güzellikler ile cümle

güzellikler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
11
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Bu bölgenin genç kadınları, güzellikleriyle iyi tanınırlar.The young women of this district are well known for their beauty.
Japonya doğal güzellikleriyle zengindir.Japan is rich in beautiful scenery.
Bütün rengarenk çiçeklerin güzelliklerine hayran kaldım.I admired the beauty of all the colorful flowers.
İnsan bazen gözünün önündeki güzellikleri göremiyor.Sometimes you can't see the beauty which lies in front of you.
"Güzellikler Evi" anlamına gelen adı da Ali Ekrem Bey tarafından bulundu.The name "House of Beauty" came from Ali Ekrem Bolayır.
Kız kardeşler,güzellikleriyle ünlüydü.As teenagers, the sisters were famous for their beauty.
Gezi yazısı görülen yerlerin güzellikleri hakkında duygu ve düşünce içerebilir.You can scarcely imagine the beauty and magnificence of the places we burnt.
Köyümüzde olmayan bir tek şey vardır: O da hiç kimsenin bu güzellikleri göremeyişi.You ain’t hearing this shit nowhere—nobody has this sound.
Güzellikleri bizi renk, tat, dokunuşa boğar.Their beauty immerses us with color, taste, touch.
Yılda iki milyon insanı bu balıklarla buluşturup, güzelliklerini onlara gösterebiliyoruz.And we can bring two million people a year into contact with this fish and show them its beauty.
Güzelliklerini kullanýyor.He doesn't stay for a long time anywhere
"Güzel küçük bir kupa ve bir çift güzellikleri."A nice little brougham and a pair of beauties.
İnsanları dinleyerek ve kabartmalı kitaplardan... ...bu dünyanın güzelliklerini resmedebiliyorum.From listening to people and Braille books, I can picture much of the world's beauty.
Diğer güzelliklerini inceleyin.Examine other beauties.
Verona beğenilen tüm güzellikleri ile.With all the admired beauties of Verona.
Aşk kör olması halinde, ya da Aşıklar kendi güzellikleri By aşk ayinleri yapmak görebilirsinizLovers can see to do their amorous rites By their own beauties: or, if love be blind,
İnsanlara Kore yemeklerini... ...ve ülkemizin güzelliklerini tanıtmakla ilgiliydi.Oh... it was to show people Korea's food, and how beautiful the country is.
Güzellikler olabilir, şaşırtıcı şeyler de olabilir.It can be beautiful. It can reveal quite astonishing things.
Kara para aklama diğer güzellikler güzergah ücretsiz evde ordu yeşilI'm in green. I have to be the Hulk. Are you the
Bütün güzellikler, Lilly!All the best, Lilly!
Bu kavram , Tanrı'nın dünyamızda yarattığı güzellikler ile karşı karşıya gelmek olarak düşünülmüş.And that was a way of directly confronting God's presence in our world.
CE: Evet her neyse, devam edip size biraz da gezegenin güzelliklerini göstermeme izin verin.So anyway, let me continue on showing you a little bit about the beauty of that planet.
Güzelliklerine sahip oluyorsunuz, kötü yanlarına değil.I get all the good stuff and none of the bad.
GDO'nun güzellikleri sadece mısırla bitmiyor!But that GMO goodness isn't just about corn!
GDA güzelliklerinin yayılmasının birbaska yolu da rüzgar.And what better way to spread the GMO goodness around than the wind!
Çeşit çeşit 'inceliklere ve güzelliklere' (veya her türden sık ağaçlara) sahiptirler.Full of overhanging branches --
Güzellikler kötülükleri silip süpürür.Remember that good deeds nullify the bad.
Rabbime döndürülmüş olsam da şüphesiz, O'nun katında benim için şaşmaz güzellikler vardır."And even if I go back to my Lord, there will surely still be the best for me with Him."
İşte böyle ödüllendiririz biz, güzellikler sergileyenleri!That is how We reward the good.
İsterse güzellikleri hoşuna gitsin. Ancak sahip olduğun cariyen başka.God is watchful of everything.
Her ikisinde de iyilikler, güzellikler vardır.In them good and comely maidens --
Gökleri ve yeri, güzelliklerle donatarak yaratan Bedî' O'dur.The Originator of the heavens and the earth.
Dünya hayatının güzelliklerini isteyerek gözlerini o kimselerden ayırma.And do not turn your eyes away from them, desiring the glitter of this world.
ALLAH hepsine güzellikler söz veriyor.But God has promised goodness to both.
Oysa varılacakyerin (ebedî hayatın) bütün güzellikleri Allah katındadır.Allah! With Him is a more excellent abode.
