güzellikleri By aşk ayinleri yapmak görebilirsinizMilovníci vidět dělat jejich milostné rituály jejich vlastní krásy: nebo, je-li láska je slepá,