güvenilir ile cümle

güvenilir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Güvenilirliği oldukça yüksek bir algoritmadır.대표적인 예로는 신뢰전파 알고리즘이 있다.
Burada verilen bilgiler tamamiyle güvenilir değildir.하지만 이러한 주장은 별로 신빙성이 없는 것으로 밝혀졌다.
Daha çok bir güvenilirlik yarışı şeklinde idi.경쟁차종보다 많은 수가 생산되었다.
Bu yaklaşım güvenilirlik ve sürdürülebilirlik problemlerinin birçoğunu ortaya çıkarır.יחד עם זאת, גישה זו עלולה ליצור בעיות אמינות ותחזוקה רבות.
Kan testleri daha güvenilirdir.קרישיות יתר של הדם.
Hogwarts: Bir Tarihe göre kurucular, kızların erkeklere göre daha güvenilir olduklarını düşünüyorlardı.עד אז, הארפורד האמין שנשים הן יותר נאמנות מגברים באופן טבעי.
Dürüst ve güvenilir.אמין ומהימן.
Güvenilirlik ürünlerin veya proseslerin önemli bir özelliğidir.איכות היא רמת המושלמות המיוחסת למוצר או תהליך.
Bu sırada güvenilirliğini kaybeden Macar Sosyalist İşçi Partisi üye sayısı azalmaya başladı.ותנועת השומר הלא מפלגתית החלה לאבד מכוחה.
MD5'ın güvenilirliği ciddi olarak sarsılmıştır.MD5 נפרץ לגמרי.
Sert mizaçlı, konuşmayı pek sevmeyen , dürüst ve güvenilir biri.מרכיב משקפיים, חכם מאוד, אמין, אוהב את דרך הישר ושונא לשקר.
Komiteler çoğunlukla karar almada en güvenilir yapılardır.לרוב הם מהווים גורם חשוב ביותר בקבלת החלטות.
Bu tür ataklara karşı güvenilirliği ispatlanmıştır.נבוא חשבון עם הטרוריסטים הללו.
Bir başka araştırmada ise ölçeğin iç tutarlılık ve puan değişmezliği ölçülmüş, ölçek güvenilir bulunmuştur.בפעולה זו ערך ביחידת זיכרון מסוימת נבדק ובמידה והוא שווה לערך מסוים, הוא מוחלף בערך נתון.
Her çağda bir kutub vardır ve yanılmazdır, güvenilir ruhani liderdir.אצל השיעים הוא מנהיג רוחני שיש מייחסים לו אף תכונות מיסטיות.
Zekası ve güvenilirliği genellikle Teyze Fanny tarafından onaylanır.הדודה פאני מבחינה לעיתים קרובות בפיקחות שלו ובנאמנותו.
Ancak, bu raporun güvenilirliği ve Gesta Hungarorum'daki büyük prenslerin listesi şüphelidir.על יחסיו של אלפרד הגדול עם הנסיכים הקלטיים בחציו הדרומי של האי ישנו מידע רב יותר.
Her Üniversite bu tür bir liste için daha güvenilir ve farklı yöntemler kullanmıştır.כל בית מלאכה בתחום אמון על סוגי מכלולים בהתמחות מקצועית שונה.
Tarih ve siyasetle ilgili tartışmalı konularda Wikipedia'yı güvenilir bir kaynak olarak görmüyorum.אני לא רואה את ויקיפדיה כמקור אמין על נושאים שנויים במחלוקת בהיסטוריה ופוליטיקה.
Hitler, Bormann'dan hoşlanıyordu ve onu güvenilir buluyordu.Хитлер харесва Борман и го намира за надежден човек.
MD5'ın güvenilirliği ciddi olarak sarsılmıştır.Сигурността на MD5 хеш функция е тежко компрометирана.
Uluslararası ve yerel gözlemciler seçimi özgür, adil ve güvenilir olarak değerlendirdi.Международните наблюдатели оценяват изборите като честни и демократични, въпреки някои недостатъци.
Şayet onaya sahip değilse, güvenilir olması nereden gelir?А ако е не, от какво зависи.
Kısa zamanda güvenilir bir kişi olur.Ще бъде могъщ човек в бъдеще.
Diğer yandan M1909/37 ler sağlam ve güvenilirdi.През 1907 г. е основано читалище „Трудолюбие – 1907“ .Районът е подходящ за отдих и отмора.
Bakan bu bilgiyi FARC içerisindeki güvenilir bir kaynaktan aldığını da ekler.ФБР казват единствено, че информацията идва от достоверен източник.
Kömür 21.yüzyılın güvenilir ve önemli enerji kaynağı olacaktır.Дълго време въглищата са главен енергетичен и топлинен източник в страната.
Klasik kontrol yöntemlerinden hem daha hızlı hem daha güvenilirdir.Смята се, че тези методи са по-точни и надеждни от качествените.
Active Directory plug-in kullanırken güvenilirliğini artırır.За подобряване на надеждността на автоматиката се използва дулен ускорител.
