güveniyor ile cümle
güveniyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Size çok güveniyor, sizinle çok övünüyorum. Teselliyle doluyum. Bütün sıkıntılar arasında sevincim sonsuzdur.我 大 大 的 放 膽 、 向 你 們 說 話 . 我 因 你 們 多 多 誇 口 、 滿 得 安 慰 . 我 們 在 一 切 患 難 中 分 外 的 快 樂
Size çok güveniyor, sizinle çok övünüyorum. Teselliyle doluyum. Bütün sıkıntılar arasında sevincim sonsuzdur.我 大大 的 放膽 、 向 你 們說話 . 我 因 你 們多多 誇口 、 滿 得 安慰 . 我 們在 一切 患 難 中 分外 的 快樂
[S]: Sana güveniyorum.Bízom benned.
[S]: Sana güveniyorum.Je vous fais confiance.
Tamam. Sana güveniyorum.Ho fiducia in te.
Tamam. Sana güveniyorum. Ne olursa olsun...Được rồi. anh tin em cho dù có chuyện gì...
Tamam. Sana güveniyorum. Ne olursa olsun...Je crois en toi. quoi qu'il arrive...
Tamam. Sana güveniyorum. Ne olursa olsun...حسناً أنا أأمن بك مهما حدث
Tamam. Sana güveniyorum.Ok, creo en ti.
Tamam. Sana güveniyorum.Wierzę w ciebie.
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››Bízott az Istenben; mentse meg most õt, ha akarja; mert azt mondta: Isten Fia vagyok.
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››confiou em Deus, livre-o ele agora, se lhe quer bem; porque disse: Sou Filho de Deus.
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››Doufalť v Boha, nechať ho nyní vysvobodí, chce-liť mu; nebo pravil: Syn Boží jsem.
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››Dúfal v Boha, nech ho teraz vyslobodí, ak ho chce. Veď povedal: Som Boží Syn!
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››Dufał w Bogu, niechże go teraz wybawi, jeźli się w nim kocha; boć powiedział: Jestem Synem Bożym.
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››Er hat Gott vertraut; der erlöse ihn nun, hat er Lust zu ihm; denn er hat gesagt: Ich bin Gottes Sohn.
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››Ha confiado en Dios. Que lo libre ahora si le quiere, porque dijo: "Soy Hijo de Dios.
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››Ha confidato in Dio; lo liberi lui ora, se gli vuol bene. Ha detto infatti: Sono Figlio di Dio!»
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››Han har sat sin Lid til Gud;han fri ham nu, om han har Behag i ham; thi han har sagt: Jeg er Guds Søn."
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››Han har satt sin lit til Gud; han fri ham nu om han har behag i ham! Han har jo sagt: Jeg er Guds Sønn.
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››Il s`est confié en Dieu; que Dieu le délivre maintenant, s`il l`aime. Car il a dit: Je suis Fils de Dieu.
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››저가 하나님을 신뢰하니 하나님이 저를 기뻐하시면 이제 구원하실지라 제 말이 나는 하나님의 아들이라 하였도다 하며
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››Zaupal je v Boga, naj ga reši sedaj, če ga ima rad; saj je rekel: Sin Božji sem.
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››πεποιθεν επι τον Θεον, ας σωση τωρα αυτον, εαν θελη αυτον επειδη ειπεν οτι Θεου Υιος ειμαι.
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››Він уповав на Бога; нехай тепер визволить Його, коли хоче Його, казав бо: Я Син Божий.
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››уповал на Бога; пусть теперь избавит Его, если Онугоден Ему. Ибо Он сказал: Я Божий Сын.
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››Упова на Бога; нека Го избави сега, ако Му е угоден; понеже каза: Божий Син съм.
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››בטח באלהים עתה יפלטהו אם חפץ בו כי אמר בן האלהים אני׃
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››قد اتكل على الله فلينقذه الآن ان اراده. لانه قال انا ابن الله.
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››他 倚 靠 神 、 神 若 喜 悅 他 、 現 在 可 以 救 他 . 因 為 他 曾 說 、 我 是 神 的 兒 子
Tanrıya güveniyordu; Tanrı Onu seviyorsa, kurtarsın bakalım! Çünkü, ‹Ben Tanrının Oğluyum› demişti.››他 倚靠 神 、 神 若 喜 悅 他 、 現 在 可以 救 他 . 因為 他 曾 說 、 我 是 神 的 兒子
Tek sana güveniyorum.Obiecaj.
Tek sana güveniyorum.Você é o único em quem confio.
Tek sana güveniyorum.Ти си единственият на когото имам доверие.
Ülkenin sahipleri neye güveniyor, biliyor musun?Tidak ada satupun yang sepertinya peduli. Itulah yang para pemilik dunia ini andalkan:
Ülkenin sahipleri neye güveniyor, biliyor musun?Точно на това разчитат собствениците.