Akrata'da tabii güzelliklerin bolluğu onu doğa yürüyüşleri için harika bir yer yapıyor.The abundance of natural beauty in Akrata makes it a great place to hike.
Takımlar, BH'nin doğal güzelliklerinin olağanüstü olduğunu söyledilerTeams say BiH's natural beauty is extraordinary.
Şehirdeki tüm güzellikleri saymaya sayfalar yetmez.It would take whole pages to list all the beauties the city offers.
BH, etkileyici doğal güzellikleri ve turistler için cazibe merkezi olma potansiyeliyle övünüyor.BiH boasts impressive natural scenery and the potential to become a magnet for tourists.
Projede Kosova'nın tarihi, kültürel ve doğal güzelliklerinin sunulması amaçlanıyor.The project aims to present the history, culture and natural sites of Kosovo.
Tasavvufa göre kadın, Allah'ın yeryüzüne saçtığı güzelliklerin nurudur.According to tasawwuf, woman is the light of Allah's beauty shed onto this earth.
Hoş geldin yeni yıl! Sağlıklı, huzurlu ve güzelliklerle dolu bir yıl olsun.Willkommen, neues Jahr! Möge es ein gesundes, friedliches und mit schönen Dingen gefülltes Jahr sein.
Ya da güzelliklerini , bencil erkekler uğrunda harcayan acınası âşıklardır.Schuldig seien vielmehr seine törichten Begleiter, die Liebenden.
Oh Uganda, Land of Beauty (Türkçe:O Uganda, Güzellikler Ülkesi), Afrika ülkesi Uganda'nın ulusal marşıdır.Oh Uganda, Land of Beauty ist die Nationalhymne von Uganda.
Ağaçbaşı yaylası görülmeye ve gezmeye değer güzellikler taşımaktadır.Révfülöp eignet sich hervorragend zum Wandern und Spazieren.
Oh Uganda, Land of Beauty (Türkçe:O Uganda, Güzellikler Ülkesi), Afrika ülkesi Uganda'nın ulusal marşıdır.Oh Uganda, Land of Beauty, est l'hymne national de l'Ouganda.
Tarihi kalıntıları ve doğal güzellikleri ile tanınır.Elle est connue par son histoire et ses beautés naturelles.
Bu başarı ve güzellikler Tarkan için çok uzun sürmedi.Sa fonctionnalité et magnificence n'a pas duré longtemps.
Kız kardeşler,güzellikleriyle ünlüydü.Les Néréides sont fières de leur beauté.
Bu sırada kendisi de yaşamın güzelliklerinin farkına varır.Maintenant, il semble vouloir la vie de celle-ci.
Obruk Baraj Göletinde su tutulması bu güzelliklere güzellik katmıştır.Cette étape est tracée dans les plaines de la Beauce, propices aux bordures.
Kız kardeşler,güzellikleriyle ünlüydü.Las hermanas eran famosas por su belleza.
Rogaland birçok doğal güzelliklerin olduğu yerdir.Aksaray posee grandes bellezas naturales.
Oh Uganda, Land of Beauty (Türkçe:O Uganda, Güzellikler Ülkesi), Afrika ülkesi Uganda'nın ulusal marşıdır.Oh Uganda, Land of Beauty (in inglese, Oh Uganda, terra di bellezza) è l'inno nazionale dell'Uganda.
Bu başarı ve güzellikler Tarkan için çok uzun sürmedi.Tale sovrapposizione di titoli e cariche non durò per lungo tempo.
Köyümüzde olmayan bir tek şey vardır: O da hiç kimsenin bu güzellikleri göremeyişi.Ma nessun altro all'interno della famiglia è felice di vederla.
Bunların yanı sıra doğa güzellikleri de önemli bir ilgi kaynağıdır.Quindi, oltre alla competitività, c'è anche il fattore attrazione.
Oh Uganda, Land of Beauty (Türkçe:O Uganda, Güzellikler Ülkesi), Afrika ülkesi Uganda'nın ulusal marşıdır.«Oh Uganda, Land of Beauty» (О, Уганда, прекрасная страна) — национальный гимн Уганды.
Bu korunun doğal güzelliklerini görmek için burada bir mola vermektedirler.نذهب الآن إلي هذه الأرض الجميلة للتمتع بملامحها الطبيعية.
Çok beceriklidir ama yaptığı güzellikleri farkına varmadan yapar.نعم، انه يبدو وسيم، ولكن ما تتذكره هو الإخلاص في أدائه.

İlgili Sayfalar