güzelliği ile cümle
güzelliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Min Ah, yüzüne güzelliğine yazık!أيغوو دوك غو مين, يا لخسارة وجهك
Min Ah, yüzüne güzelliğine yazık!何でよ~、カッコいいよ
Mitolojideki güzelliği yaratmış Botticelli.Botticelli creaza o frumusete ca rezultat al narativului.
Mitolojideki güzelliği yaratmış Botticelli. Gördüğümüz güzellik, Venüs'ün öyküdeki güzelliği.Botticelli vytváří druh krásy, která je výsledkem příběhu a vznešenosti postavy samotné.
Mitolojideki güzelliği yaratmış Botticelli. Gördüğümüz güzellik, Venüs'ün öyküdeki güzelliği.Боттічелі створює красу в результаті своєї роботи,вона виникає як наслідок вишуканої фігури.
Mitolojideki güzelliği yaratmış Botticelli.Боттичелли создаёт красоту, которая возникает, конечно, из того, как он её показал.
Müzik estetik güzelliği aşıyor.Âm nhạc còn vượt qua cả vẻ đẹp đã được thẩm mỹ nói riêng.
Müzik estetik güzelliği aşıyor.A música transcende a sua beleza estética.
Müzik estetik güzelliği aşıyor.A zene túllép az esztétikai szépségen.
Müzik estetik güzelliği aşıyor.Hudba prekračuje samotnú estetickú krásu.
Müzik estetik güzelliği aşıyor.Hudba přenáší samotnou estetiku krásy.
Müzik estetik güzelliği aşıyor.음악은 단순히 미적인 아름다움을 넘어섭니다.
Müzik estetik güzelliği aşıyor.La musica trascende la sola bellezza estetica.
Müzik estetik güzelliği aşıyor.Musik transzendiert die ästhetische Schönheit allein.
Müzik estetik güzelliği aşıyor.Muzica transcende frumuseţea estetică.
Müzik estetik güzelliği aşıyor.Muziek overstijgt de louter esthetische schoonheid.
Müzik estetik güzelliği aşıyor.Muzyka to więcej niż estetyka piękna.
Müzik estetik güzelliği aşıyor.Η μουσική υπερβαίνει την αιθητική ομορφιά.
Müzik estetik güzelliği aşıyor.Музика самостійно доносить естетичну красу.
Müzik estetik güzelliği aşıyor.Музиката е много повече от красота, в естетическия смисъл.
Müzik estetik güzelliği aşıyor.Музыка не просто приносит эстетическое удовольствие.
Müzik estetik güzelliği aşıyor.המוסיקה היא יותר מיופי אסתטי כשלעצמו.
Müzik estetik güzelliği aşıyor.الموسيقى تسمو فوق الجمال الجمالي وحده.
Müzik estetik güzelliği aşıyor.ワーグナーのオペラや ブラームスの交響曲
Neyi güzel buluyoruz? Güzellik nerededir? Niye güzelliği bazı yerlerde buluruz da diğerlerinde bulamayız?Obraz został namalowany w 1979 roku i bardzo mocno odwołuje się do historii sztuki.
Niye güzelliği bazı yerlerde buluruz da diğerlerinde bulamayız?Чому ми бачимо красу в тих місцях, а не в інших?
Onların güzelliği bizi renk, tat ve dokunma ile içe içe geçirir.A beleza delas imerge-nos em cor, gosto, tato.
Onların güzelliği bizi renk, tat ve dokunma ile içe içe geçirir.Deras skönhet överöser oss med färger, smaker, känslor.
Onların güzelliği bizi renk, tat ve dokunma ile içe içe geçirir.Deres skønhed forblinder os med farver, smag og berøring.
Onların güzelliği bizi renk, tat ve dokunma ile içe içe geçirir.Frumusețea lor ne inundă cu aromă, culoare, atingere.
Onların güzelliği bizi renk, tat ve dokunma ile içe içe geçirir.Ihre Schönheit taucht uns ein in Farbe, Geschmack, Berührung.
