güzelliğin ile cümle
güzelliğin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.Spiega perché la bellezza è considerata un criterio valido per scegliere la giusta teoria.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.To jest powód dlaczego piękno jest świetnym kryterium do wybierania właściwej teorii.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.To vysvětlí, proč je krása úspěšným kritériem pro výběr správné teorie.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.To vysvetľuje, prečo krása je úspešným kritériom pre výber správnej teórie.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.Оно так же объясняет, почему красота — удачный критерий для выбора верной теории.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.Това е причината, защо красотата е успешен критерий за избор на правилната теория.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.Це пояснює, чому краса є успішним критерієм для вибору правильної теорії.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.אלו הדברים שבזכותם יופי הוא קריטריון מוצלח לבחירת התיאוריה הנכונה.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.سينحسب ذلك على لماذا الجمال هو طريقة ناجحة للنظرية الصحيحة.
Bu, güzelliğin doğru kuramı seçmek için neden bir başarı kriteri olduğuna açıklama getirecek.ニュートンは
Bu mekanizmanın güzelliğini görmeyecek kadar aptalsın!És um idiota se não vês a beleza deste mecanismo!
Bu mekanizmanın güzelliğini görmeyecek kadar aptalsın!Jesteś głupi, jeśli nie widzisz piękna tego urządzenia.
Bu mekanizmanın güzelliğini görmeyecek kadar aptalsın!Kan du ikke se det skønne i den her?
Bu mekanizmanın güzelliğini görmeyecek kadar aptalsın!Olet typerys, jos et näe tämän mekanismin kauneutta.
Bu mekanizmanın güzelliğini görmeyecek kadar aptalsın!Ser du inte skönheten med den här?
Bu mekanizmanın güzelliğini görmeyecek kadar aptalsın!¡Si eres incapaz de apreciar la belleza de este mecanismo eres idiota!
Bu mekanizmanın güzelliğini görmeyecek kadar aptalsın!Solo uno stupido può disdegnare la bellezza di questo meccanismo!
Bu mekanizmanın güzelliğini görmeyecek kadar aptalsın!Είσαι ανόητος αν δε βλέπεις την ομορφιά αυτού του μηχανισμού.
Bu mekanizmanın güzelliğini görmeyecek kadar aptalsın!Ты глупец, раз не видишь красоты этого механизма!
Bunu anlayabilmemiz bizi daha büyük ve yüksek derecede bir güzelliğin varlığına götürüyor.A compreensão disso leva-nos a um sentido maior e mais elevado da beleza do que está ali a acontecer.
Bunu anlayabilmemiz bizi daha büyük ve yüksek derecede bir güzelliğin varlığına götürüyor.Ennek a megértése elvezet minket a cselekvés szépségének nagyobb és emelkedettebb érzékeléséhez.
Bunu anlayabilmemiz bizi daha büyük ve yüksek derecede bir güzelliğin varlığına götürüyor.Entender eso nos lleva a sentir más intensamente la belleza de lo que está ocurriendo.
Bunu anlayabilmemiz bizi daha büyük ve yüksek derecede bir güzelliğin varlığına götürüyor.Forståelsen af det giver os en større og højnet fornemmelse af skønheden i dansen.
Bunu anlayabilmemiz bizi daha büyük ve yüksek derecede bir güzelliğin varlığına götürüyor.Het begrip daarvan geeft ons een verhoogde notie van de schoonheid ervan.
Bunu anlayabilmemiz bizi daha büyük ve yüksek derecede bir güzelliğin varlığına götürüyor.이것을 이해하는 것은 우리로 하여금 아름다움을 느끼는 것을 고양시키고 극대화합니다. 실제로 일어나고 있는 것의 아름다움을 말입니다.
Bunu anlayabilmemiz bizi daha büyük ve yüksek derecede bir güzelliğin varlığına götürüyor.Le comprendre nous amène à un sens plus grand et plus élevé de la beauté de ce qui se passe réellement.
Bunu anlayabilmemiz bizi daha büyük ve yüksek derecede bir güzelliğin varlığına götürüyor.Nhận thức được điều đó làm chúng ta cảm nhận một cách mạnh mẽ hơn về cái đẹp của những gì đang xảy ra.
Bunu anlayabilmemiz bizi daha büyük ve yüksek derecede bir güzelliğin varlığına götürüyor.Pochopení toho nás vede k většímu a rozsáhlejšímu uvědomění si krásy a toho, o co vlastně jde.
Bunu anlayabilmemiz bizi daha büyük ve yüksek derecede bir güzelliğin varlığına götürüyor.Ta świadomość sprawia, że jeszcze mocniej odczuwamy piękno tego ruchu.
Bunu anlayabilmemiz bizi daha büyük ve yüksek derecede bir güzelliğin varlığına götürüyor.Осмысление этого приводит нас к повышенному и более интенсивному ощущению красоты происходящего.
Bunu anlayabilmemiz bizi daha büyük ve yüksek derecede bir güzelliğin varlığına götürüyor.Осъзнаването на това ни довежда до по-голямо и повишено усещане за красотата на това, което се случва.
