güzelliği ile cümle
güzelliği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Onun güzelliğini unutamam.I can't forget her beauty.
O senin güzelliğin.That is your beauty.
Onun doğal bir güzelliği var.She's a natural beauty.
Mary kendi güzelliğinden habersizdi.Mary was unaware of her own beauty.
Mary kendi güzelliğinin farkında değildi.Mary was unaware of her own beauty.
Güzelliğin en mükemmel tarafı, hiçbir resimle tarif edilememesidir.The best part of beauty is that which no picture can express.
O sizin güzelliğiniz.That is your beauty.
Güzelliği, onu birçok erkeğin gözdesi yapıyordu.Her good looks gained her the favor of many men.
En büyük güzellik, ruh güzelliğidir.The greatest beauty of all is the beauty of the soul.
Güzelliği hep küçük şeylerde görür o.He always sees beauty in the little things.
Küçük şeylerdeki güzelliği her zaman fark eder.He always sees beauty in the little things.
Dilsel güzelliğin gelişmiş algısı hâlâ onda eksik.A developed perception of linguistic beauty is still lacking in her.
O hâlâ dilin güzelliği için evrimleşmiş algıdan yoksun.She still lacks an evolved perception for the beauty of language.
Bunu söylemek sizin güzelliğinizdi.It was nice of you to say that.
Nefertiti güzelliğiyle ünlendi.Nefertiti was famed for her beauty.
Kleopatra güzelliğiyle ünlendi.Cleopatra was famed for her beauty.
Kleopatra güzelliğiyle nam salmıştı.Cleopatra was famed for her beauty.
Bir kişinin güzelliği onun toplumdaki davranışıdır.A person's beauty is their conduct in society.
Çevremizdeki dünyanın güzelliği.Beauty of the surrounding world.
Onun iyiliğinden ve güzelliğinden dolayı herkes onu seviyordu.Because of her goodness and beauty everyone loved her.
Her sezonun kendi güzelliği vardır.Each season has its own beauty.
Ay bile onun güzelliğini kıskanıyordu.Even the moon was jealous of her beauty.
Bilimin gerçek tanımı, dünyanın güzelliğini araştırmaktır.The real definition of science is that it's the study of the beauty of the world.
Onun güzelliği tarafından vuruldu.He was struck by her beauty.
Kadın çok güzel, o geçtiğinde, erkekler onun güzelliğine hayran kaldı.The woman is very beautiful. When she passes, men are enthralled by her beauty.
Gündelik şeylerde güzelliği görmek için bir sanatçı olmak zorunda değilsiniz.You do not have to be an artist in order to see the beauty in everyday things.
Bilgeliği güzelliğiyle ödedi.She paid with her beauty for wisdom.
Her şeyin güzelliği vardır, ancak herkes bunu göremez.Every thing has its beauty, but not everyone can see it.
Sami, Leyla'nın güzelliğine vuruldu.Sami was struck by Layla's beauty.
Mary'nin güzelliği annesinden geliyor.Mary gets her beauty from her mother.
Mary güzelliğini annesinden almış.Mary gets her beauty from her mother.
Mary her geçen yıl güzelliğine güzellik katıyor.Mary is getting prettier every year.
O zaman 12 ya da 13 yaşındaydı ama güzelliği ile tanınıyordu.She was at the time only 12 or 13 years old, but was already renowned for her beauty.
Despina, güzelliği ile Yunan kadınları arasında ünlüydü.Despina was famous for her extreme beauty amongst the Greek women.
Julia, Büyük Pompey'in dördüncü karısı olmuş ve güzelliği ve erdemi ile ünlenmiştir.Julia became the fourth wife of Pompey the Great and was renowned for her beauty and virtue.
Biri: "İsyan sonrasının bir tür güzelliği vardı...One commented: "There was a certain beauty in the aftermath of the riot...
Babası Yakub'un onu çok sevmesinin nedenlerinden biri de Yusuf'un güzelliğidir.He shall choose our inheritance for us, the excellency of Jacob whom he loved.
Fakat yüzünün güzelliğine rağmen, kişiliği heyecanlı bir tutku yaratamıyor.But though her face was beautiful, her person was not formed to excite passion.
Hindu metinleri Rati'nin güzelliğini ve şehvetini vurgular.The Hindu scriptures stress Rati's beauty and sensuality.
Doğal olarak dengesiz olan bir gezegene hayatın güzelliğini eklemek nasıl olurdu?Wouldn't bringing life onto a planet that is inherently unstable add to the beauty of the life?
Tataristan Prensi Turandot'un güzelliğinden divaneye dönmüştür.The Prince of Tartary is dazzled by Turandot's beauty.
Güzelliğin iyi veya kötüyle ilişkisi var mıdır?Is the person good or bad?
Yalnızlığa terk edilen Roxie kendini toparlayarak hayatın güzelliğini fark eder ("Nowadays").Left in the dust, Roxie pulls herself up and extols the joys of life ("Nowadays").
Perry, şarkının sözlerinin "bir kadının büyüleyici güzelliği" hakkında olduğunu belirtti.Perry stated its lyrics are "about the magical beauty of a woman".
Adam onun güzelliği karşısında şaşkına dönmüştür.He is struck by her beauty.
Güzelliğin Tarihi.The Time of Beauty.
Doğal güzelliği gelen herkesi cezbetmiştir.The Natural beauty stuns anyone visiting.
Parsifal etrafına bakınır ve bu çayırlığın güzelliğini açıklar.Parsifal looks about and comments on the beauty of the meadow.
Penelope Potanski - Potanski'lerin kendi güzelliğini seven kızı.Penelope Potanski: The sole Potanski daughter.
Turizmin gelişmeye başlaması köylerin güzelliğine ve sıcakkanlı yöre halkının ortak eseridir.The tourism has begun to develop a lot thanks to village's beauty and thanks to its friendly people.
Güzelliğin o kokusunu yakalamak.With its fate to carry foul smell.
"Güzelliğin İçinden"."Behind the beauty".
Güzelliği bir sivilce, zenginliği bir kıvılcım yok eder.A person overwhelmed with anger destroys his wealth.
Tüm gözlerin kendi üzerinde olduğunu düşünecek kadar da güzelliğinden emin.All eyes are on beauty until you set.
Güzelliğine çok düşkündür.It is more appreciated for its beauty.
Zenobia, güzelliği ve zeki olması ile biliniyordu.Tobai-in was known for her beauty and intelligence.
Aşkın ve güzelliğin simgesidir.Love and Beauty.
Büyükannemin şeffaf bir güzelliği var ama gözleri hüzünlü.And my grandmother has this ephemeral quality about her, a beauty and a little sadness in her eyes.
Şimdi Physio Radiance'ın arkasındaki mükemmel güzelliğin sırlarını keşfedelim.Now, let's discover the ultimate beauty secrets behind Physio Radiance.
Yeni hayatim, guzelligin, hos olanin ve duygularin ne olduğunu anlamaya çalışmaktan ibaret.My new life is trying to understand what beauty is about, and "pretty," and "emotions."