güzelliğin ile cümle

güzelliğin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathCzyż nie miał siły, ale na twoje piękno: Tyś nie conquer'd, piękno jest chorąży jeszcze
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathHa avuto alcun potere ancora sulla tua bellezza: tu sei non conquer'd; insegna della bellezza ancora
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathHar haft nogen effekt endnu over din skønhed: Du er ikke conquer'd; skønhedens Stjernen endnu
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathHar inte haft någon effekt ännu på din skönhet: Du är inte conquer'd; skönheten är fänrik ännu
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathHat hatte keine Macht noch auf deine Schönheit: Du bist nicht conquer'd; Schönheit der Fähnrich noch
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathHath n'avait aucun pouvoir encore sur ta beauté: tu n'es pas conquer'd; enseigne la beauté encore
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathHath δεν είχε καμία εξουσία ακόμη την ομορφιά σου: Εσύ είσαι δεν conquer'd? Ensign ομορφιά είναι ακόμη
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathHát nem volt hatásköre sem a te szépség: Te nem conquer'd, szépség zászlós még
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathHeeft had geen macht nog over uw schoonheid: Gij zijt niet conquer'd; beauty's ensign nog
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathKaiketi ollut valtaa vielä kun sinun kauneus: Sinä et ole conquer'd; Ruususen Ensign vielä
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathMar ni imel moči, še na tvoji lepoti: Ti si ne conquer'd; lepoto je zastava še
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathNo haya tenido poder aún sobre tu belleza: tú no eres conquer'd; estandarte de la belleza todavía
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathTelah tidak memiliki kekuatan belum pada keindahan-Mu: Engkau tidak conquer'd; kecantikan panji belum
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathTem ainda não tinha poder sobre a tua beleza: Tu és não conquer'd; estandarte da beleza ainda
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathZdaliž nemá zatím moc po tvé kráse: Nejsi conquer'd, krásu ještě prapor
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathРазве не имели власти еще на красоту твою: ты не conquer'd; прапорщик красоты еще
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı HathСтавало е не властта, но след твоята красота: Ти си не conquer'd; красотата знаме още
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı Hathיהוה לא היה כוח עדיין על יופיך: הנך לא conquer'd; דגל היופי של עוד
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı Hathهاث لا يملك سلطة عليها بعد التجميل خاصتك : الفن انت لا conquer'd ؛ شارة الجمال بعد
Güzelliği Sancağı henüz conquer'd Sen: güzelliğin üzerine henüz herhangi bir güç vardı Hath汝の唇に、なたの頬は真っ赤です、そして、死の薄いフラグが進んでいないです.--
Güzellik? Güzelliğin ne olduğunu bildiğimi sanmıyorum.아름다움이요? 저는 아름다움이 무엇인지 제가 안다고 생각하지 않아요.
Güzellik? Güzelliğin ne olduğunu bildiğimi sanmıyorum.La beauté? je pense que j'ignore ce qu'est la beauté.
Güzellik? Güzelliğin ne olduğunu bildiğimi sanmıyorum.יופי? לא נראה לי שאני יודע מה זה יופי.
