güvensiz ile cümle

güvensiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."Het simpele feit dat het jullie bezighoudt, duidt op je onderliggende seksuele onzekerheid."
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."네가 관심을 갖는 모든 것들이 그 아래 깔려있는 성적불안감을 드러낸다."고 말하겠죠.
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."Le fait que vous soyez tous intéressés révèle votre insécurité sexuelle sous-jacente."
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."O facto com que estão todos preocupados "revela a vossa básica insegurança sexual."
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."Simplul fapt că vă preocupă acest lucru relevă insecuritatea voastră sexuală."
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."Факт вашей озабоченности этим вопросом раскрывает вашу подсознательную сексуальную незащищённость".
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."Фактът че изобщо ви интересува този въпрос разкрива вашата скрита сексуална несигурност."
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar."העובדה שאתם כל-כך מוטרדים מעידה על חוסר-הביטחון המיני החבוי שלכם."
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar." حقيقة أنك تولي الموضوع كل هذا الإهتمام يظهر حالة من إنعدام الأمان الجنسي ."
Endişe ettiğiniz herşeyin altında seksüel güvensizliğiniz ortaya çıkar.あなたの性的な不安を表している」 (笑)
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.Dar lucrul efectiv pe proiect este făcut cu, cred, o doză de nesiguranţă sănătoasă.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.그래서 프로젝트을 실제로 진행할 때에 일종의 건전한 불안감이 따를 수 밖에 없어요.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.Maar het echte werken aan een project doe ik, denk ik, met een gezonde onzekerheid.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.Ma il lavoro vero e proprio sul progetto contiene, penso, un salutare senso di insicurezza.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.Mais le vrai travail sur le projet se fait avec, je pense, une insécurité salutaire.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.Mas o trabalho no projecto propriamente dito, tem, penso eu, uma insegurança saudável.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.Nhưng công việc thực sự, theo tôi, đi cùng với sự lo lắng cần thiết.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.Pero el trabajo real en el proyecto se hace, creo, con una inseguridad saludable.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.Praca nad nowym projektem, jest jednak obarczona zdrową niepewnością.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.Tetapi pekerjaan sebenarnya dalam proyek tersebut adalah, menurut saya, ketidaknyamanan dalam taraf sehat.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.Но истинската работа по проекта е, мисля, с една здравословна несигурност.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.אבל העבודה ממש על הפרויקט היא עם, אני חושב, חוסר ביטחון בריא.
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.لكن باعتقادي، أساسيات العمل على المشروع هي المخاوف الملائمة
Fakat projenin kendisi üzerinde yapılan iş bence sağlıklı bir güvensizlik duygusuyla yapılıyor.「健全な不安感」を持ってやる 先日 劇作家の言葉で共感したのは
Gerçekte ise içimde korku,sakınma,güvensizlik ve yanlış anlaşılmanın berbat döngüsü vardı.mistrust and misunderstanding had been established, and this was a battle in which I felt powerless
Güvenliğe olan bu odaklanma neden benim daha da güvensiz hissetmeme yol açtı?Ale dlaczego ciągłe mówienie o tym, odebrało mi poczucie bezpieczeństwa?
Güvenliğe olan bu odaklanma neden benim daha da güvensiz hissetmeme yol açtı?Come mai questo focalizzare sulla sicurezza mi ha fatto sentire così tanto più insicura?
Güvenliğe olan bu odaklanma neden benim daha da güvensiz hissetmeme yol açtı?De ce toată această concentrare pe securitate m-a făcut să mă simt cu atât mai nesigură?
Güvenliğe olan bu odaklanma neden benim daha da güvensiz hissetmeme yol açtı?그런데 왜 이 모든 안전에 대한 관심이 저를 더 불안하게 만드는 걸까요?
Güvenliğe olan bu odaklanma neden benim daha da güvensiz hissetmeme yol açtı?Mengapa semua fokus pada keamanan ini membuat saya merasa jauh lebih tidak aman?
Güvenliğe olan bu odaklanma neden benim daha da güvensiz hissetmeme yol açtı?Miért tesz ez a nagy biztonságra való odafigyelés olyan bizonytalanná engem?
Güvenliğe olan bu odaklanma neden benim daha da güvensiz hissetmeme yol açtı?Porque será que toda esta obsessão com segurança me faz sentir mais insegura?
Güvenliğe olan bu odaklanma neden benim daha da güvensiz hissetmeme yol açtı?Por que toda esta atencion sobre la seguridad me hace sentir mucho mas insegura?
Güvenliğe olan bu odaklanma neden benim daha da güvensiz hissetmeme yol açtı?Pourquoi cette obsession de la sécurité me fait-elle sentir tellement plus en danger?
Güvenliğe olan bu odaklanma neden benim daha da güvensiz hissetmeme yol açtı?Tại sao những thứ này nhấn mạnh vào sự an toàn lại làm tôi thấy kém an toàn hơn?