Yaa! Ve kimse farkında değil, kimse önemsemiyor. Ülkenin sahipleri neye güveniyor, biliyor musun?Nu vei investi intr-o companie care produce terenuri de joaca pentru copii femeilor care lucreaza in fabrica.
Yani, hedefin ne olduğunu bulduğumuz, konusunda oldukça kendimize güveniyorduk.Al met al hebben we er alle vertrouwen in dat we het doel hebben gevonden.
Yani, hedefin ne olduğunu bulduğumuz, konusunda oldukça kendimize güveniyorduk.Deci în final, suntem foarte siguri că am determinat care era ținta reală.
Yani, hedefin ne olduğunu bulduğumuz, konusunda oldukça kendimize güveniyorduk.Donc dans l'ensemble, nous sommes très confiants d'avoir en fait déterminé quelle est la cible.
Yani, hedefin ne olduğunu bulduğumuz, konusunda oldukça kendimize güveniyorduk.En suma, estamos muy confiados en que hemos determinado cuál es el destinatario.
Yani, hedefin ne olduğunu bulduğumuz, konusunda oldukça kendimize güveniyorduk.Jadi secara keseluruhan, kami yakin kami telah berhasil menentukan apa sasarannya
Yani, hedefin ne olduğunu bulduğumuz, konusunda oldukça kendimize güveniyorduk.결과적으로 공격목표가 무엇인지 실제로 알아냈다고 확신했습니다.
Yani, hedefin ne olduğunu bulduğumuz, konusunda oldukça kendimize güveniyorduk.Như vậy chúng tôi rất tự tin rằng chúng tôi đã xác định được mục tiêu là gì.
Yani, hedefin ne olduğunu bulduğumuz, konusunda oldukça kendimize güveniyorduk.Perciò alla fine siamo certi di aver determinato quale sia il bersaglio.
Yani, hedefin ne olduğunu bulduğumuz, konusunda oldukça kendimize güveniyorduk.Por isso, no geral, estavamos muito confiantes que tínhamos descoberto qual era o alvo.
Yani, hedefin ne olduğunu bulduğumuz, konusunda oldukça kendimize güveniyorduk.Så på det stora hela, var vi övertygade att vi verkligen hade kommit fram vad målet var.
Yani, hedefin ne olduğunu bulduğumuz, konusunda oldukça kendimize güveniyorduk.Så vi var faktisk overbevidste om at vi havde bestemt hvad målet var.
Yani, hedefin ne olduğunu bulduğumuz, konusunda oldukça kendimize güveniyorduk.Tehát, nagyon biztosak voltunk benne, hogy csakugyan meghatároztuk a célpontot.
Yani, hedefin ne olduğunu bulduğumuz, konusunda oldukça kendimize güveniyorduk.Więc generalnie byliśmy bardzo pewni, że znaleźliśmy jaki był cel.
Yani, hedefin ne olduğunu bulduğumuz, konusunda oldukça kendimize güveniyorduk.Έτσι, είμαστε πολύ σίγουροι ότι έχουμε όντως προσδιορίσει ποιος είναι ο στόχος.
Yani, hedefin ne olduğunu bulduğumuz, konusunda oldukça kendimize güveniyorduk.В итоге, мы уверены, что мы на самом деле определили, что является целью.
Yani, hedefin ne olduğunu bulduğumuz, konusunda oldukça kendimize güveniyorduk.В результаті, ми впевнені, що насправді визначили, що є ціллю.
Yani, hedefin ne olduğunu bulduğumuz, konusunda oldukça kendimize güveniyorduk.Така че като цяло, сме много уверени, че установихме каква всъщност е целта.
Yani, hedefin ne olduğunu bulduğumuz, konusunda oldukça kendimize güveniyorduk.אז בסך הכל, אנחנו מאוד בטוחים שמצאנו את המטרה האמיתית.
Yani, hedefin ne olduğunu bulduğumuz, konusunda oldukça kendimize güveniyorduk.لقد كنا واثقين جداً اننا قد عرفنا الهدف بصورة لا مجال للشك فيها
Yani, hedefin ne olduğunu bulduğumuz, konusunda oldukça kendimize güveniyorduk.ターゲットが何かを実際に特定しました。 Natanz です、Natanz だけです。
Yapabilirsin, kendine güvenmemene rağmen. Ben sana güveniyorum.Consegues, mesmo que não acredites em ti mesma neste momento, eu acredito em ti.
Yapabilirsin, kendine güvenmemene rağmen. Ben sana güveniyorum.Igenis tudsz, mégha most nem is hiszel magadban, én hiszek benned.
Yerel topluluklar onlara, liderimiz Joshua Kangombe gibi, güveniyordu.Celles-ci leur faisaient confiance, comme notre chef Joshua Kangombe.