güvenmez ile cümle

güvenmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Aynı şekilde karşı taraf da ona güvenmez.При этом сама себя она со стороны тоже не видит.
Windows Small Business Server başka etki alanına güvenmez.ويندوز مخدم الأعمال التجارية الصغيرة لا يمكنه الوثوق بأي نطاق من مخدمات أخرى.
Amy, ona güvenmez.ومع ذلك لا يثق جين به.
Kimseye güvenmez ve yardım etmezdi.لم يكن أحد ليساعدهم أو يعتمدوا عليه.
Kimseye güvenmez ve yardım etmezdi.Ik kan niet van iedereen houden en vertrouwen.
Ayrıca orduya da güvenmezler.Hij vertrouwde de legering niet.
Daha ona kimse güvenmez.Niemand vertrouwt hem nog.
Amy, ona güvenmez.Mary jej nie ufa.
Ayrıca orduya da güvenmezler.Być może nie ufał swoim wojskom.
Amy, ona güvenmez.Alex tror dock inte på det.
Ruhu ise yıldıza ve yıldızın onları yönlendirdiği yere güvenmez.Його душа, тим не менш, не вірить зірці і шляхам, по яких вона їх веде.
Ayrıca orduya da güvenmezler.До армії теж не хотілося.
Windows Small Business Server başka etki alanına güvenmez.Windows Small Business Server не є однією з редакцій Windows Server.
Amy, ona güvenmez.Henry mu nevěří.
Ruhu ise yıldıza ve yıldızın onları yönlendirdiği yere güvenmez.Sufletul său, cu toate acestea, nu are încredere în stea și în locul unde îl duce ea.
Amy, ona güvenmez.Tina nem hisz neki.
Gabi'den huy kapmıştır ve ona güvenmez.Gibbs anser ham som svært farlig og stoler ikke på han.
Windows Small Business Server başka etki alanına güvenmez.Windows Small Business Server 2003 tidak dapat menerima trust dari domain lainnya.
Kimseye güvenmez ve yardım etmezdi.Nó không bắt buộc ai và cũng không bảo đảm cho ai cả.
Ayrıca orduya da güvenmezler.軍隊への徴兵も認めない。
Kimseye güvenmez ve yardım etmezdi.防ぐこともできず、助けるものも誰もいない。
Amy, ona güvenmez.그는 그들을 신뢰하지 않는다.
Windows Small Business Server başka etki alanına güvenmez.윈도우 서버 2003 스몰 비즈니스 서버는 다른 도메인을 신뢰할 수 없다.
Ayrıca orduya da güvenmezler.그러나 이는 가군에 대하여 성립하지 않는다.
Amy, ona güvenmez.Хенри не може да повярва.
Ayrıca orduya da güvenmezler.Nisu vjerovali ni njemu!
Yaşlı Amy, Doktor'a güvenmez.Dr. Pernar: Ne bi nam svijet vjerovao.
Ayrıca orduya da güvenmezler.Jūroje jie taip pat negali jaustis saugūs.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Ám az ügy annyira kényes, hogy nem tudtam bízom, hogy egy ügynök anélkül, hogy magam az ő erejét.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Doch die Sache war so zart, dass ich nicht vertraue es an einen Agenten, ohne die selbst in seiner Macht.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Jednak materia była tak subtelna, że ​​nie mogę zaufać do środka bez wkładania się w jego mocy.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Jenže věc byla tak jemná, že jsem nemohl svěřit, aby agenta, aniž by jsem v jeho moci.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.그러나 문제는 제가 퍼팅없이 대리인에게 그것을 신뢰하지 수 있도록 섬세했습니다
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Lenže vec bola taká jemná, že som nemohol zveriť, aby agenta, bez som v jeho moci.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Maar de zaak was zo gevoelig dat ik het niet kon toevertrouwen aan een agent zonder dat me in zijn macht.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Men frågan var så känslig att jag inte kunde anförtro det till en agent utan att mig själv i hans makt.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Men sagen var så sart, at jeg ikke kunne betro det til en agent, uden at sætte mig selv i hans magt.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Mutta asia oli niin herkkä, että en voinut uskoa sitä agentti vaarantamatta itseni hänen vallassaan.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.No entanto, o assunto era tão delicado que eu não poderia confiar-lo a um agente, sem colocar me em seu poder.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Toda zadeva je bila tako občutljiva, da se nisem mogel zaupati, da posrednik ne da bi Sam je v njegovi moči.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Але справа була настільки тонким, що я не міг довірити його агента, не піддаючи себе в його владу.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Но въпросът е толкова деликатен, че не може да го довери агент, без да излагат себе си в неговата власт.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.Но дело было настолько тонким, что я не мог доверить его агента, не подвергая себя в его власть.
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.עם זאת, היה זה עניין עדין, כך אני לא יכול לספר אותו סוכן בלי לשים
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.وكان بعد في هذه المسألة الحساسة لدرجة أنني لا يمكن أن يثق أن وكيل دون وضع
Ancak madde koymadan bir ajan güvenmezler olabilir hassas oldu onun gücü kendimi.自分の力で自分自身。こんな方にプラハからお忍びで来て
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Ano mezi služebníky jeho není dokonalosti, a při andělích svých zanechal nedostatku.
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Dacă n'are încredere Dumnezeu nici în slujitorii Săi, dacă găseşte El greşeli chiar la îngerii Săi,
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Ecco, dei suoi servi egli non si fida e ai suoi angeli imputa difetti
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Eis que Deus não confia nos seus servos, e até a seus anjos atribui loucura;
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,End ikke sine Tjenere tror han, hos sine Engle finder han Fejl,
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Glej, hlapcem svojim ne upa in angele svoje lahko okrivi zmote:
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Hľa, neverí ani svojim sluhom a pri svojich anjeloch zistil nedostatok.
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Ímé az õ szolgáiban sem bízhatik és az õ angyalaiban is talál hibát:
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Katso, palvelijoihinsakaan hän ei luota, enkeleissäänkin hän havaitsee vikoja;
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Kìa , Ðức_Chúa_Trời không tin_cậy các tôi_tớ Ngài , Ngài thường trách sự điên_dại của thiên_sứ Ngài .
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Kìa, Ðức Chúa Trời không tin cậy các tôi tớ Ngài, Ngài thường trách sự điên dại của thiên sứ Ngài.
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,하나님은 그 종이라도 오히려 믿지 아니하시며 그 사자라도 미련하다 하시나니
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Oto w sługach jego niemasz doskonałości, a w Aniołach swoich znalazł niedostatek;
Bakın, Tanrı kullarına güvenmez, Meleklerinde hata bulur da,Se, ej ens på sina tjänare kan han förlita sig, jämväl sina änglar måste han tillvita fel;

İlgili Sayfalar