1990'da eski Avustralya güzeli Tracey Pearson ile evlenen Dale'in dört çocuğu bulunmaktadır.От 1990 г. е женен за бившата мис Австралия Трейси Пиърсън.
Ben senden daha güzelim.Аз съм по-красива от теб.
İlk dönem filmlerinden dikkat çekenleri Edi ile Büdü, Balıkçı Güzeli ve Kalbimin Şarkısı'dır.Едни от най-важните му ранни филми са "Edi ile Büdü", "Balıkçı Güzeli" и "Kalbimin Şarkısı".
(Cem Adrian ile düet) Haşmet Babaoğlu - Belki de En Güzeli Böyle (Olena Pčilka - najljepše o djeci (rus.)
Bir güzelin sevdası var başımda, Yar sevdası çetin olur yaradan.Gle, jedna duga u vodi se stvara (Dobriša Cesarić) Gotovo je, ljubavi.
Bir daha onun kadar güzeli olmamıştır.Nikada prije nije vidio tako lijepu ženu.
"Bella Ciao" İtalyancada Elveda Güzelim anlamına gelmektedir.V španielčine 'Linda' znamená pekná, krásna.
Böylece o ilk Uluslararası Güzeli oldu.Stala sa prvou poľskou horolezkyňou.
15 yaşındayken bir güzellik yarışmasında Boğaziçi güzeli seçilmişti.Ako štrnásťročná vyhrala súťaž krásy.
2006 yılında İsviçre güzeli seçilmiştir.Leta 2014 je bila izbrana za švicarsko športnico leta.
Bir daha onun kadar güzeli olmamıştır.Babica se ima tako lepo kot še nikoli.
Pajdusko (Balkan Güzeli) Payduşka ^Paučkove partizanske bolnišnice (zgibanka).
Stromae Haziran 2011'de eski Miss Belgium güzeli Tatiana Silva ile ilişkisi olduğunu onayladı.2011 m. liepos mėn. Stromae patvirtino, jog draugauja su buvusia Mis Belgija Tatiana Silva.
1992 - Boksör Mike Tyson, Amerika zenci güzeli Desiree Washington'a tecavüz suçundan mahkûm oldu.1992 m. boksininkas buvo apkaltintas Black America dalyvės Desiree Washington išprievartavimu.
1957'de Illinois Güzeli seçilmiştir.1957 m. išrinktas į Ilinojaus atstovų rūmus.
Yarışmayı Finlandiya güzeli kazanmıştır.Konkursą laimėjo Suomija.
Böylece o ilk Uluslararası Güzeli oldu.Ji tapo ir pirmąją tarptautine bendrove.
Bolivya Güzelidir.Lotyniškai bellis – gražus.
Karşılığında Afrodit, "tüm kadınların en güzeli' olan Helen'i, Paris'e aşık eder.Paris pasirinko Afroditę, kuri jam pažadėjo Helenę – gražiausią pasaulio moterį.
2005 yılında Porto Riko güzeli seçilmiştir.2005 m. patvirtintas Skaistgirio herbas.
(Cem Adrian ile düet) Haşmet Babaoğlu - Belki de En Güzeli Böyle (Rimelevo), Nikkarila ehk Suuri-Nikkarila (ven.
Bolivya Güzeli.Kuulub Boliiviale.
Adın, güzelim!Co?
Adın, güzelim!Ditt NAMN, gullet!
Adın, güzelim! "Scarlett(Kızıl)"? Heey!?C'est ton nom, ma jolie, Scarlett.
Adın, güzelim! "Scarlett(Kızıl)"? Heey!?니 이름 말야, 이 년아! "스칼렛"? 이보쇼! 사람들은 날 "레드"라고 부르거든!
Adın, güzelim! "Scarlett(Kızıl)"?Il tuo NOME, tesoro!
Adın, güzelim! "Scarlett(Kızıl)"?Το όνομά σου, καλή μου.
Adın, güzelim!Was??
Adın, güzelim!Wat? Je NAAM, schatje!
Adın, güzelim!Твое ИМЯ, сладенькая!
Ama en güzeli, hayvanları gördüm.A najlepsze co zobaczyłem to zwierzęta.
Ama en güzeli, hayvanları gördüm.A nejlepší ze všeho bylo, že jsem viděl zvířata.
Ama en güzeli, hayvanları gördüm.E la cosa più sorprendente sono stati gli animali.
Ama en güzeli, hayvanları gördüm.E o melhor de tudo, vi os animais.
Ama en güzeli, hayvanları gördüm.És ami a legjobb, állatokat is láttam.
Ama en güzeli, hayvanları gördüm.Et par dessus tout, j'ai vu les animaux.
Ama en güzeli, hayvanları gördüm.Het beste van allemaal: ik zag de dieren.
Ama en güzeli, hayvanları gördüm.그리고 그 중 최고는 동물들을 봤다는 것입니다.
Ama en güzeli, hayvanları gördüm.Și mai ales, am văzut animalele.
Ama en güzeli, hayvanları gördüm.Und das Beste: ich sah Tiere.
Ama en güzeli, hayvanları gördüm.Và tuyệt vời hơn cả, tôi đã thấy các loài sinh vật biển.
Ama en güzeli, hayvanları gördüm.Y lo mejor de todo es que vi a los animales.
Ama en güzeli, hayvanları gördüm.А най-доброто беше, че видях животните.
Ama en güzeli, hayvanları gördüm.А самое лучшее — я увидел животных.
Ama en güzeli, hayvanları gördüm.והכי טוב, ראיתי את החיות.
Ama en güzeli, hayvanları gördüm.والاجمل من كل ذلك .. الحيوانات التي رايت حينها
Ama en güzeli, hayvanları gördüm.マンタエイは 乗っていた飛行機くらいに 大きく見えたし
Ama en güzeli kendi bir kelebeği yaratmasıydı.Aber dass er einen Schmetterling hervorbrachte, war am schönsten.
Ama en güzeli kendi bir kelebeği yaratmasıydı.Ale jeho stvorenie motýľa bolo najkrajšie.
Ama en güzeli kendi bir kelebeği yaratmasıydı.Dar făcea să apară și un fluture, care era cea mai frumoasă parte.
Ama en güzeli kendi bir kelebeği yaratmasıydı.Jednak jego numerem popisowym było tworzenie pięknego motyla.
Ama en güzeli kendi bir kelebeği yaratmasıydı.그렇지만 그의 작품 중 가장 아름다운건 나비를 만들어 낸 것이죠.
Ama en güzeli kendi bir kelebeği yaratmasıydı.Maar de vlinder die hij tevoorschijn toverde, dat was het mooiste.
Ama en güzeli kendi bir kelebeği yaratmasıydı.Ma era l'apparizione di una farfalla, il suo gioco di prestigio più bello.
Ama en güzeli kendi bir kelebeği yaratmasıydı.Mais c'était sa création de papillon qui était la plus belle.
Ama en güzeli kendi bir kelebeği yaratmasıydı.Mas a sua proeza mais bela era fazer aparecer uma borboleta.
Ama en güzeli kendi bir kelebeği yaratmasıydı.Pero lo más hermoso era su producción de mariposas.
Ama en güzeli kendi bir kelebeği yaratmasıydı.Но неговия трик за появяване на пеперуда беше най-красивия.
Ama en güzeli kendi bir kelebeği yaratmasıydı.Но самым красивым в трюке было создание бабочки.