Hogwarts: Bir Tarihe göre kurucular, kızların erkeklere göre daha güvenilir olduklarını düşünüyorlardı.Harford je do tada vjerovao kako su žene po prirodi vjernije od muškaraca.
Dürüst ve güvenilir.Odlična ali samopouzdana.
Popüler olmasının nedeni ucuz olması, güvenilir olması, iş görmesi ve fazla pahalı olmamasıdır.Popularan je jer je siguran, dobro djeluje i ne košta mnogo novaca.
Satranç performansını ve güvenilirliğini artırır.Brojni su njegovi šahovski uspjesi i trofeji.
Fakat bu çalışmalar söz konusu döneme ilişkin olarak pek güvenilir sayılmazlar.Međutim, ovi tretmani su nepouzdani u najboljem slučaju.
Bir 50 yıl boyunca, şirket kalite ve güvenilirlik konusunda ün kazandı.Tijekom više od 50 godina na tržištu Vegeta osvojila brojne nagrade i priznanja za kvalitetu.
Sika: Sözüne güvenilir kişi.Ovo je princip: onaj koji vjeruje je jasan.
Lizbon’un kamu ulaşım ağı oldukça geniş ve güvenilirdir.Cjelokupan sustav javnog prijevoza u Istanbulu je vrlo složen i razgranat.
PD/Pİ sık kullanılmasına karşın aHÜS'te güvenilirliği ve etkinliğine ilişkin kontrollü bir çalışma yoktur.Aj keď sa PE/PI bežne používa, neexistujú žiadne kontrolované štúdie ich bezpečnosti alebo účinnosti pri aHUS.
Sistemin güvenilir olması için bu komponentlerin de güvenilir olması gerekir.Také ovládače preto musia byť dôveryhodné.
Uydu sinyalleri çok güvenilir atom saatleri kullanılarak zamanlanır.Atómový čas je čas udávaný atómovými hodinami.
Ömrü boyunca kendi süresi için güvenilirliğini ve üretkenliğini kanıtladı.K rodnému kraju prejavoval lásku a príchylnosť po celý svoj život.
Xsan güvenilirliğini artırır.Joga pomáha získať sebadôveru.
Bu yöntem bir suçlunun tanınması için son derece güvenilir bir yöntemdir.Mučenie bolo akceptovanou metódou získavania informácií.
Ortalama faiz oranları güvenilir kişiler için yüksek; güvenilir olmayan kişiler için düşük kalacaktır.Ľudia s priemernou inteligenciou môžu byť vysoko tvoriví, priemerne tvoriví i nízko tvoriví.
William'ın güvenilir hiçbir portresi bulunamamıştır.Noben verodostojen Viljemov portret ni bil najden.
Tarihi konusundaki bilgi daha güvenilirdir.Vprašanje je, koliko je o njem zgodovinsko zanesljivega.
Kan testleri daha güvenilirdir.Krvni testi so na drugi strani precej bolj vsiljivi.
Türkiye'nin kuzeydoğusunda bulunduğuna dair güvenilir kanıt yoktur.Na slednjih ni dokazov za invazijo s severovzhoda.
Yaşamının erken dönemleri hakkında güvenilir kayıtlar yoktur.Ni verodostojnih podatkov o njeni zgodnji zgodovini.
Yerel valiler, kriz döneminde kral için güvenilir değildi.Regionalni guvernerji v času krize niso mogli računati na faraonovo pomoč.
Güvenilir bir enfeksiyon teşhisi yoksa antibiyotik kullanımı tavsiye edilmez.Priporočen je pristop z rednim sledenjem, biopsija ni priporočena.
Nabucco projesinin gerçekleşmesi için mutlaka güvenilir üreticilere ihtiyaç duyulmaktadır.Nujno morajo biti navedeni podatki o izdelovalcih projekta.
Diğer bağlantı sistemi ise en güvenilir yöntem olan ankaraj sistemidir.Vpeti lok je najenostavnejši statični sistem.
Baudelaire'in çevirileri Avrupa'nın tamamında en güvenilir çeviri olarak kabul görmüştür.Baudelaire vertimai greitai tapo geriausiais visoje Europoje.
Bu tanklar mekanik olarak çok güvenilirdi ve yüksek hareket kabiliyetine sahipti.Šie lengvieji tankai buvo mechaniškai labai patikimi, judrūs, tačiau buvo per aukšti.
Danimarka toplumu Yahudiler için her alanda dostane ve güvenilir bir ortam yarattı.Danijos visuomenė yra saugi ir draugiška jos žydams.
Yaşamının erken dönemleri hakkında güvenilir kayıtlar yoktur.Nėra patikimų duomenų spręsti apie ankstyvesnį sutartinių paplitimą.
İnsanların en güvenilir olanıydı.Pasitikėdavo vargingesniais gyventojais.
Bu yüzden güvenilir değildir.Bet ji buvo nepatikima.
Güvenilir bir Arapça baskı bulmak oldukça zordur.Rasti daug patikimų šaltinių apie šią kunigaikštystę pakankamai sunku.

İlgili Sayfalar