Onların güzelliği bizi renk, tat ve dokunma ile içe içe geçirir.Kecantikannya memabukkan kita melalui warna, rasa, dan sentuhan.
Onların güzelliği bizi renk, tat ve dokunma ile içe içe geçirir.꽃의 아름다움은 색과 맛, 촉감으로 우리를 빠져들게 합니다.
Onların güzelliği bizi renk, tat ve dokunma ile içe içe geçirir.La loro bellezza ci sommerge di colori, sapori e consapevolezza.
Onların güzelliği bizi renk, tat ve dokunma ile içe içe geçirir.Lepota cvetlic nas očara z barvami, okusom, dotikom.
Onların güzelliği bizi renk, tat ve dokunma ile içe içe geçirir.Můžeme se nechat omámit jejich barvou, vůní, strukturou.
Onların güzelliği bizi renk, tat ve dokunma ile içe içe geçirir.Su belleza nos envuelve de colores, sabor, tacto.
Onların güzelliği bizi renk, tat ve dokunma ile içe içe geçirir.Szépségük elhalmoz bennünket színekkel, ízekkel, érintéssel.
Onların güzelliği bizi renk, tat ve dokunma ile içe içe geçirir.Vẻ đẹp từ màu sắc, hương vị, và xúc giác mà chúng mang lại khiến chúng ta ngỡ ngàng.
Onların güzelliği bizi renk, tat ve dokunma ile içe içe geçirir.Zachwycają nas kolorem, smakiem i dotykiem.
Onların güzelliği bizi renk, tat ve dokunma ile içe içe geçirir.Η ομορφιά τους μας γεμίζει με χρώμα, γεύση, αφή.
Onların güzelliği bizi renk, tat ve dokunma ile içe içe geçirir.Их красота завораживает нас своими живописными оттенками, ароматом и гармонией.
Onların güzelliği bizi renk, tat ve dokunma ile içe içe geçirir.Тяхната красота ни потапя с цвят, вкус, допир.
Onların güzelliği bizi renk, tat ve dokunma ile içe içe geçirir.היופי שלהם מציף אותנו בצבע, טעם, מגע.
Onların güzelliği bizi renk, tat ve dokunma ile içe içe geçirir.جمالها الذي يغطس بنا في لونها و طعمها و ملمسها.
Onların güzelliği bizi renk, tat ve dokunma ile içe içe geçirir.花はまた 私たちの食べ物の 3分の1をもたらしています
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzCsodálhatják formájuk, mozgásuk szépségét, szüntelen tevékenykedésüket.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuz우리는 참다랑어의 아름다운 외형과 기능 끊임없는 움직임을 볼 수 있습니다
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzLi vediamo nella loro bellezza di forma e funzione, nella loro attività incessante.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzMożemy zobaczyć ich piękno, kształt czy funkcje, ich nieustającą aktywność.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzNous pouvons voir dans la beauté de leur forme et de leur fonction, leur activité incessante.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzPutem vedea în frumuseţea formei și funcției lor, activitatea lor neîncetată.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzSe lo puede ver en su belleza de forma y función, en su actividad incesante.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzWe kunnen ze zien in hun schoonheid van vorm en functie, met hun onophoudelijke activiteit.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzWir können die Schönheit ihrer Form und Funktion sehen, und auch ihre unablässige Bewegung.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzМы можем видеть их кипучую деятельность во всей красе.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzНие можем да видим красотата им като форма и действия, тяхната непрекъсната активност.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzאנחנו יכולים לראות ביופי צורתם והפונקציונליות שלהם, את פעילותם הבלתי פוסקת.
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuzنستطيع رؤية جمال شكلها ووظيفته ونشاطها غير المنقطع
Onların şekillerindeki, fonksiyonlarındaki ve bitmeyen hareketlerindeki güzelliği görebiliyorsunuz見ることができます 海という名の宇宙を 飛んでいるのです