Güvenliğe olan bu odaklanma neden benim daha da güvensiz hissetmeme yol açtı?Waarom maakt deze focus op veiligheid me zoveel onzekerder?
Güvenliğe olan bu odaklanma neden benim daha da güvensiz hissetmeme yol açtı?Wieso fühle ich mich durch diesen ganzen Fokus auf Sicherheit so viel unsicherer?
Güvenliğe olan bu odaklanma neden benim daha da güvensiz hissetmeme yol açtı?Γιατί όλη αυτή η εστίαση στην ασφάλεια με έκανε να νιώθω τόσο πιο ανασφαλής;
Güvenliğe olan bu odaklanma neden benim daha da güvensiz hissetmeme yol açtı?Защо целият този фокус върху сигурността ме кара да се чувствам много по-несигурна?
Güvenliğe olan bu odaklanma neden benim daha da güvensiz hissetmeme yol açtı?Почему же все это внимание на безопасности создало у меня ощущение еще большей небезопасности?
Güvenliğe olan bu odaklanma neden benim daha da güvensiz hissetmeme yol açtı?למה ההתמקדות בביטחון גרמה לי להרגיש חסרת ביטחון?
Güvenliğe olan bu odaklanma neden benim daha da güvensiz hissetmeme yol açtı?لماذا كل هذا التركيز على الأمن جعلني أشعر بعدم أمان أكثر؟
Güvenliğe olan bu odaklanma neden benim daha da güvensiz hissetmeme yol açtı?本当のセキュリティとは何を意味するのでしょう?
Güvensiz -- belli ki bir suçlusun, o nedenle kamera sistemi kurduracağım.Bizalmatlan -- világos, hogy bűnöző vagy, tehát bekamerázlak.
Güvensiz -- belli ki bir suçlusun, o nedenle kamera sistemi kurduracağım.Desconfiado: obviamente eres un criminal, por eso voy a instalar cámaras.
Güvensiz -- belli ki bir suçlusun, o nedenle kamera sistemi kurduracağım.Desconfiança — "Vocês são obviamente criminosos, vou instalar câmaras".
Güvensiz -- belli ki bir suçlusun, o nedenle kamera sistemi kurduracağım.Geen vertrouwen -- je bent duidelijk een crimineel, dus installeer ik camera's.
Güvensiz -- belli ki bir suçlusun, o nedenle kamera sistemi kurduracağım.불신이기도 합니다. - 당신은 틀림 없는 범죄자니까 전 카메라를 설치할 것입니다.
Güvensiz -- belli ki bir suçlusun, o nedenle kamera sistemi kurduracağım.Méfiant : vous êtes manifestement un criminel, alors je vais installer des caméras.
Güvensiz -- belli ki bir suçlusun, o nedenle kamera sistemi kurduracağım.Misstrauisch -- Du bist offensichtlich ein Kriminelle, so installiere ich Überwachungskameras.
Güvensiz -- belli ki bir suçlusun, o nedenle kamera sistemi kurduracağım.Nedůvěřivá -- každý je očividně delikvent, a proto nainstaluji kamery.
Güvensiz -- belli ki bir suçlusun, o nedenle kamera sistemi kurduracağım.Neîncrederea -- evident că ești un criminal, deci voi instala camere de supraveghere.
Güvensiz -- belli ki bir suçlusun, o nedenle kamera sistemi kurduracağım.Nieufność - na pewno jesteś przestępcą, więc założę kamery.
Güvensiz -- belli ki bir suçlusun, o nedenle kamera sistemi kurduracağım.Non si fida - dato che sicuramente sei un criminale devo usare le telecamere.
Güvensiz -- belli ki bir suçlusun, o nedenle kamera sistemi kurduracağım.Tidak percaya -- Anda pasti penjahat, sehingga saya akan memasang kamera.
Güvensiz -- belli ki bir suçlusun, o nedenle kamera sistemi kurduracağım.Χωρίς εμπιστοσύνη - είσαι προφανώς εγκληματίας και γι'αυτό θα εγκαταστήσω κάμερες ασφαλείας.
Güvensiz -- belli ki bir suçlusun, o nedenle kamera sistemi kurduracağım.Недоверие - ты преступник, поэтому я установлю везде камеры.
Güvensiz -- belli ki bir suçlusun, o nedenle kamera sistemi kurduracağım.Недовіра: очевидно, що ти злодій, тому я встановлю камери.
Güvensiz -- belli ki bir suçlusun, o nedenle kamera sistemi kurduracağım.Подозрителна -- ти очевидно си престъпник, затова ще инсталирам камери.
Güvensiz -- belli ki bir suçlusun, o nedenle kamera sistemi kurduracağım.אני הבוס ואני יודע יותר טוב ממך.
İlgili Sayfalar