Güzellik? Güzelliğin ne olduğunu bildiğimi sanmıyorum.الجمال؟ لا أعلم معنى الجمال
Güzellik? Güzelliğin ne olduğunu bildiğimi sanmıyorum.ロデオってのは美しいんじゃねえかな
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!Ach! Wie wenig ist die Erinnerung an diese menschlichen Bewohner die Schönheit der Landschaft!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!Ack! hur lite gör förstärka minnet av dessa mänskliga invånare skönheten i landskap!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!Ahimè! quanto poco fa la memoria di questi abitanti umani esaltare la bellezza del paesaggio!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!Ai de mim! quão pouco a memória desses habitantes humanos realçar a beleza do paisagem!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!Ak! hvor lidt betyder mindet om disse menneskelige inhabitants øge skønhed landskab!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!Alas! betapa sedikit apakah memori ini penduduk manusia meningkatkan keindahan lanskap!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!¡Ay! lo poco que hace la memoria de estos habitantes humanos realzar la belleza de la paisaje!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!Beda! ako málo sa v pamäti týchto ľudských obyvateľov zvýši krásu krajinou!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!Běda! jak málo se v paměti těchto lidských obyvatel zvýší krásu krajinou!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!Hélas!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!슬프 도다! 얼마나 작은 이러한 인간 주민의 메모리는의 아름다움을 향상시키는가 풍경!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!Niestety! jak mało ma pamięci tych ludzkich mieszkańców zwiększenia piękno krajobraz!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!Ó, jaj! milyen kevés ez a memória ezeknek az emberi lakosság fokozza a szépségét táj!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!Than ôi! như thế nào ít bộ nhớ của các cư dân của con người tăng cường vẻ đẹp của cảnh quan!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!Vai! cat de putin se amintirea acestor locuitori umane spori frumuseţea peisaj!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!Voi! kuinka vähän se muisti näiden ihmisperäisten asukkaan parantaa kauneus maisema!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!Žal! kako malo pa spomin na te ljudi prebivalcev poveča lepoto krajine!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!Αλίμονο! πόσο λίγο η μνήμη αυτών των ανθρώπινων κατοίκων ενισχύσει την ομορφιά του τοπίο!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!На жаль! як мало пам'ять про ці людських мешканців підкреслити красу краєвид!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!Уви! колко малко памет на тези човешки жители подчертават красотата на пейзаж!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!Увы! как мало ли память об этих человеческих обитателей подчеркнуть красоту пейзаж!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!אך אבוי! כמה מעט עושה את זכרם של אלה תושבים האדם לשפר את היופי של נוף!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!للأسف! كيف لا يذكر من هذه الذاكرة البشرية سكان تعزيز جمال المشهد!
Heyhat! ne kadar az insan sakinlerinin bellek güzelliğini artırmak manzara!風景! ここでも、おそらく、自然は、最初の入植者のための私で、しようとするので、私の家は、調達
İki çeşit güzellik var. Fiziki güzelliğin üzerinde düşünerek, ilahi güzelliğe ulaşabiliriz.Pozorovat tedy můžeme dva druhy krásy a skrz pozorování krásy fyzické se dostáváme ke kráse božské.
İki çeşit güzellik var. Fiziki güzelliğin üzerinde düşünerek, ilahi güzelliğe ulaşabiliriz.Отже,існує два види краси, через відчуття фізичної ми досягаємо божественної.
İlahi varlıklarfı insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler.các con trai của Ðức Chúa Trời thấy con gái loài người tốt đẹp, bèn cưới người nào vừa lòng mình mà làm vợ.
İlahi varlıklarfı insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler.các con_trai của Ðức_Chúa_Trời thấy con_gái loài_người tốt_đẹp , bèn cưới người nào vừa_lòng mình mà làm vợ .
İlahi varlıklarfı insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler.fik Gudssønnerne Øje på Menneskedøtrenes Skønhed, og de tog: så mange af dem, som de lystede, til Hustruer.
İlahi varlıklarfı insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler.i figli di Dio videro che le figlie degli uomini erano belle e ne presero per mogli quante ne vollero
İlahi varlıklarfı insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler.하나님의 아들들이 사람의 딸들의 아름다움을 보고 자기들의 좋아하는 모든 자로 아내를 삼는지라
İlahi varlıklarfı insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler.sågo Guds söner att människornas döttrar voro fagra, och de togo till hustrur dem som de funno mest behag i.
İlahi varlıklarfı insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler.så Guds sønner at menneskenes døtre var vakre; og de tok sig hustruer, hvem de hadde lyst til.
İlahi varlıklarfı insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler.že videli synovia Boží ľudské dcéry, že sú krásne, a brali si ženy zo všetkých, ktoré si volili.
İlahi varlıklarfı insan kızlarının güzelliğini görünce beğendikleriyle evlendiler.Že vidouce synové Boží dcery lidské, any krásné jsou, brali sobě ženy ze všech, kteréž oblibovali.

İlgili Sayfalar