Bunu anlayabilmemiz bizi daha büyük ve yüksek derecede bir güzelliğin varlığına götürüyor.Усвідомлення цього відкриває нам більше й вище відчуття краси того, що насправді відбувається.
Bunu anlayabilmemiz bizi daha büyük ve yüksek derecede bir güzelliğin varlığına götürüyor.והעובדה שאנו מודעים לזה מובילה להבנה עמוקה של היופי הטמון בזה.
Bunu anlayabilmemiz bizi daha büyük ve yüksek derecede bir güzelliğin varlığına götürüyor.ان معرفة طبيعة هذا الالم تزيد من عظمة و روعة المشهد وجماله الكائن فيه تبعا لمعرفة كنه ولبه
Bunu anlayabilmemiz bizi daha büyük ve yüksek derecede bir güzelliğin varlığına götürüyor.行動の美しさに関する感覚を より強く 大きくするのです 間違えてマイクロ秒と書いてありますが
Burada ileri Rönesans'ın zerafetine ve ideal güzelliğine sahibiz.Це витонченість та ідеальна краса епохи Високого Відродження."
Cennet Bahçesi'nin güzelliğinden etkilenmemek çok zor.Uchvacuje mne ta hustota rajské zahrady, všechno to ovoce a květiny.
Cennet Bahçesi'nin güzelliğinden etkilenmemek çok zor.Мене захоплює насиченість Райського саду: фрукти, квіти.
Cennet Bahçesi'nin güzelliğinden etkilenmemek çok zor.Руки Марии повторяют этот жест. Обратите внимание, какой густой сад Эдема.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.왜냐하면 저는 페미니즘의 한 부분은 미적인 것, 아름다움을 인정하는 것이라고 생각하거든요. 그런 즐거움도 정말 중요해요.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.là việc chấp nhận rằng tính thẩm mỹ đó, vẻ đẹp đó, niềm vui đó thật sự quan trọng.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.lebo podľa mňa súčasťou práce feminizmu je priznať, že na estetike, na kráse a na zábave záleží.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.- це визнати, що естетика, що краса, що веселощі мають значення.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.בגלל שלדעתי חלש מעבודת הפמיניזם היא להודות שאסתטיקה, שיופי, שכיף עושה את ההבדל.
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.وذلك لأن الحركة النسوية جزء منها قائم على الاعتراف بالجماليات .. بالرونق ان المتعة .. مهمة ..
Çünkü, feminizm işinin birazı estetiğin, güzelliğin, eğlencenin önemli olduğunu itiraf etmektir.美しさや楽しむことは重要だと認めることも フェミニズムの1つの役割だと。 近代における政治的運動では、文化的なかっこよさが
Çünkü güzelliğin işlevsellikten daha fazla çeşidi var. İnsanlar 'Şuna ihtiyacım var' demekten geçtiler,Mensen zijn gekomen van "Ik heb ... nodig", tot "ik zou me beter voelen als ik ... had".
Çünkü güzelliğin işlevsellikten daha fazla çeşidi var.la beauté est devenue plus importante que l'utilité
Çünkü Hyde kitabında, bazen düzenbazların güzelliğin üzerine kapaklanabileceklerini söylüyor.Da Hyde in seinem Buch sagt, dass Trickster manchmal Schönheit hervorbringen können.
Çünkü Hyde kitabında, bazen düzenbazların güzelliğin üzerine kapaklanabileceklerini söylüyor.그의 책에서, Hyde는 사기꾼은 간혹 아름다움에 빠져 뒤집힐 수 있다고 했거든요.
Çünkü Hyde kitabında, bazen düzenbazların güzelliğin üzerine kapaklanabileceklerini söylüyor.lurendrejeri ibland kan likna skönhet.
Çünkü Hyde kitabında, bazen düzenbazların güzelliğin üzerine kapaklanabileceklerini söylüyor.В его книге Гайд говорит, что ловкачи могут иногда слишком наваливаться на красоту.
Çünkü Hyde kitabında, bazen düzenbazların güzelliğin üzerine kapaklanabileceklerini söylüyor.כיוון שבספר שלו, הייד אמר לעיתים התכסיסן יכול לנטות לגמרי לכיוון היופי.
Çünkü Hyde kitabında, bazen düzenbazların güzelliğin üzerine kapaklanabileceklerini söylüyor.لانه في كتابه , هايدي قالت "بعض المخادعون يمكن أن يعطوا نصائح في الجمال "
Dilim dönmez O'nun (Trablus'un) güzelliğini anlatmayaElle, je ne peux décrire sa beauté avec mes mots
Dilim dönmez O'nun (Trablus'un) güzelliğini anlatmayaIk kan haar schoonheid niet met mij tong beschrijven
Dilim dönmez O'nun (Trablus'un) güzelliğini anlatmayaNo se puede describir su belleza con palabras
Dilim dönmez O'nun (Trablus'un) güzelliğini anlatmayaمش قادر نعبر على جمالها بلساني
Doğal bir güzelliğin var, değil mi?Cô có sắc đẹp tự nhiên, đúng không?
Doğal bir güzelliğin var, değil mi?Eres una belleza natural, ¿no es asi?